Son zamanlarda fotoğraf paylaşım sitelerinin vurdumduymazlığından, adamsendeciliğinden ve yüzeyselliğinden çok bunalmış bir kaç arkadaş bir e-posta listesi açmaya karar verdik. Fotoğraf göndermek, fotoğraflar hakkında atıp tutmak, entel sohbetleri tabir edilebileceklerin de dahil olduğu çeşitli seviyelerde iletişim kurmak ve kaygısızca paylaşmak amacı ile. E-posta listemizin adı da pek afilli: Daguerreotype ;)

Ben de dün tam akşam üzeri tam olarak 29 55′ 52.09″ N 90 08′ 06.83″ W koordinatlarında, Mississippi kenarında fotoğraf makinem ile güneşin batışını seyrediyordum. Eve geldiğimde, çektiğim fotoğrafı Daguerreotype’a gönderdim:

Koray Löker‘in değindiği bir nokta daha önce hayal meyal düşündüğüm bir şeyleri kafamda biraz daha toparlamama ve yazıvermeme vesile oldu. Burada da paylaşayım, Google arşivlesin, belki bir gün bir şeyler arayan birilerinin “hmmm” demesine vesile olur.

Konu: [daguerreotype] Re: Mississippi..

Gönderen: “A. Murat Eren”

Alıcı: daguerreotype

Tarih: Thu Sep 28 11:51:53 2006

Hola,

On Thursday 28 September 2006 02:57, Koray Löker wrote:

Senin kamuyla paylaştığın hiçbir fotoğrafında görmediğim kadar çok şey var

fotoğrafın içinde… Gürültülü denebilecek cinsten… Deneme mi, öylesine

çektin ben lüzumsuz fotokritikleşiyor muyum?

Yok deneme değil, öylesine de çekmedim :) Yalnız harika bir tespit yapmışsın,

teşekkür ederim.

Madem sormuş Koray, ben de bu gürültü mevzusu ile ilgili kendi fikirlerimi

unutmayayım diye yazmak istiyorum aklıma gelmişlerken*.

Bence vizörden izlenen stream içinden aynayı kaldırmak yolu ile *seçilen* her

kare fotoğrafçının ahenk anlayışını barındırır öyle veya böyle (yog yeee).

Gürültü ile ne yapacağı da elbette fotoğrafçının seçimidir.. Bununla başa

çıkmak için hem optik hem de teknik (kompozisyon, kadraj gibi) bir

çok yol mevcut. Son zamanlarda benim yapmaya çalıştığım şey anlatım yükünü

optikten alıp daha çok tekniğe kaydırmak :)

Bunu yapmaya çalışmamın iki sebebi var. Birincisi yeterince para ayırırsan bu

yükü optiğin her geçen gün daha iyi taşır, fakat tekniğin gelişmesini ve

oturmasını para ile satın alamazsın. İkincisi gürültü ile başa çıkmayı teknik

ile çözmüş kişilerin fotoğrafları benim hitap etmek istediğim insanlara daha

çok hitap ediyor bence.

Bir konuyu kadraj içerisinde yaşatabilmek için bir çeşit izolasyon gerekli

muhakkak, en başta “geri kalan hiç bir şeyi kadraja almayarak” bir izolasyon

yaratıyoruz zaten çekerken. Bunun ötesinde bir fotoğrafın fotoğrafçının

istediği gibi görünmesi, onun istediğini göstermesi için perspektif, ışık, alan

derinliği gibi kavramlar var elde. Fakat hepsini bir kenara bırakırsak

izolasyon için en ilkel ve kullanımı en kolay yöntem fokal uzaklığı yüksek

tutmak. Mesela benim bir çok fotoğrafta yaptığım gibi 300mm. objektifi

makineye takıp dışarı fırlamak..

Ben izolasyonu çok ilkel bir seviyeye düşürüp herkesin aniden sevebileceği ve

anlayabileceği kararlılıkta ve insanların bir bakışta bitirebileceği

sadelikte fotoğraflar çekmekten vaz geçtim artık (300mm. objektifim bir

kenarda tozlanıyor).

Evet o fotoğraf gerçekten gürültülü. Merih var, Ay var, teller, direkler,

otlar, ağaç, nehir, bulutlar filan falan var. Elinde böyle geniş açı bir

objektif olunca bütün bunları bir gönlündeki gibi fotoğraf içerisine

yerleştirmek bu sırada da asıl konuyu unutmamak zorlaşıyor tabi. Bu fotoğrafı

çekmek için santimetre hesabı yapmam ve sırt üstü yere yatmam gerekti :)

Fakat her baktığımda daha çok beğeniyorum. Asıl güzel olanı sen de bir daha

bakarsan daha çok beğeneceksin :)

Objektif karmaşasından kurtuldum, gürültüyü dışarda bırakmak yerine dize

getirmeye çalışıyorum işin özünde..

Anlatabildim mi bilemiyorum..

Bu arada aslında şu hayatta benim çekmeyi istediğim fotoğraflardan birisi

değil bu. Fakat sırf çekmeyi istediğim fotoğraflar etrafımda yok diye ketum

takılıp hiç bir şey çekmeden beklemekten de ayrıca sıkıldım.

ışığın bol ola ;)

Bilmukabele,

  • This “primitive ideas about photography” article is a stub. Probably you

can help people by expanding it.

– — — — — — — — — — — — — –

A. Murat Eren

http://cekirdek.pardus.org.tr/~meren/

Pub Key ID: 0x527D7293

http://meren.org/

– — — — — — — — — — — — — –

Öte yandan sessiz ve derinden ilerleyen “Fotoğrafı Anlamak” isimli projemizde hareketlenmeler başladı. Ali Baydaş “2 hafta sonra geliyorum” dedi, bu da demek oluyor ki 1 aya kadar yeni bir sürümümüzü yayınlamış olacağız.

Not: Daguerreotype ebediyen üyeliğe kapalı kalacak dahi olsa, ben arada bir varılan güzel tespitleri ve kimi düşünceleri günlüğümde yayınlarsam kimse kızmaz sanırım.