<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Ara Güler&#8217;i Sevmiyorum</title>
	<atom:link href="http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/</link>
	<description>Işık, gölge, vesaire..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Mar 2010 09:27:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>By: Çağrı</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-2/#comment-7882</link>
		<dc:creator>Çağrı</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 18:14:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-7882</guid>
		<description>&quot;Karar Anı&quot; adlı kitapta &quot;Kompozisyon&quot; başlığı altında, içinde &quot;sanat&quot; geçen bir cümle kuruyor Bresson. Cümleyi tek başına kitaptan ayırmak istemiyorum fakat konuyla ilgili olduğundan, ve kitabın kendisine yöneltici olabileceğini düşündüğümden yazıyorum.  Türkçe olarak tek çeviri olduğunu sandığım YGS Yayınları&#039;ndan çıkmış kitabın 23. sayfasında geçmekte. Diyor ki 



&lt;blockquote&gt;&quot;Perspektifi dizlerden hafif bir bükülmeyle değiştiriyoruz, milimetrik bölünmelerde basit kafa hareketiyle çigilerde üst üste binmeler gerçekleştiriyoruz, fakat tüm bunlar ancak refleks hızıyla yapılabilir şeyler ve neyse ki bizi &quot;sanat&quot; yapmayı denemekten alıkoyuyor.&quot;&lt;/blockquote&gt;



Bunu fotoğrafın sanat olmadığı ya da tersi bir düşünceyi desteklemek için yazmadım, sadece aklıma geldi kitaptan. Ayrıca bu cümlenin Fransızcadan çeviri ile ilgili küçük bir sorunu olabileceğini de düşünüyorum, Fransızca bilmediğim ve haliyle Fransızcasını okumadığım halde.  Fakat bir yandan da bu cümle, Ara Güler&#039;in  , fotoğrafı sanattan uzaklaştırmaya çalıştığı &quot;icarasının kolay oluşu&quot; fikrini destekler gibi. Yine de Bresson bu refleks hızında yapılan hareketlerin ve seçimlerin, insanı farklı bir birey yapan birikimler sonucunda ortaya çıktığını elbette biliyor ve küçümsemiyor olsa gerek.

