Lomo, Lomography, Koray Löker

16/02/2009, 13:05

Asıl konuya girmeden evvel, bir kısmınızın zaten ne olduğunu bildiğini tahmin ettiğim lomo ile ilgili bir kaç şey yazmak istedim. Lomo, Rusya’dan, St. Petersburg’dan çıkma, optik kalitesizliğinden dolayı renk ve ışığı kafasına göre kaydeden ve beklenmedik sonuçlar veren analog bir fotoğraf makinesi. Lomo bir çok oyuncak fotoğraf makinesinden (toy camera) birisi fakat o da Holga gibi unutlmak yerine bir alt kültür olmayı başarmış durumda. Ekşi sözlükten referans vereyim, daha fazla öğrenmek isteyenler oradan devam etsinler. Nitekim Lomo hakkında söyleyebileceğim şeyler genel kültür ile sınırlı.


“Artvin 2″, © Koray Löker

Asıl duyurmak istediğim beni yıllar evvel lomo ile tanıştıran ve yukarıdaki fotoğrafın da sahibi olan Koray Löker’in fotoğraf ile ilgili yazılar yazmayı planladığı bir günlük sahibi olma planını hayata geçirmiş olması. Koray Löker’in ezberden uzak algısı ile şekillenen düşünceleri beni hep etkilemiştir, fotoğraf konusunda da durumun farklı olacağını zannetmiyorum. Lütfen takip edin, okuyun, tartışın: http://loker.radiobrecht.org/


“Tren 1″, © Koray Löker

“Lomo, Lomography, Koray Löker” için 16 yorum yapılmış.

  1. Haluk Enacar

    Her zamanki gibi çok öğretici.

    Katkıda bulunmak isterim;

    http://www.lomography.com

    Burada da iyi kaynaklar var. İlgilenenler için.

    Bir de manifestoları var lomocuların:

    1- Kameran heryerde seninle olsun.
    2- Gündüz veya Gece demeden deklanşöre basmaktan çekinme
    3- Lomography hayata burun sokma aracı değildir.
    4- Vizörden bakmadan aşağıdan çekmeyi dene. Ne çıkacak gör
    5- Mümkün olduğu kadar yakından çek
    6- Düşünmeden çek
    7- Hızlı ol
    8- Ne çekerken ne sonrasında çektiğini bilmek zorunda değilsin
    9- Kurallar seni bağlamaz.

  2. Koray

    Lomography gördüğüm en iyi pazarlama başarılarından birisi. Beş para etmez plastik çöplükleri birtakım manifesto giydirmeleriyle değer biçme yeteneğinden uzak yeni çağ gençliğine yüksek fiyatlarda yutturulması fenomeni. Kınadığım ama bir başarısını bir o kadar kıskandığım fenomen. Bir gün ben de böyle bir fikir bulurum da kısa sürede paraya para demem inşallah.

    Evet bariz hakaret ettim bu lomography akımına, ama ne yapayım, böyle düşünüyorum.

    K.

  3. A. Murat Eren

    Ne kimse “lomo’nuzu lomography.com’dan alıp kazıklanın” diyor ne de “bu konsepti icra etmek için lomo kullanmanız lazım” diyor, nitekim ortada bir ton toy camera var, hepsi de birbirinden leziz :)

    Pozitif’e çekip (negatif değil, pozitif) daha sonra da bunu normalde işlenmesi gereken e6 yerine standart c41 ile negatif filmmiş gibi işlerseniz lomo renklerindeki sıra dışılığı yakalarsınız. Bu çapraz işlemenin öncesine bir toy camera koyduğunuzda geometri ve ışık da kafasına göre takılmaya başlar. Bütün mevzu da bundan ibarettir.

    Yıllardır var olan bir konsept üzerinden birilerinin eşek yükü ile para yapmasına vesile olan cahiller var diye konseptin kendisine bok atmak pek ironik bence.

