Afganistan’a Dönen Birisi: Zalmaï

24/09/2006, 22:59

Aperture‘ün 184. sayısını okurken Zalmai isimli Afgan bir fotoğrafçının, “Afghanistan’s Opium Wars” isimli çalışmasına rastladım. Zalmai fotoğrafları ile Afganistan’daki yoğun haşhaş tüketimini konu etmiş, fakat yaşlı, genç, kadın, çocuk demeksizin haşhaş içen insanların Zalmai tarafından çekilen fotoğraflarına bakarken, kendinizi karenin içindeki insanlar gibi hissetmeniz çok olası. Zalmai kesinlikle son zamanlarda gördüğüm en yetenekli fotoğrafçılardan birisi bana göre ışık ve kompozisyon konusunda.

Sizlere bu muhteşem serisinden bir iki fotoğrafının bağlantısını vermek üzere Zalmai’nin web sitesine koştum, mamafih bulamadım. Muhtemelen fotoğrafların yayınlandığı dergi halâ yayında olduğu için web sayfasında bahsettiğim seriye fotoğrafları koymamış; yine o seriden olan ve açıkçası diğerlerinin yanında bir miktar sönük kalan şu fotoğarf dışında:

Zalmai 1965 Kâbil doğumlu ve 15 yaşında iken Sovyet kuşatması altında olan Afganistan’dan sürülmüş ve gençlik yıllarını İsveç’de bir fotoğrafçılık öğrencisi olarak geçirmiş. Zalmai aslında siyah/beyaz çalışan bir fotoğrafçı, ülkesinin fotoğraflarını renkli filme çekmesi bir istisna.


Yukardaki ve aşağıdaki fotoğraflar da “Return, Afghanistan” isimli kitabından. Kitaptan bir kaç tane daha fotoğraf görmek isterseniz bağlantı burada.

Fakat bu kitabı edinmeyeceğim. Zalmai her ne kadar yıllardır savaşlar içinde perişanlık çekmiş Afganistan için halâ bir umut olduğunu ifade etmek için renkli fotoğraf çekiyorsa da benim sahip olmak istediğim kitabı Eclipse ;)

Elin oğlu neler yapıyor. Gel de sinir olma.

“Afganistan’a Dönen Birisi: Zalmaï” için 5 yorum yapılmış.

  1. Atilla Aktuna

    Eğer fotoğraf konusundaki cahilliğimi mazur görürseniz;

    Salgado’nun fotoğraflarına benzettim Zalmai’nin Eclipse adlı kitaptaki fotoğraflarını. Onlardan da çok etkilenmiştim, bunlardan da etkilendim.

    Hatta daha ileriye gideyim, fotoğrafta insan öğesini görmeyi daha çok sevdiğimi bile farkettim diyebilirim ;)

  2. A. Murat Eren

    Ben aslında Zalmai ile Salgado arasında bir fark görüyorum, fakat acemiliğimden ötürü dillendiremeyeceğimi fark ettim şimdi :) Ama ilk fırsatta yazarım. Mesela Salgado ile ilgili, Bresson ile ilgili, Robert Frank ile ilgili yazmadım daha :)

    Öte yandan hem Zalmai hem de Salgado hedefleri olan, hem fotoğraf konusunda üstün yetenekli hem de fotoğraflarını insanlar için çeken fotoğrafçılar. Bu yüzden yaptıklaır işlere bakıp aralarında bir benzerlik kurmanın hiç bir sakıncası yok bence :)

    Selamlar efendim.

  3. afrikalitacir

    Selamlar,
    Zalmai nin fotograflari insanlar icin cektigi ilk izlenimim, bu arada bu paylasim ve yol gosterimi icin tesekkur ederim.
    Zalmai yi izledikten sonra, daha once yazamadigim baslikta Ara Guler’in “Iki kisi yanyana geldi ben de deklansore bastim” tadinda bir fotografik yaklasimin ne kadar da talihsiz bir aciklama oldugunu da gorebiliriz.
    Daha once benim fotografima getirdiginiz yorumdaki su sozler (copy paste yapmadan yaziyorum ) “Kendimizin onemsemedigi ve saygi duymadigi bir fotografa baskalarindan nasil saygi bekleriz?”
    Tam aksine Zalmai neyi ne icin yaptigi cok acik ve bunu kendisi de gayet iyi bilen bir kisi linklerden ve internet diyarinda onu taniyabildigim kadari ile,
    paylasim icin tekrar tesekkurler.

  4. sinem

    Nachtwey “Bana göre fotoğrafın gücü insani hisleri ateşlemesinde yatıyor” diye bir kelam etmiş. Zalmai’nin fotoğrafları da aynen öyle. İnsanın içine içine işliyor ama öyle yapış yapış bir işlemek değil bu. Zalmai o fotoğrafları çekerken, orada olan biteni ne kadar hissettiyse ben de iliklerime kadar hissettim. İlk defa burada duydum ismini iyi ki yazmışsın bu yazıyı. Aslında Witkin hakkında da bir şeyler yazsan…

  5. canan

    Bazen insanların yüzlerindeki çizgilerin, bilmediğimiz bir dilden mısralar olduğunu düşünüyorum.. Son fotoğrafta ne çok şiir var..

Bir yorum bırakın, şanınız yürüsün