Bir de blogunu kısa süre önce buldum ve beğenmekteyim.  Ara Güler gibi gerektiğinden fazla el üstünde tutulan bir fotoğrafçının sözleri hakkında mantıklı eleştiriler yazdığın için de tebrik ederim. Fotokritik ve fotoğraf yarışmaları  gibi konularda söylenmesi gerekenlerin bır kısmını söylediğini gördüm ve bu ülkede bunların da söylendiğini görmek mutlu etti. Gerçi şuan bu ülkede değilsin sanırım. Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Karar Anı&#8221; adlı kitapta &#8220;Kompozisyon&#8221; başlığı altında, içinde &#8220;sanat&#8221; geçen bir cümle kuruyor Bresson. Cümleyi tek başına kitaptan ayırmak istemiyorum fakat konuyla ilgili olduğundan, ve kitabın kendisine yöneltici olabileceğini düşündüğümden yazıyorum.  Türkçe olarak tek çeviri olduğunu sandığım YGS Yayınları&#8217;ndan çıkmış kitabın 23. sayfasında geçmekte. Diyor ki </p>
<blockquote><p>&#8220;Perspektifi dizlerden hafif bir bükülmeyle değiştiriyoruz, milimetrik bölünmelerde basit kafa hareketiyle çigilerde üst üste binmeler gerçekleştiriyoruz, fakat tüm bunlar ancak refleks hızıyla yapılabilir şeyler ve neyse ki bizi &#8220;sanat&#8221; yapmayı denemekten alıkoyuyor.&#8221;</p></blockquote>
<p>Bunu fotoğrafın sanat olmadığı ya da tersi bir düşünceyi desteklemek için yazmadım, sadece aklıma geldi kitaptan. Ayrıca bu cümlenin Fransızcadan çeviri ile ilgili küçük bir sorunu olabileceğini de düşünüyorum, Fransızca bilmediğim ve haliyle Fransızcasını okumadığım halde.  Fakat bir yandan da bu cümle, Ara Güler&#8217;in  , fotoğrafı sanattan uzaklaştırmaya çalıştığı &#8220;icarasının kolay oluşu&#8221; fikrini destekler gibi. Yine de Bresson bu refleks hızında yapılan hareketlerin ve seçimlerin, insanı farklı bir birey yapan birikimler sonucunda ortaya çıktığını elbette biliyor ve küçümsemiyor olsa gerek.</p>
<p>Bir de blogunu kısa süre önce buldum ve beğenmekteyim.  Ara Güler gibi gerektiğinden fazla el üstünde tutulan bir fotoğrafçının sözleri hakkında mantıklı eleştiriler yazdığın için de tebrik ederim. Fotokritik ve fotoğraf yarışmaları  gibi konularda söylenmesi gerekenlerin bır kısmını söylediğini gördüm ve bu ülkede bunların da söylendiğini görmek mutlu etti. Gerçi şuan bu ülkede değilsin sanırım. Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: cihan</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-2/#comment-7832</link>
		<dc:creator>cihan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 22:56:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-7832</guid>
		<description>Bu yazıyı ilk defa okuyorum blogunda baya geç oldu kusura bakma :); Ara Güler yaşlı bir bunak, tam huysuz gıcık tavırları olan bir ihtiyar, kendi ne kadar savunmasa da takdir edilecek fotolar çekiyor ki bence piyasada olan fotoğraflarının bir çoğu da berbat.. Kendi fotoğrafları seçerken nelere dikkat ediyor tahmin edebiliyorum kural-ışık-kompozisyon maddelerindense o fotoğrafın bir zamanlar için bir belge olmasına bakanın aaa 40 sene önce böyleymiş demek ki demesi için uğraşıyor bundan hoşnut oluyor ona göre seçiyor.. Öte yandan huysuz ihtiyar tavrından dolayı tatlı geliyor bana çok irdelemiyorum aman işte artık yaşlanmış dünyada çok şey görmüş, artık bıkmış buna göre umrunda olmadan konuşuyor diye düşünüyorum, hatta arada röportaj yapanlara küfretmesi terslemesi çok fazla hoşuma gidiyor.. öte yandan &quot;sanat&quot; fotoğrafçıları için söylediği ve belki benim için de geçerli olan çoğu kötü eleştirisine katılıyorum, biz belki bilemiyoruz hala siluet çekmeye sağda solda arkadaşlarımızı çekmeye uğraşıyoruz.. fakat o adam hayatı boyunca tarihe tanıklık ediyor ve bunları bize gösteriyor gösterirken de çektiği sanat fotoğraflarını değil, çektiği &quot;belge&quot; fotoğraflarını sanatlaştırıyor.. bence aslında çok büyük de bir protestosu var türkiye ve fotoğraf sanatı üzerine sanki isteye isteye söylemiyor gibi geliyor bir çok şeyi... yazdığın yazıda beni rahatsız eden şey ismin Ara Güler olması yüzünden değil  de &quot;çok yaşlı bir dede&quot;ye hitap ederken kullandığın kelimeler oldu ama bu da senin tarzın kesinlikle bunu bir ofansif bişey diyormuşum gibi algılama. Bu yazıyı yazdığın için çok teşekkür ederim.. Kendi görüşlerinini paylaştığın için.. çünki internet yaygınlaştığından beri insanlar &quot;sevmedikleri&quot; şeyleri söyleyemiyorlar.. sen söylemeye devam et belki biz de birilerini gereksiz yere seviyoruzdur :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı ilk defa okuyorum blogunda baya geç oldu kusura bakma :); Ara Güler yaşlı bir bunak, tam huysuz gıcık tavırları olan bir ihtiyar, kendi ne kadar savunmasa da takdir edilecek fotolar çekiyor ki bence piyasada olan fotoğraflarının bir çoğu da berbat.. Kendi fotoğrafları seçerken nelere dikkat ediyor tahmin edebiliyorum kural-ışık-kompozisyon maddelerindense o fotoğrafın bir zamanlar için bir belge olmasına bakanın aaa 40 sene önce böyleymiş demek ki demesi için uğraşıyor bundan hoşnut oluyor ona göre seçiyor.. Öte yandan huysuz ihtiyar tavrından dolayı tatlı geliyor bana çok irdelemiyorum aman işte artık yaşlanmış dünyada çok şey görmüş, artık bıkmış buna göre umrunda olmadan konuşuyor diye düşünüyorum, hatta arada röportaj yapanlara küfretmesi terslemesi çok fazla hoşuma gidiyor.. öte yandan &#8220;sanat&#8221; fotoğrafçıları için söylediği ve belki benim için de geçerli olan çoğu kötü eleştirisine katılıyorum, biz belki bilemiyoruz hala siluet çekmeye sağda solda arkadaşlarımızı çekmeye uğraşıyoruz.. fakat o adam hayatı boyunca tarihe tanıklık ediyor ve bunları bize gösteriyor gösterirken de çektiği sanat fotoğraflarını değil, çektiği &#8220;belge&#8221; fotoğraflarını sanatlaştırıyor.. bence aslında çok büyük de bir protestosu var türkiye ve fotoğraf sanatı üzerine sanki isteye isteye söylemiyor gibi geliyor bir çok şeyi&#8230; yazdığın yazıda beni rahatsız eden şey ismin Ara Güler olması yüzünden değil  de &#8220;çok yaşlı bir dede&#8221;ye hitap ederken kullandığın kelimeler oldu ama bu da senin tarzın kesinlikle bunu bir ofansif bişey diyormuşum gibi algılama. Bu yazıyı yazdığın için çok teşekkür ederim.. Kendi görüşlerinini paylaştığın için.. çünki internet yaygınlaştığından beri insanlar &#8220;sevmedikleri&#8221; şeyleri söyleyemiyorlar.. sen söylemeye devam et belki biz de birilerini gereksiz yere seviyoruzdur :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Murat Avcı</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-2/#comment-7470</link>
		<dc:creator>Murat Avcı</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 01:05:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-7470</guid>
		<description>Aslında son yarım saattir buraya bişiler yazıyordum sonra başa dönüp yazdıklarımı bi okudum ve tek derdimin &quot;Fotoğraf sanat olmasa ne olur ki&quot; olduğunu anladım. Ara güler e gelince &quot;şu saatten sonra tükürsem sanat&quot; gibi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında son yarım saattir buraya bişiler yazıyordum sonra başa dönüp yazdıklarımı bi okudum ve tek derdimin &#8220;Fotoğraf sanat olmasa ne olur ki&#8221; olduğunu anladım. Ara güler e gelince &#8220;şu saatten sonra tükürsem sanat&#8221; gibi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Özkal Özkalafat</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-2/#comment-7190</link>
		<dc:creator>Özkal Özkalafat</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 18:37:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-7190</guid>
		<description>Ne tür olursa olsun, birileri ellerindeki malzemeleri kullanarak dünyayla iletişim kuruyorlar. Yaptıklarını sanat olarak görmeleri sanat olduğu anlamına gelmediği gibi, sanat değildir demeleri de (varsa eğer), ortaya çıkan eseri bağlamaz. Satarak veya hediye edilerek paylaşılan ileti, alanla veren arasındaki bir alışveriştir. Fotoğraf bir sanatsa, Ara Güler kendini ne zannederse zannetsin fotoğraf sanatçısıdır. Fotoğraf bir sanat değilse, fotoğraflarını piyasa değerinin üstünde satmaktadır ama bu onun sorunu değil, o fotoğraflara gerektiğinden fazla para verenlerin sorunudur. Sanatçı da olsa, kişinin her iletisi sanat eseri değildir. Yazar olup eşime ben bakkala gidiyorum diye not yazdığımda ve birileri bu nota milyarlar ödemek istediğinde &#039;&#039;bu sanat eseri değildir&#039;&#039; diye kendimce doğruyu söylesem de, o birilerinin keyfinin kahyası olamam.İlle satın alacam diye tutturuyorsa, notu sattığım için de yargılanamam :). Ara Güler çektiği herhangi bir fotoğrafa ya da fotoğraflarının tümüne &#039;&#039;sanat eseri değildir&#039;&#039; diyorsa, bu kendisinin yorumudur. Ama bazı genç insanlara karanlık odada deneysel çalışmalar yapıp mesajlarını öyle iletmekten hoşlanıyorlar diye mikrop demesi de bence talihsiz bir hatadır ki, herkes hata yapabilir. Bence bizim burada yapmamız gereken şey de bu talihsiz yoruma rağmen, meşgalesine emeklerinden ötürü ustayı hoşgörmektir. Herkese saygı ve sevgiler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne tür olursa olsun, birileri ellerindeki malzemeleri kullanarak dünyayla iletişim kuruyorlar. Yaptıklarını sanat olarak görmeleri sanat olduğu anlamına gelmediği gibi, sanat değildir demeleri de (varsa eğer), ortaya çıkan eseri bağlamaz. Satarak veya hediye edilerek paylaşılan ileti, alanla veren arasındaki bir alışveriştir. Fotoğraf bir sanatsa, Ara Güler kendini ne zannederse zannetsin fotoğraf sanatçısıdır. Fotoğraf bir sanat değilse, fotoğraflarını piyasa değerinin üstünde satmaktadır ama bu onun sorunu değil, o fotoğraflara gerektiğinden fazla para verenlerin sorunudur. Sanatçı da olsa, kişinin her iletisi sanat eseri değildir. Yazar olup eşime ben bakkala gidiyorum diye not yazdığımda ve birileri bu nota milyarlar ödemek istediğinde &#8221;bu sanat eseri değildir&#8221; diye kendimce doğruyu söylesem de, o birilerinin keyfinin kahyası olamam.İlle satın alacam diye tutturuyorsa, notu sattığım için de yargılanamam :). Ara Güler çektiği herhangi bir fotoğrafa ya da fotoğraflarının tümüne &#8216;&#8217;sanat eseri değildir&#8221; diyorsa, bu kendisinin yorumudur. Ama bazı genç insanlara karanlık odada deneysel çalışmalar yapıp mesajlarını öyle iletmekten hoşlanıyorlar diye mikrop demesi de bence talihsiz bir hatadır ki, herkes hata yapabilir. Bence bizim burada yapmamız gereken şey de bu talihsiz yoruma rağmen, meşgalesine emeklerinden ötürü ustayı hoşgörmektir. Herkese saygı ve sevgiler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: filiz t.</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-2/#comment-6930</link>
		<dc:creator>filiz t.</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 19:24:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-6930</guid>
		<description>Konusunda duayen olmuş kişileri tanrılaştırmak ve her dediklerini doğru bulmak, alkışlamak gerekmez. 
Onlar da insandır ve hata yapabilirler. Bazen yanlış kelam edebilirler. Yada bizler yaptığını düşünerek asıl yanlışı biz yapmış olabiliriz.
Bu çok normaldir. 
Tüm yazılan yorumları okudum ve  &quot;Gülcan&quot; nın yorumuna daha çok katılıyorum.

sevgiler
saygılar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Konusunda duayen olmuş kişileri tanrılaştırmak ve her dediklerini doğru bulmak, alkışlamak gerekmez.<br />
Onlar da insandır ve hata yapabilirler. Bazen yanlış kelam edebilirler. Yada bizler yaptığını düşünerek asıl yanlışı biz yapmış olabiliriz.<br />
Bu çok normaldir.<br />
Tüm yazılan yorumları okudum ve  &#8220;Gülcan&#8221; nın yorumuna daha çok katılıyorum.</p>
<p>sevgiler<br />
saygılar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Koray</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-2/#comment-6514</link>
		<dc:creator>Koray</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 10:10:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-6514</guid>
		<description>&lt;blockquote cite=&quot;A. Murat Eren&quot;&gt; İptidai bir benzetme olacak, mazur görün ama Hitler de sözlerinde samimi idi ve bize kadar ulaşan söylemlerinin ardında derin bir felsefe yatıyordu. Bu, yaptıklarının sonuçlarını değiştirmiyor. &lt;/blockquote&gt;

EVET! &lt;a href=&quot;http://en.wikipedia.org/wiki/Godwin%27s_law&quot; title rel=&quot;nofollow&quot;&gt; GODWIN&#039;S LAW! &lt;/a&gt;

:-D

K.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote cite="A. Murat Eren"><p> İptidai bir benzetme olacak, mazur görün ama Hitler de sözlerinde samimi idi ve bize kadar ulaşan söylemlerinin ardında derin bir felsefe yatıyordu. Bu, yaptıklarının sonuçlarını değiştirmiyor. </p></blockquote>
<p>EVET! <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Godwin%27s_law" title rel="nofollow"> GODWIN&#8217;S LAW! </a></p>
<p>:-D</p>
<p>K.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: evrim deniz</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-2/#comment-5064</link>
		<dc:creator>evrim deniz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 16:20:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-5064</guid>
		<description>“Sanatçı olmanın en kolay yolu fotoğrafçı olmaktır. Sıkıysa müzisyen ol!” demiş Ara Güler,

Tanıdık birini görmüşüm gibi gülümsedim bunu okuduğumda :)
Ressamım ben, boyacıyım yani bi manada. Bu his bana öyle tanıdık ki!

