İzmir’deki Ev
23/06/2007, 18:15
Vize değişikliği için gittiğim Türkiye’de 3 hafta kalmayı planlarken 4 ay kalmam gerekti, bu uzun aranın ardından yeniden New Orleans’tayım. Tüm takip edenlere, yeniden merhabalar..
Doktora ile ilgili çalışmalarımın iyice yoğunlaşacağı ve fotoğraf ile ilgili yazmaya pek daha az vakit bulabileceğim bir döneme giriyor olmama rağmen fotoğrafa hak ettiği değeri vermeye çalışmayı düşünüyorum. Bu konuda taviz vermeden ve bahaneler üretmeden ne kadar dayanabileceğimi ben de merak ediyorum aslında. Göreceğiz bakalım.
Türkiye’de olma fırsatını değerlendirip annemin yanında, çocukluğumun uzun sayılabilecek bir kısmının geçtiği evde kaldım. Çocukluk hatıralarını canlandıran ve onları hatırlatan ayrıntılar ve o ayrıntıların artık ne kadar azalmış olduğunu fark edişim yılların geçiyor olduğunu bir kez daha hatırlattı bana (yazar bu klişe cümle nedeniyle okurlarından özür diler). Artık yaşlanıyor olduğum gerçeğini kabullenmem, buna alışmam için kaç kere daha hatırlatılması gerekiyor bilmiyorum. Artık şaşırmaktan bıktım sayılır. Hatta şaşırmaktan o kadar bıktım ki bir gün gerascophobia (yaşlanma fobisi) tedavisi görmem gerekirse buna dahi şaşırmayacağım.
Evde geçirdiğim süre boyunca o ev ile ilgili hatırladığım en kuvvetli ayrıntıların -kalanlarının- fotoğrafını çekmeye çalıştım. Hem de Türkiye’den çok ucuza aldığım ikinci el Nikkor-P lensim, D200 kameram ve bu ikisini birleştirip yaptığım tilt-shift düzeneği ile. İşte bir kaç tanesi:

Pencereden görünen
Oyun Parkı

Baba
Giriş



June 25th, 2007 at 07:53
Fotoğraf paylaşım sitelerinden takip etmeye çalışarak sonra devamını göremeyince merakıma yenik düşmemek için unutmaya karar verdiğim çalışmanın devamını uzun zamandan bu yana güncellemediğiniz fotoğraf bloğunuzda görmek keyif verici. Kişinin hafızasına kazınan, hafif uçucu ve anlam yoğunluğu olan görüntüler, saygı duydum.
Orkun PINAR.
July 4th, 2007 at 03:47
nihayet… şükür kavuşturana…
February 28th, 2009 at 08:23
Az ve öz dedikleri bu olsa gerek.
güzel, çok güzel…
December 3rd, 2009 at 05:50
Siteniz, fotoğraflarınız, yazılarınız öyle bi güzel ki efendim ..
32 saattir ayakta olmama rağmen, şu müthiş uykuyu yaklaşık 1 saat reddetmemi sağladı.
Birşeyler yazmadan gitmek ayıp olur dedim.
Özelliklede ‘baba’ adlı fotoğraftaki duygu yoğunluğunu sezdikten sonra.
(Font bile güzel yahu)
December 3rd, 2009 at 08:38
Geçerken uğrayan, bir şeyler yazmadan gitmek istemeyenlerin verdiği ilham sağ olsun.
Uykuyu bekletmemek lazım ama. Bir yere kaçtığım yok :)
Selamlar.
May 3rd, 2010 at 17:07
Evka3 burası, cocukluğumun kasvetli günleri…
:)