    Belki de sizin de içinde bulunduğunuz ciddi bir kitle eşleniği yıllardır var olan yazılımlara eşek yükü ile para ödüyor. Birileri de sizinle “değer biçme yeteneğinden uzak yeni çağ gençliği” diye dalga geçmesin sonra ;)

  4. Koray

    Lomography.com icat olmadan önce benzer konsept varmıştır tabi, ama ona da ‘lomography’ denmiyormuştur herhalde? Bütün olay bu fotoğraf tekniğinin bir sosyal ağ aracılığıyla pazarlanıp değer biçme yeteneğinden uzak yeni çağ gençliği tarafından tüketilmesi bence. Yoksa ne bir oyuncak makineyle derdim var, ne de bozuk renkli fotoğraflarla. Tam aksine, bravo diyorum, ben de bir gün böyle bir sosyal mühendislik harikası bir fikir vasıtasıyla eşek yüküyle para yapabilsem keşke. :-D

    Aldığım dizüstü bilgisayarlarda zoraki yüklü gelen işletim sistemleri ve yaptığım birkaç açık kod bağışı dışında bir yazılıma da para vermedim, kullandığım fotoğraf makinelerini hep üç kuruşa bozuk alıp tamir ettim, ve zamanında filmlerimi 50m’lik toptan rulolardan kendim sardım. Ekmeğimi böldüm de yedim, suyumu da kana kana içtim. :-) Buyursunlar dalga geçsinler…

    K.

  5. A. Murat Eren

    Eh, birisi de çıkar dizüstü bilgisayar almanızla dalga geçer mesela, ne bileyim ona göre evde yapması çok kolay filandır :)

    Üstteki pek güzel bir örnek olmasa da mevzuyu çekmeye çalıştığım nokta ile ilgili bir ipucu veriyordur sanırım. 2009 yılında yaşıyoruz, etrafımız uzun zamandan beri var olan fakat bizim haberdar olmamıza bir takım pazarlama taktiklerinin vesile olmuş olduğu ve kullandığımız bir sürü şey vardır çevremizde. Bir kısım insan için de lomo bu işte. Bana da komik geliyor Lomo gibi ya da Holga gibi makinelerin popüler kültürün bir parçası haline gelmiş olması yüzünden fahiş fiyatlarla alıcı bulması (yazıyı kısa kestim, yoksa bu mevzuya da değenicektim nitekim), fakat kendimin de muhakak başka konularda onların kolaycılığını yapıyor olduğumu tahmin ettiğimden ötürü okuduklarında sinir olacakları şeyler yazmıyorum. Mesele bundan ibaret, yoksa özde çok farklı bir şey düşünmüyoruz gördüğüm kadarı ile.

    Ha, dilerim siz de bir gün böyle bir sosyal mühendislik harikası fikir ile eşek yüküyle para kazanırsınız, o ayrı. Ama o zaman da sizin eşek yükü ile para kazanmanıza bozulanlara “kızmayın canlar” filan derim :)

  6. Koray

    Olur elbet, bir gün sıra bize de gelir. 15 dakikalık zenginlik bizi de vurur. :-)

    K.

  7. Löker

    Lomografi, sosyal ağ kavramı Türkiye’de kol boyundan fotoğraf çeken kızları meşhur etmeye başlamadan çok önce, sovyetler dağıldıktan yalnızca bir kaç sene sonra ortaya çıkmış bir akım.

    Lomoların üretildiği fabrikayı almak için, o makinaya has bir dil geliştirip, o şekilde çekilen sanat eserlerinin satışından fon oluşturma fikrini takiben manifesto üretiliyor. Sonrasında fabrikanın ürünlerinin aynı manifestoyla satılıyor olması lomografi, fotoğrafçılık vb. değil kapitalizm üzerine düşünmemizi gerektiren bir nokta kanımca.