Bana da yaptığım iş basit ve alelade geliyor. İnanın &quot;birine yarım saat tarif etsem yeter&quot; gibi hissediyorum. Ve inanın samimi olarak bunu hissediyorum. 
Eskiden, (bu işe ilk başladığım yıllarda) bir çeşit yaratım süreci gerginliği yaşıyordum evet, ama bu uzun zaman önce kayboldu. Artık resim yapmak benim için, anadilim gibi berrak ve temiz kullanılabilen bir iletişim yolu sadece. Ve çok kolay, salabildiğine basit.
Boşuna kasmışım yıllar önce diyorum ve gülerek anıyorum o günleri.

Öte yandan bir müzisyenin, bir fotoğrafçının işi bana &quot;gerçekten&quot; sanat işi gibi geliyor. 
Hani belli bir yaratım süreci olan, yeteneğiyle doğulan, herkesin yapamayacağı şeyler gibi hissediyorum. (Kendi dalımın aksine :))

&quot;Biz aşmış sanatçılar böyleyizdir&quot; demeye getirip kendimi Ara Güler&#039;le aynı kaba sokuşturmaya çalıştığımı düşünmeyin lütfen,
bahsi geçen sözlerde çok samimi bir yan buldum, çok tanıdık... Sadece onu ifade etmek istedim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>“Sanatçı olmanın en kolay yolu fotoğrafçı olmaktır. Sıkıysa müzisyen ol!” demiş Ara Güler,</p>
<p>Tanıdık birini görmüşüm gibi gülümsedim bunu okuduğumda :)<br />
Ressamım ben, boyacıyım yani bi manada. Bu his bana öyle tanıdık ki!</p>
<p>Bana da yaptığım iş basit ve alelade geliyor. İnanın &#8220;birine yarım saat tarif etsem yeter&#8221; gibi hissediyorum. Ve inanın samimi olarak bunu hissediyorum.<br />
Eskiden, (bu işe ilk başladığım yıllarda) bir çeşit yaratım süreci gerginliği yaşıyordum evet, ama bu uzun zaman önce kayboldu. Artık resim yapmak benim için, anadilim gibi berrak ve temiz kullanılabilen bir iletişim yolu sadece. Ve çok kolay, salabildiğine basit.<br />
Boşuna kasmışım yıllar önce diyorum ve gülerek anıyorum o günleri.</p>
<p>Öte yandan bir müzisyenin, bir fotoğrafçının işi bana &#8220;gerçekten&#8221; sanat işi gibi geliyor.<br />
Hani belli bir yaratım süreci olan, yeteneğiyle doğulan, herkesin yapamayacağı şeyler gibi hissediyorum. (Kendi dalımın aksine :))</p>
<p>&#8220;Biz aşmış sanatçılar böyleyizdir&#8221; demeye getirip kendimi Ara Güler&#8217;le aynı kaba sokuşturmaya çalıştığımı düşünmeyin lütfen,<br />
bahsi geçen sözlerde çok samimi bir yan buldum, çok tanıdık&#8230; Sadece onu ifade etmek istedim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-4912</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 15:39:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-4912</guid>
		<description>Ömer Bey,

Evet, söylediklerinizin bir çoğuna katılıyorum. Ara Güler&#039;in sözlerinde doğrudan bir problem yok. Samimiyeti ile ilgili bir şey söylemem de zaten doğru olmaz. Problem, bağlamı dışına çıkan sözlerin ziyadesiyle saçma duyulması ve insanların bunu ısrarla görmemesi, ezberleme yoluna gitmesi.

İptidai bir benzetme olacak, mazur görün ama Hitler de sözlerinde samimi idi ve bize kadar ulaşan söylemlerinin ardında derin bir felsefe yatıyordu. Bu, yaptıklarının sonuçlarını değiştirmiyor.

Demek istediğim, bir düşünce piramitin tepesinden süzülmeye başladığında aşağıya inene kadar geriye posası kalmış oluyor. Bu noktada herkese bir sorumluluk düşüyor.

Ara Güler&#039;in sözleri onun yemeğinin artıkları. O artıklarla yemek yapmaya çalışan tembellerin insanların karşısına dikilip &quot;edebiyat öldü, devir fotoğraf devri, o da sanat değil bu arada&quot; diye zırvalamasından çok bunaldığım ve Ara Güler&#039;in bu konudaki sorumsuzluğuna çok kızdığım bir zamanda yazmıştım bu yazıyı. Şimdi yazsam biraz daha farklı yazardım belki.


Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Bey,</p>
<p>Evet, söylediklerinizin bir çoğuna katılıyorum. Ara Güler&#8217;in sözlerinde doğrudan bir problem yok. Samimiyeti ile ilgili bir şey söylemem de zaten doğru olmaz. Problem, bağlamı dışına çıkan sözlerin ziyadesiyle saçma duyulması ve insanların bunu ısrarla görmemesi, ezberleme yoluna gitmesi.</p>
<p>İptidai bir benzetme olacak, mazur görün ama Hitler de sözlerinde samimi idi ve bize kadar ulaşan söylemlerinin ardında derin bir felsefe yatıyordu. Bu, yaptıklarının sonuçlarını değiştirmiyor.</p>
<p>Demek istediğim, bir düşünce piramitin tepesinden süzülmeye başladığında aşağıya inene kadar geriye posası kalmış oluyor. Bu noktada herkese bir sorumluluk düşüyor.</p>
<p>Ara Güler&#8217;in sözleri onun yemeğinin artıkları. O artıklarla yemek yapmaya çalışan tembellerin insanların karşısına dikilip &#8220;edebiyat öldü, devir fotoğraf devri, o da sanat değil bu arada&#8221; diye zırvalamasından çok bunaldığım ve Ara Güler&#8217;in bu konudaki sorumsuzluğuna çok kızdığım bir zamanda yazmıştım bu yazıyı. Şimdi yazsam biraz daha farklı yazardım belki.</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ömergenç</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-4893</link>
		<dc:creator>ömergenç</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 08:38:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-4893</guid>
		<description>Fotograf o kadar mühim bir şeydir ki… (..) Sanat olmasına lüzum yoktur fotografın. 


dediklerinizi anladım, meren. lâkin halâ, ara güler&#039;in bütün o, fotograf sanatçılarını öfkelendiren/üzen laflarının arkasında, fotografı hayat kadar önemsemesini okuyorum.. mutevazılığının samimiyetine inanıyorum. demek istediklerini, &quot;fotograf hayattır, hayat sanattan üstündür&quot; olarak anlıyorum. yoksa, sanmam ki (kendi deyimiyle) görsel tarihçilik yapmak için çektiği fotografların içinde/arkasında bizim gördüğümüz &quot;mesajları&quot;, kendisi, kendi fotograflarına, bir başkası çekmiş gibi baktığında görmüyor olsun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fotograf o kadar mühim bir şeydir ki… (..) Sanat olmasına lüzum yoktur fotografın. </p>
<p>dediklerinizi anladım, meren. lâkin halâ, ara güler&#8217;in bütün o, fotograf sanatçılarını öfkelendiren/üzen laflarının arkasında, fotografı hayat kadar önemsemesini okuyorum.. mutevazılığının samimiyetine inanıyorum. demek istediklerini, &#8220;fotograf hayattır, hayat sanattan üstündür&#8221; olarak anlıyorum. yoksa, sanmam ki (kendi deyimiyle) görsel tarihçilik yapmak için çektiği fotografların içinde/arkasında bizim gördüğümüz &#8220;mesajları&#8221;, kendisi, kendi fotograflarına, bir başkası çekmiş gibi baktığında görmüyor olsun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Leicator</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-4378</link>
		<dc:creator>Leicator</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 04:32:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-4378</guid>
		<description>&quot;&lt;i&gt;Meraklısına hamiş : Sebastiao Salgado da şunu söyler : Benim fotoğraflarımın tamamı foto muhabirliği amaçlı, belgesel fotoğraflardır. Sanatsal fotoğraf değiller.&lt;/i&gt;&quot;

&quot;Benim derdim foto muhabirlik, belgesel fotoğraf çekiyorum, sanat umurumda değil&quot; demek başka, &quot;fotoğraf sanat değildir, çok da kolay bir şeydir&quot; demek başka. İlkini Salgado söyler, &quot;eyvallah abi&quot; denir, ikincisini ise kim söylerse söylesin ona &quot;mankafa&quot; denir. Bizim oralarda g*te g*t denir hesabı.

Fotoğraf sanat mıdır değil midir tartışılır. Ama öyle olmaz o iş.

Tutulacak bir tarafı olmayan laflar edip saçmalayan birisini anca &quot;rakı masasına oturdum, süper sevilesi adam&quot; diye savunulabilir zaten.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<i>Meraklısına hamiş : Sebastiao Salgado da şunu söyler : Benim fotoğraflarımın tamamı foto muhabirliği amaçlı, belgesel fotoğraflardır. Sanatsal fotoğraf değiller.</i>&#8221;</p>
<p>&#8220;Benim derdim foto muhabirlik, belgesel fotoğraf çekiyorum, sanat umurumda değil&#8221; demek başka, &#8220;fotoğraf sanat değildir, çok da kolay bir şeydir&#8221; demek başka. İlkini Salgado söyler, &#8220;eyvallah abi&#8221; denir, ikincisini ise kim söylerse söylesin ona &#8220;mankafa&#8221; denir. Bizim oralarda g*te g*t denir hesabı.</p>
<p>Fotoğraf sanat mıdır değil midir tartışılır. Ama öyle olmaz o iş.</p>
<p>Tutulacak bir tarafı olmayan laflar edip saçmalayan birisini anca &#8220;rakı masasına oturdum, süper sevilesi adam&#8221; diye savunulabilir zaten.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Utku Kaynar</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-3971</link>
		<dc:creator>Utku Kaynar</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2009 11:29:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-3971</guid>
		<description>Meraklısına hamiş : Sebastiao Salgado da şunu söyler : Benim fotoğraflarımın tamamı foto muhabirliği amaçlı, belgesel fotoğraflardır. Sanatsal fotoğraf değiller. 

Bunu söyledikten sonra da gidip dünyanın en büyük galerilerinde asılır. 
Düşünün, etrafınızda birbiri ile yarışma ve sonra kazanıp mutlu olma tandanslı bir sürü insan olsa, siz bu girdabın ortasında uluslararası boyutta bir fotomuhabiri kalabilmek, tarzınızı koruyabilmek ve değerlerinize sahip çıkabilmek için ne yapardınız? 

Evet, dik dururdunuz. 

Ara Güler&#039;de öyle. Fotoğraflarına ister bakın ister bakmayın, aksiliğine de.. Ben rakı masasında bir arada olma şerefine nail oldum, inanılmaz keyifli biri. 

Ama inandığı şeylerde dik durduğu yadsınamaz. 

Sırf bunun için, bu bizim topraklarda, bu yalnız ve güzel ülkede böylesi az bulunan birşey olduğundan, Ara Güler sevilecek adamdır. 

Hamiş 2: Aynı zamanda meraklıları için Henri Cartier Bresson&#039;un &quot;Karar Anı&quot; isimli makalesine &lt;a href=&quot;http://www.utkukaynar.com/?page_id=185&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;bu adresten&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz. Bresson&#039;un kendisinin 1952&#039;de yazdığı bu metin, inanıyorum ki bu sayfanın da takipçilerinde önemli düşünceler doğuracaktır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Meraklısına hamiş : Sebastiao Salgado da şunu söyler : Benim fotoğraflarımın tamamı foto muhabirliği amaçlı, belgesel fotoğraflardır. Sanatsal fotoğraf değiller. </p>
<p>Bunu söyledikten sonra da gidip dünyanın en büyük galerilerinde asılır.<br />
Düşünün, etrafınızda birbiri ile yarışma ve sonra kazanıp mutlu olma tandanslı bir sürü insan olsa, siz bu girdabın ortasında uluslararası boyutta bir fotomuhabiri kalabilmek, tarzınızı koruyabilmek ve değerlerinize sahip çıkabilmek için ne yapardınız? </p>
<p>Evet, dik dururdunuz. </p>
<p>Ara Güler&#8217;de öyle. Fotoğraflarına ister bakın ister bakmayın, aksiliğine de.. Ben rakı masasında bir arada olma şerefine nail oldum, inanılmaz keyifli biri. </p>
<p>Ama inandığı şeylerde dik durduğu yadsınamaz. </p>
<p>Sırf bunun için, bu bizim topraklarda, bu yalnız ve güzel ülkede böylesi az bulunan birşey olduğundan, Ara Güler sevilecek adamdır. </p>
<p>Hamiş 2: Aynı zamanda meraklıları için Henri Cartier Bresson&#8217;un &#8220;Karar Anı&#8221; isimli makalesine <a href="http://www.utkukaynar.com/?page_id=185" rel="nofollow">bu adresten</a> ulaşabilirsiniz. Bresson&#8217;un kendisinin 1952&#8242;de yazdığı bu metin, inanıyorum ki bu sayfanın da takipçilerinde önemli düşünceler doğuracaktır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Koray Löker</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-3162</link>
		<dc:creator>Koray Löker</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 23:56:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-3162</guid>
		<description>Hastasıyım bu yazının. Şarap gibi, durdukça güzelleşiyor, her gün bu yazıya bir başka yorum daha eklenecek ve günüme neşe katacak heyecanıyla uyanıyorum resmen... Sevdiğim bir dizi gibi...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hastasıyım bu yazının. Şarap gibi, durdukça güzelleşiyor, her gün bu yazıya bir başka yorum daha eklenecek ve günüme neşe katacak heyecanıyla uyanıyorum resmen&#8230; Sevdiğim bir dizi gibi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Gülcan</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-3156</link>
		<dc:creator>Gülcan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 17:05:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-3156</guid>
		<description>Onat Kutlar Ara Güler için şöyle bir yorum yapmış; 
Genç fotoğraf sanatçıları, onun &quot;Fotoğraf sanat değildir, bir tanıklıktır o kadar..&quot; sözünü anlamakta güçlük çekerler. 
Bunu bir şaka, bir alçakgönüllülük gösterisi sanırlar. Oysa bu sözün derinlerinde büyük bir meydan okuma, bir iddia yatar.&quot;

Arkadaşlar, eleştirilerinizin hepsini okudum. Ama çok önemli birşeyi gözden kaçırıyorsunuz. Büyük sanatçıların büyük çoğunluğu 
marjinaldir. Ve bu marjinal kişilikleri sayesinde zaten büyük sanatçı olmuşlardır. Marjinal kişiler, senden benden farklı düşünür,
farklı tepki verir, farklı konuşur, farklı görür. Sizin bizim gibi başkalarının haklarında ne düşündüğünü önemsemezler. Bir sosyal
sorumluluk taşıma ihtiyacı hissetmezler.  Bir röportajından size örnek vereceğim;

&quot;Bir sürü herif var,&quot; dedi. &quot;Alıyorlar ellerine makineleri, düşüyorlar Anadolu yollarına. 
&#039;Aman aman, dur, bir inek gördüm.&#039; Durduruyorlar arabayı, şip-şak, ineğin fotoğrafını çekiyorlar. 
Sonra yola devam. &#039;Aman aman, dur, bir harmanyeri gördüm.&#039; Şip-şak, harmanyerinin fotoğrafı. Yola devam. 
&#039;Aman aman, dur, bir çoban gördüm.&#039; Yahu, ben o çobanın fotoğrafını çekmek için onunla dost olmalıyım, 
beraber yemek yemeliyim, bir gece çadırında kalmalıyım. Ancak ondan sonra fotoğrafını çekebilirim.&quot; 

Şimdi bunu neden örnek verdim? Ara Güler sokağa ben fotoğraf çekeceğim diye çıkmıyor. O önce fotoğrafı yaşıyor. Soruyorum size
kaçınız bu şekilde yaşıyor? Fotoğraf çekip evimize dönüyorsunuz çoğumuz. Bugün fotoğraf çekeceğim diyerek çıkıyoruz. Düşünebiliyor
musunuz siz Ara Güler&#039;in fotoğrafı çekilecek bir an yakalayıp, aa tüh keşke yanımda makinam olsa idi şimdi bunu çekerdim dediğini.
Adam yaşıyor ve yaşarken de resmediyor. Sorumluluk taşıma ihtiyacı yok demiştim. Siz kapıdan çıkıp nereye gideceğinizi bilmeden,
kendinizi Allahın dağı bir yerde bir çobanla sohbet ederken bulur musunuz? Bulmazsınız. Çünkü marjinal değilsiniz. Sorumluluklarınız 
aklınıza gelir, evde bekleyen eşiniz. Saati düşünürsünüz, yarın ki işinizi düşünürsünüz. Siz kapıdan çıkıp günler sonra dönmezsiniz. Plansız
hareket etmezsiniz. Bir köy kahvesinde takılıp, birkaç günü burada geçireyim demezsiniz. Ara Güler&#039;i anlamak için onun yaşam tarzını,
marjinalliğini de anlamalısınız ki, saçma dediğiniz sözlerini de anlayasınız. Ya bir soru sordum adam bana küfür etti. Ara Güler&#039;in başına
aynı şey gelse idi, bilin ki sinirlenmezdi bile. O adamı ilginç ve hoş bulurdu. 
Siz Ara Güler&#039;i eleştirirken anlayamadığınız, duygusunu yaşamadığınız bir yaşam tarzını eleştiriyorsunuz aslında. Çünkü sizin kurallarınız
var, onun ise yok. O canının istediğini yapıyor, siz ise başkalarının istediğini. Ve sonra kalkıp, onun konuşmalarını ipe sapa gelmez şeyler
olarak yorumluyor ve eleştiriyorsunuz. Arkadaşlar, marjinal insanlardan beklediğiniz sözleri duyamazsınız. 
Onların sözlerini olduğu gibi alırsanız çok ama çok yanılırsınız. Sözlerinin ardındaki gizli anlamları anlayamazsınız. 
Dijital fotoğrafçılıkla ilgili hiçbirşey bilmiyor demiş bir arkadaşımız. Bunu derken, içinde bir fotoğrafçının eski yeni, teknolojik, son moda, 
eski moda her türlü yenilikten haberdar olması gerektiği inancını taşıyor. Ama siz gidin bunu Ara Güler&#039;e söyleyin. Dinler mi sizi, acaba 
ipler mi? Onun dijital fotoğrafçılıkla bir derdi tasası yok ki. Umurunda değil ki. Kendini bilmek zorunda hissetmiyor ki. O bilmemkac
megapikseli çıkmış deyip Sirkeci&#039;ye koşmuyor ki. O koşanlar sadece fotoğraf makinası aşığı olurlar ama kendileri bir hiç. Oysa sanatçı
bildiğini okur. Marjinal insanları anlamak ve eleştirmek için, onun yaşam sanatını da anlamak gerekiyor. Yoksa sizin burada söyledikleriniz
sinek vızıltısı gibidir. Öyle kendinizi, hayatınızı garantiye alıp, büyük bir yüreksizlikle yaşıyorsanız o zaman size susup oturmak düşer. 

Ara Güler onunla konuşmak istediğinde, sana küfür etti yanından kovdu diye cesaretini kaybediyorsan sen zaten bu işi yapamazsın. 
Nice böyle kovulan şarkıcı da vardır ama pes etmeyip yükselip en  tepeye çıkmışlardır. Ama bu onların yaşam gücü, yaşam sanatı ve
marjinalliklerinden kaynaklanır. En ufak höt&#039;te oturup pısan birinden beklenmeyecek bir güç. Sizin gibi bizim gibi kişiler 
ancak onların yaptıklarını konuşur, eleştirir ve yine konuşuruz. Onlar ise yaşamaya devam eder.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Onat Kutlar Ara Güler için şöyle bir yorum yapmış;<br />
Genç fotoğraf sanatçıları, onun &#8220;Fotoğraf sanat değildir, bir tanıklıktır o kadar..&#8221; sözünü anlamakta güçlük çekerler.<br />
Bunu bir şaka, bir alçakgönüllülük gösterisi sanırlar. Oysa bu sözün derinlerinde büyük bir meydan okuma, bir iddia yatar.&#8221;</p>
<p>Arkadaşlar, eleştirilerinizin hepsini okudum. Ama çok önemli birşeyi gözden kaçırıyorsunuz. Büyük sanatçıların büyük çoğunluğu<br />
marjinaldir. Ve bu marjinal kişilikleri sayesinde zaten büyük sanatçı olmuşlardır. Marjinal kişiler, senden benden farklı düşünür,<br />
farklı tepki verir, farklı konuşur, farklı görür. Sizin bizim gibi başkalarının haklarında ne düşündüğünü önemsemezler. Bir sosyal<br />
sorumluluk taşıma ihtiyacı hissetmezler.  Bir röportajından size örnek vereceğim;</p>
<p>&#8220;Bir sürü herif var,&#8221; dedi. &#8220;Alıyorlar ellerine makineleri, düşüyorlar Anadolu yollarına.<br />
&#8216;Aman aman, dur, bir inek gördüm.&#8217; Durduruyorlar arabayı, şip-şak, ineğin fotoğrafını çekiyorlar.<br />
Sonra yola devam. &#8216;Aman aman, dur, bir harmanyeri gördüm.&#8217; Şip-şak, harmanyerinin fotoğrafı. Yola devam.<br />
&#8216;Aman aman, dur, bir çoban gördüm.&#8217; Yahu, ben o çobanın fotoğrafını çekmek için onunla dost olmalıyım,<br />
beraber yemek yemeliyim, bir gece çadırında kalmalıyım. Ancak ondan sonra fotoğrafını çekebilirim.&#8221; </p>
<p>Şimdi bunu neden örnek verdim? Ara Güler sokağa ben fotoğraf çekeceğim diye çıkmıyor. O önce fotoğrafı yaşıyor. Soruyorum size<br />
kaçınız bu şekilde yaşıyor? Fotoğraf çekip evimize dönüyorsunuz çoğumuz. Bugün fotoğraf çekeceğim diyerek çıkıyoruz. Düşünebiliyor<br />
musunuz siz Ara Güler&#8217;in fotoğrafı çekilecek bir an yakalayıp, aa tüh keşke yanımda makinam olsa idi şimdi bunu çekerdim dediğini.<br />
Adam yaşıyor ve yaşarken de resmediyor. Sorumluluk taşıma ihtiyacı yok demiştim. Siz kapıdan çıkıp nereye gideceğinizi bilmeden,<br />
kendinizi Allahın dağı bir yerde bir çobanla sohbet ederken bulur musunuz? Bulmazsınız. Çünkü marjinal değilsiniz. Sorumluluklarınız<br />
aklınıza gelir, evde bekleyen eşiniz. Saati düşünürsünüz, yarın ki işinizi düşünürsünüz. Siz kapıdan çıkıp günler sonra dönmezsiniz. Plansız<br />
hareket etmezsiniz. Bir köy kahvesinde takılıp, birkaç günü burada geçireyim demezsiniz. Ara Güler&#8217;i anlamak için onun yaşam tarzını,<br />
marjinalliğini de anlamalısınız ki, saçma dediğiniz sözlerini de anlayasınız. Ya bir soru sordum adam bana küfür etti. Ara Güler&#8217;in başına<br />
aynı şey gelse idi, bilin ki sinirlenmezdi bile. O adamı ilginç ve hoş bulurdu.<br />
Siz Ara Güler&#8217;i eleştirirken anlayamadığınız, duygusunu yaşamadığınız bir yaşam tarzını eleştiriyorsunuz aslında. Çünkü sizin kurallarınız<br />
var, onun ise yok. O canının istediğini yapıyor, siz ise başkalarının istediğini. Ve sonra kalkıp, onun konuşmalarını ipe sapa gelmez şeyler<br />
olarak yorumluyor ve eleştiriyorsunuz. Arkadaşlar, marjinal insanlardan beklediğiniz sözleri duyamazsınız.<br />
Onların sözlerini olduğu gibi alırsanız çok ama çok yanılırsınız. Sözlerinin ardındaki gizli anlamları anlayamazsınız.<br />
Dijital fotoğrafçılıkla ilgili hiçbirşey bilmiyor demiş bir arkadaşımız. Bunu derken, içinde bir fotoğrafçının eski yeni, teknolojik, son moda,<br />
eski moda her türlü yenilikten haberdar olması gerektiği inancını taşıyor. Ama siz gidin bunu Ara Güler&#8217;e söyleyin. Dinler mi sizi, acaba<br />
ipler mi? Onun dijital fotoğrafçılıkla bir derdi tasası yok ki. Umurunda değil ki. Kendini bilmek zorunda hissetmiyor ki. O bilmemkac<br />
megapikseli çıkmış deyip Sirkeci&#8217;ye koşmuyor ki. O koşanlar sadece fotoğraf makinası aşığı olurlar ama kendileri bir hiç. Oysa sanatçı<br />
bildiğini okur. Marjinal insanları anlamak ve eleştirmek için, onun yaşam sanatını da anlamak gerekiyor. Yoksa sizin burada söyledikleriniz<br />
sinek vızıltısı gibidir. Öyle kendinizi, hayatınızı garantiye alıp, büyük bir yüreksizlikle yaşıyorsanız o zaman size susup oturmak düşer. </p>
<p>Ara Güler onunla konuşmak istediğinde, sana küfür etti yanından kovdu diye cesaretini kaybediyorsan sen zaten bu işi yapamazsın.<br />
Nice böyle kovulan şarkıcı da vardır ama pes etmeyip yükselip en  tepeye çıkmışlardır. Ama bu onların yaşam gücü, yaşam sanatı ve<br />
marjinalliklerinden kaynaklanır. En ufak höt&#8217;te oturup pısan birinden beklenmeyecek bir güç. Sizin gibi bizim gibi kişiler<br />
ancak onların yaptıklarını konuşur, eleştirir ve yine konuşuruz. Onlar ise yaşamaya devam eder.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A. Murat Eren</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-3016</link>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 00:21:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-3016</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Belgesel fotoğraf, Ara Güler’in söylediğinin tam aksine- öyle karanlık oda numaralarına, hatta çoğu kez kurgulamaya da gerek kalmadan - yalan da söyleyebildiği için en büyük propaganda araçlarından biri olmuştur.&lt;/blockquote&gt;

Ara Güler de onun farkında aslında: http://www.meren.org/blog/2008/09/bilelim-ogrenelim/

&lt;blockquote&gt;Nihayet kimseye hesap vermedek zorunda olmadıklarını farkederek özgürleşiyorlar. Belki de “60 yıl çalıştım, ortaya koyduklarımdan bir şey anlamadın da şimdi ağzımdan çıkacak iki laftan mı icazet alacaksın” demeye getiriyorlar. Onların bu müdanasız hallerinden, kabalıklarının altında mutlaka göz kırpan muziplikten hoşlanıyorum. Ve onların bu tercihine saygı duyuyorum.&lt;/blockquote&gt;

Burada saygı duyacak bir şey göremiyor olmam bir şeyi değiştirmiyor ve ben de sizin bu tercihe saygı duymanıza yürekten saygı duyuyorum. Ben kimseye hesap vermek zorunda olmadığımı bilmek için 60 yaşımı beklemeye niyetli olmadığım için onların bu cahil muzipliklerini uygun bir muziplik seviyesinde eleştirmekte bir sakınca görmüyorum. Burada hedef Ara Güler de değil nitekim, onu tabu haline getirmiş insanlar. Ara Güler gelip burayı okur da alınırsa, &quot;senin mikrop diye tanımladığın fotoğrafçılardan daha çok kırıldığın kısmı ne kadar onu söyle, o kadarı için özür dileyeyim&quot; derim kendisine.

Bir yerde &quot;&lt;i&gt;bugün söyledikleri sözler benim fotoğrafa bakış açımı etkilemiyor, ancak bugüne bıraktıkları işler mutlaka etkiliyor&lt;/i&gt;&quot; demişsiniz. Zaten bu yazının muhatabı siz ya da sizin seviyenizdeki insanlar değil (bunu sizin de bildiğinizi biliyorum, sadece arkamızdan bu yorumu okuyacaklar için not düşmek istedim). Bu yazının muhatabı daha çok tutunacak hiç bir şey bulamayınca bu güne bıraktığı işlerden haberdar olmadığı kişilerin sözlerinin peşine takılıp önüne gelen fotoğrafçıya yol yordam öğretmeye kalkan dalkavuklar... Yorumları okursanız yukarıda da var bir kaç tanesi.

&lt;blockquote&gt;(...) sadece fotoğraf çekmiş ve bu fotoğraflarla varolmuş birinin sözlerine - bu sözler fotoğrafçılık üzerine bile olsa - bu kadar sert saldırdığınızda, - kusura bakmayın ama - ucuz kahramanlık olarak görülmesi normaldir.&lt;/blockquote&gt;

Kusura bakacak bir şey yok, neyin, kim tarafından ucuz kahramanlık olarak görülmesinin normal olabileceğini ben de biliyorum. Bir argümanı mantık sınırları dahilinde savunmaktan aciz kişiler beni beni ucuz kahraman olarak lanse edecek diye söylediklerime çeki düzen vereceksem hiç bir şey yazmayayım.

İnsanların üslubunu söylediklerinin önüne koyan zihniyetle tartışmanın kıymetsizliğini öğreneli uzun zaman oluyor. Bu tavrım kimi zaman sözlerimin gereğinden daha az insan tarafından doğru şekilde anlaşılmasına vesile oluyor, onun da farkındayım (siz bile yorumunuzda yazı içerisinde üstüne basa basa belirttiğim şeyleri tekrar etmişsiniz yorumunuzda). Üslubunu pek iyi ayarlayabilen bir insan olduğumu düşünüyorum, iki Ara Güler sözü ezberleyip her gördüğü tartışmaya filozof edası ile giren kişiler bunu fark etmese de olur.


Sevgiler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Belgesel fotoğraf, Ara Güler’in söylediğinin tam aksine- öyle karanlık oda numaralarına, hatta çoğu kez kurgulamaya da gerek kalmadan &#8211; yalan da söyleyebildiği için en büyük propaganda araçlarından biri olmuştur.</p></blockquote>
<p>Ara Güler de onun farkında aslında: <a href="http://www.meren.org/blog/2008/09/bilelim-ogrenelim/" rel="nofollow">http://www.meren.org/blog/2008/09/bilelim-ogrenelim/</a></p>
<blockquote><p>Nihayet kimseye hesap vermedek zorunda olmadıklarını farkederek özgürleşiyorlar. Belki de “60 yıl çalıştım, ortaya koyduklarımdan bir şey anlamadın da şimdi ağzımdan çıkacak iki laftan mı icazet alacaksın” demeye getiriyorlar. Onların bu müdanasız hallerinden, kabalıklarının altında mutlaka göz kırpan muziplikten hoşlanıyorum. Ve onların bu tercihine saygı duyuyorum.</p></blockquote>
<p>Burada saygı duyacak bir şey göremiyor olmam bir şeyi değiştirmiyor ve ben de sizin bu tercihe saygı duymanıza yürekten saygı duyuyorum. Ben kimseye hesap vermek zorunda olmadığımı bilmek için 60 yaşımı beklemeye niyetli olmadığım için onların bu cahil muzipliklerini uygun bir muziplik seviyesinde eleştirmekte bir sakınca görmüyorum. Burada hedef Ara Güler de değil nitekim, onu tabu haline getirmiş insanlar. Ara Güler gelip burayı okur da alınırsa, &#8220;senin mikrop diye tanımladığın fotoğrafçılardan daha çok kırıldığın kısmı ne kadar onu söyle, o kadarı için özür dileyeyim&#8221; derim kendisine.</p>
<p>Bir yerde &#8220;<i>bugün söyledikleri sözler benim fotoğrafa bakış açımı etkilemiyor, ancak bugüne bıraktıkları işler mutlaka etkiliyor</i>&#8221; demişsiniz. Zaten bu yazının muhatabı siz ya da sizin seviyenizdeki insanlar değil (bunu sizin de bildiğinizi biliyorum, sadece arkamızdan bu yorumu okuyacaklar için not düşmek istedim). Bu yazının muhatabı daha çok tutunacak hiç bir şey bulamayınca bu güne bıraktığı işlerden haberdar olmadığı kişilerin sözlerinin peşine takılıp önüne gelen fotoğrafçıya yol yordam öğretmeye kalkan dalkavuklar&#8230; Yorumları okursanız yukarıda da var bir kaç tanesi.</p>
<blockquote><p>(&#8230;) sadece fotoğraf çekmiş ve bu fotoğraflarla varolmuş birinin sözlerine &#8211; bu sözler fotoğrafçılık üzerine bile olsa &#8211; bu kadar sert saldırdığınızda, &#8211; kusura bakmayın ama &#8211; ucuz kahramanlık olarak görülmesi normaldir.</p></blockquote>
<p>Kusura bakacak bir şey yok, neyin, kim tarafından ucuz kahramanlık olarak görülmesinin normal olabileceğini ben de biliyorum. Bir argümanı mantık sınırları dahilinde savunmaktan aciz kişiler beni beni ucuz kahraman olarak lanse edecek diye söylediklerime çeki düzen vereceksem hiç bir şey yazmayayım.</p>
<p>İnsanların üslubunu söylediklerinin önüne koyan zihniyetle tartışmanın kıymetsizliğini öğreneli uzun zaman oluyor. Bu tavrım kimi zaman sözlerimin gereğinden daha az insan tarafından doğru şekilde anlaşılmasına vesile oluyor, onun da farkındayım (siz bile yorumunuzda yazı içerisinde üstüne basa basa belirttiğim şeyleri tekrar etmişsiniz yorumunuzda). Üslubunu pek iyi ayarlayabilen bir insan olduğumu düşünüyorum, iki Ara Güler sözü ezberleyip her gördüğü tartışmaya filozof edası ile giren kişiler bunu fark etmese de olur.</p>
<p>Sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Volkan Ersoy</title>
		<link>http://meren.org/blog/2006/09/ara-guleri-sevmiyorum/comment-page-1/#comment-3015</link>
		<dc:creator>Volkan Ersoy</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 23:19:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.subjektif.org/blog/?p=16#comment-3015</guid>
		<description>Fotoğrafın sanat olup olmadığı konusunda Nazif Topçuoğlu&#039;nun görüşünü benimsiyorum: En azından sanatsal öğeler barındırıyor. Ara Güler&#039;in fotoğrafın salt belgelediği, tarihi kaydettiği görüşüne de katılmıyorum. Zira fotoğraf sınırları olan bir karedir, fotoğrafçı o karenin içine dahil ettikleri ve dışarıda bıraktıklarıyla tarihi olduğundan farklı bir biçimde yansıtabilir, bir öğenin, belli bir duygunun altını çizebilir. Fotoğrafçı gerçeğin istediği kısmını kadrajına alır. Bu anlamda Zheng Çin&#039;i mutsuz, bitkin ve depresif insanların ülkesi olarak da gösterebilir, muhteşem bir tarih ve kültüre sahip, enerjik, çalışkan, yeni dünya liderini yaratan insanların ülkesi olarak da. Belgesel fotoğraf, Ara Güler&#039;in söylediğinin tam aksine- öyle karanlık oda numaralarına, hatta çoğu kez kurgulamaya da gerek kalmadan - yalan da söyleyebildiği için en büyük propaganda araçlarından biri olmuştur. Ama aynı zamanda bir duyguyu, insana dair olanı da yansıtabilmesiyle bir sanattır. 

Öte yandan tüm bunlar benim Ara Güler&#039;e duyduğum saygıyı değiştirmez. Evet, Ara Güler nobran, nadan bir ihtiyardır. Oturduğu restoranda yanına yaklaşan gençleri tersler, heveslerini kırar, ünlü bir Avrupalı yönetmenin bir film sahnesinin kendi fotoğraflarından birini andırdığını söylediğinizde &quot;benden araklamıştır pezevenk&quot; diyecek kadar ileri gider. Ancak Ara Güler gibi çok işler başarmış ve işinin en iyisi olmuş kişilerin yaşlanınca böyle muzipçe bir terslik tavrı takındığına sıkça tanık oluyorum. Artık yaşamlarının son deminde, bu kadar görmüş geçirmişlikle istedikleri tersliği yapma lüksünü kendilerinde görüyorlar. Nihayet kimseye hesap vermedek zorunda olmadıklarını farkederek özgürleşiyorlar. Belki de &quot;60 yıl çalıştım, ortaya koyduklarımdan bir şey anlamadın da şimdi ağzımdan çıkacak iki laftan mı icazet alacaksın&quot; demeye getiriyorlar. Onların bu müdanasız hallerinden, kabalıklarının altında mutlaka göz kırpan muziplikten hoşlanıyorum. Ve onların bu tercihine saygı duyuyorum. Elbette aynı nedenle bugün söyledikleri sözler benim fotoğrafa bakış açımı etkilemiyor, ancak bugüne bıraktıkları işler mutlaka etkiliyor. Bu tarihi yaratanların işlerini öğrenmeden ve bu işlerden dolayı - sözlerinden dolayı değil - onlara saygı göstermeden &quot;ben oldum&quot; denilemeyeceğini düşünüyorum. Aynı şey tüm sanatçılar - ressamlar, yazarlar, şairler - için de geçerli. Baktığınızda mükemmel insan bulamazsınız, hepsinin kusurları olmuştur.  &quot;Bu kadar büyük insanlar&quot; gerçekten &quot;bu kadar içi boş laflar&quot; edebilmiştir. Ezra Pound, T.S Eliott gibi şairlerin ideolojilerinde sakatlık vardır, Dali sanatını iyice ticarete dökmüştür, en sevdiğim yazar Lawrence Durrell Türk düşmanıdır, Althusser karısını boğmuştur vs. vs. Ancak onları büyük kılan kusurları değil, yaptıkları işlerdir. 

Ayrıca siz &quot;Ara Güler&#039;i Sevmiyorum&quot; dediğinizde tepki gelmesi normaldir, çünkü bu isim fotoğrafçılıkla özdeşleşmiştir, fotoğraf üzerine bir blogda da bu lafı ettiğinizde doğrudan &quot;Ara Güler&#039;in Fotoğrafını Sevmiyorum&quot; olarak, Ara Güler fotoğrafına bir saldırı olarak alınır. &quot;Ara Güler&#039;in kişiliğini ve sözlerini sevmiyorum&quot; olarak değil. Ve kendini asla bir fotoğraf kuramcısı olarak tanımlamamış, sadece fotoğraf çekmiş ve bu fotoğraflarla varolmuş birinin sözlerine - bu sözler fotoğrafçılık üzerine bile olsa - bu kadar sert saldırdığınızda, - kusura bakmayın ama - ucuz kahramanlık olarak görülmesi normaldir. Kendisi isim yapmış bir fotoğrafçı olup da Ara Güler&#039;in fotoğrafçılık üzerine görüşlerine katılmayanlar - örneğin Nazif Topçuoğlu - eleştirilerini daha yumuşakça, daha hoşgörüyle ve ustanın da hakkını vererek dile getirirken, bu sert çıkışın bir anlamı yok. Çünkü Ara Güler&#039;in fotoğrafçılık üzerine &quot;saçmalıyor&quot; olmasının bir anlamı yok, fotoğraflarının anlamı yetiyor. 

Nazif Topçuoğlu örneğini verirken başkalarının yaptığı gibi &quot;önce Ara Güler kadar fotoğraf çekin de...&quot; demeye getirmiyorum, bir üslup meselesinden bahsediyorum. Fotoğraf üzerine düşünmek için fotoğrafçı olmaya bile gerek yoktur. Örneğin Susan Sontag fotoğraf üzerine fotoğrafçıların hazmetmesi zor gibi görünen sözler söylemiştir, ama kişisel saldırılarda bulunmamıştır. (ABD&#039;nin ünlü fotoğrafçılarından Annie Leibovitz&#039;in dostu - hatta sevgilisi - olarak da biliniyor. Sontag&#039;ın fotoğraf üzerine yazdıklarından alınacak biri olsa önce Leibovitz alınırdı.) Fotoğrafla yakından ilgilenen bir amatör olarak Sontag&#039;ın sözlerine değer veriyorum, Ara Güler&#039;in sözlerinin üzerinde ise pek durmuyorum. Ara Güler&#039;in fotoğraflarını ise onun kişiliğinden bağımsız olarak seviyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğrafın sanat olup olmadığı konusunda Nazif Topçuoğlu&#8217;nun görüşünü benimsiyorum: En azından sanatsal öğeler barındırıyor. Ara Güler&#8217;in fotoğrafın salt belgelediği, tarihi kaydettiği görüşüne de katılmıyorum. Zira fotoğraf sınırları olan bir karedir, fotoğrafçı o karenin içine dahil ettikleri ve dışarıda bıraktıklarıyla tarihi olduğundan farklı bir biçimde yansıtabilir, bir öğenin, belli bir duygunun altını çizebilir. Fotoğrafçı gerçeğin istediği kısmını kadrajına alır. Bu anlamda Zheng Çin&#8217;i mutsuz, bitkin ve depresif insanların ülkesi olarak da gösterebilir, muhteşem bir tarih ve kültüre sahip, enerjik, çalışkan, yeni dünya liderini yaratan insanların ülkesi olarak da. Belgesel fotoğraf, Ara Güler&#8217;in söylediğinin tam aksine- öyle karanlık oda numaralarına, hatta çoğu kez kurgulamaya da gerek kalmadan &#8211; yalan da söyleyebildiği için en büyük propaganda araçlarından biri olmuştur. Ama aynı zamanda bir duyguyu, insana dair olanı da yansıtabilmesiyle bir sanattır. </p>
<p>Öte yandan tüm bunlar benim Ara Güler&#8217;e duyduğum saygıyı değiştirmez. Evet, Ara Güler nobran, nadan bir ihtiyardır. Oturduğu restoranda yanına yaklaşan gençleri tersler, heveslerini kırar, ünlü bir Avrupalı yönetmenin bir film sahnesinin kendi fotoğraflarından birini andırdığını söylediğinizde &#8220;benden araklamıştır pezevenk&#8221; diyecek kadar ileri gider. Ancak Ara Güler gibi çok işler başarmış ve işinin en iyisi olmuş kişilerin yaşlanınca böyle muzipçe bir terslik tavrı takındığına sıkça tanık oluyorum. Artık yaşamlarının son deminde, bu kadar görmüş geçirmişlikle istedikleri tersliği yapma lüksünü kendilerinde görüyorlar. Nihayet kimseye hesap vermedek zorunda olmadıklarını farkederek özgürleşiyorlar. Belki de &#8220;60 yıl çalıştım, ortaya koyduklarımdan bir şey anlamadın da şimdi ağzımdan çıkacak iki laftan mı icazet alacaksın&#8221; demeye getiriyorlar. Onların bu müdanasız hallerinden, kabalıklarının altında mutlaka göz kırpan muziplikten hoşlanıyorum. Ve onların bu tercihine saygı duyuyorum. Elbette aynı nedenle bugün söyledikleri sözler benim fotoğrafa bakış açımı etkilemiyor, ancak bugüne bıraktıkları işler mutlaka etkiliyor. Bu tarihi yaratanların işlerini öğrenmeden ve bu işlerden dolayı &#8211; sözlerinden dolayı değil &#8211; onlara saygı göstermeden &#8220;ben oldum&#8221; denilemeyeceğini düşünüyorum. Aynı şey tüm sanatçılar &#8211; ressamlar, yazarlar, şairler &#8211; için de geçerli. Baktığınızda mükemmel insan bulamazsınız, hepsinin kusurları olmuştur.  &#8220;Bu kadar büyük insanlar&#8221; gerçekten &#8220;bu kadar içi boş laflar&#8221; edebilmiştir. Ezra Pound, T.S Eliott gibi şairlerin ideolojilerinde sakatlık vardır, Dali sanatını iyice ticarete dökmüştür, en sevdiğim yazar Lawrence Durrell Türk düşmanıdır, Althusser karısını boğmuştur vs. vs. Ancak onları büyük kılan kusurları değil, yaptıkları işlerdir. </p>
<p>Ayrıca siz &#8220;Ara Güler&#8217;i Sevmiyorum&#8221; dediğinizde tepki gelmesi normaldir, çünkü bu isim fotoğrafçılıkla özdeşleşmiştir, fotoğraf üzerine bir blogda da bu lafı ettiğinizde doğrudan &#8220;Ara Güler&#8217;in Fotoğrafını Sevmiyorum&#8221; olarak, Ara Güler fotoğrafına bir saldırı olarak alınır. &#8220;Ara Güler&#8217;in kişiliğini ve sözlerini sevmiyorum&#8221; olarak değil. Ve kendini asla bir fotoğraf kuramcısı olarak tanımlamamış, sadece fotoğraf çekmiş ve bu fotoğraflarla varolmuş birinin sözlerine &#8211; bu sözler fotoğrafçılık üzerine bile olsa &#8211; bu kadar sert saldırdığınızda, &#8211; kusura bakmayın ama &#8211; ucuz kahramanlık olarak görülmesi normaldir. Kendisi isim yapmış bir fotoğrafçı olup da Ara Güler&#8217;in fotoğrafçılık üzerine görüşlerine katılmayanlar &#8211; örneğin Nazif Topçuoğlu &#8211; eleştirilerini daha yumuşakça, daha hoşgörüyle ve ustanın da hakkını vererek dile getirirken, bu sert çıkışın bir anlamı yok. Çünkü Ara Güler&#8217;in fotoğrafçılık üzerine &#8220;saçmalıyor&#8221; olmasının bir anlamı yok, fotoğraflarının anlamı yetiyor. </p>
<p>Nazif Topçuoğlu örneğini verirken başkalarının yaptığı gibi &#8220;önce Ara Güler kadar fotoğraf çekin de&#8230;&#8221; demeye getirmiyorum, bir üslup meselesinden bahsediyorum. Fotoğraf üzerine düşünmek için fotoğrafçı olmaya bile gerek yoktur. Örneğin Susan Sontag fotoğraf üzerine fotoğrafçıların hazmetmesi zor gibi görünen sözler söylemiştir, ama kişisel saldırılarda bulunmamıştır. (ABD&#8217;nin ünlü fotoğrafçılarından Annie Leibovitz&#8217;in dostu &#8211; hatta sevgilisi &#8211; olarak da biliniyor. Sontag&#8217;ın fotoğraf üzerine yazdıklarından alınacak biri olsa önce Leibovitz alınırdı.) Fotoğrafla yakından ilgilenen bir amatör olarak Sontag&#8217;ın sözlerine değer veriyorum, Ara Güler&#8217;in sözlerinin üzerinde ise pek durmuyorum. Ara Güler&#8217;in fotoğraflarını ise onun kişiliğinden bağımsız olarak seviyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