    Lomografinin savunuculuğuna soyunacak değilim, zira gerçekten de bir pazarlama meselesi olarak ele alındığını düşünüyorum. Ne var ki, fotoğrafçılık kutsal bir şey, pazarlama falan ile hafifletilmesin gibi sığ bir bakış açısına teslim olmamak adına, aslında pazarlamanın da epey derinlikli olabileceğini düşünmek gerek…

    Bir makinaya haddinden fazla önem veriliyor diye kızıyorsanız, Lomo, zavallı sovyet vatandaşları onu oyuncak da değil, gerçek bir fotoğraf makinesi zannettiği yıllarda yaptığı sükse ile hala elit fotoğrafçıların baştacı kabul edilen Leica tarihçesine bir eğilmenizi öneririm. Tren kömür seçmez lafının karşılığını asla bulamadığı fotoğraf dünyasındaki fetişizmin en güzel örneğidir.

  8. Löker

    Beş para etmez plastik çöplükleri birtakım manifesto giydirmeleriyle değer biçme yeteneğinden uzak yeni çağ gençliğine yüksek fiyatlarda yutturulması fenomeni.

    Bu tip iddialı lafların da, içinde sanat üretimi olduğu iddia edilen hiç bir alanda kolay sarfedilmemesi gerektiğine inanırım. Bence biraz boyu geçmiş, boğulma tehlikesi var gibi görünüyor.

  9. Koray

    Lomoların üretildiği fabrikayı almak için, o makinaya has bir dil geliştirip, o şekilde çekilen sanat eserlerinin satışından fon oluşturma fikrini takiben manifesto üretiliyor. Sonrasında fabrikanın ürünlerinin aynı manifestoyla satılıyor olması lomografi, fotoğrafçılık vb. değil kapitalizm üzerine düşünmemizi gerektiren bir nokta kanımca.

    İşte ben de tam bundan bahsediyorum. Kimsenin sanatına laf ettiğim yok, ister Leica kullan, ister Lomo, istersen fon kartonundan ve gözlük camından kendi makineni yap, beni yormaz bu. İster beğenin, ister beğenmeyin: ben hala lomography ticarethanesinin beş para etmez plastik çöplükleri birtakım manifesto giydirmeleriyle değer biçme yeteneğinden uzak yeni çağ gençliğine yüksek fiyatlarda yutturulması fenomeninden ibaret olduğunu düşünüyorum.

    Her Lomo kullanıcısının bu yukarıdaki tanımımın altına girmesi elbette söz konusu değil. O Korayography yapsın, şu Alperography yapsın, bu Lökerography yapsın, ama bir ticarethane başkasının sanatı üzerinden prim yapmasın, yaptırmayalım, bence.

    Boyu geçen birşey yok, boğulma tehlikesi her an mevcuttur. :-)

    Neyse, işime gücüme döneyim, daha fazla yorum yok.

    K.

  10. Haluk Enacar

    Aslında çok basit.

    İlginizi çeker ya da çekmez. Bu bir reflekstir. Lomo tekniğiyle (doğru tabir mi bilmiyorum) yukarıda yazdığım manifestoya bağlı kalarak çekilmiş bir fotoğrafa baktığınızda birşeyler sizi yakalar ya da yakalamaz.

    Bu noktada ne yakalananlar kapitalist düzenin tuzağına düşmüş olur ne de yakalanmayanlar kurtulmuş. Çünkü bu planlı bir seçim değil , algınızın sizi zorladığı bir seçimdir.

    Lomo’ya gelene kadar , Her köşe başında insanları tüketmeye zorlayan o kadar çok somut olgu var ki. Internet paylaşımının getirdiği dayanılmaz sarhoşlukla “fotoğrafın” kendisi, “lomography” denilen ve buradaki tabirle beş para etmez ve manifesto giydirmeleriyle insanlara yutturulan fenomen’den çok daha tehlikeli bir tuzaktır.

    Dolayısıyla lomo’ya böyle yaklaşmanın sapı bırakıp püskülüyle uğraşmak olduğunu düşünüyorum Koray(Löker olmayanı).

    Ek olarak ben o plastik çöplüklere kalmadan DSLR’ıma 10-20 lensimi takıp yukarıdaki manifestoya uygun bir şeyler yapmayı denediğimde, çok eğleniyorum.

    Saygı ve Sevgilerimle.

  11. bora

    Amazonda 239 dolara satılıyor, inanılmaz!
    Ben bunları 90 larda Sovyetlerden getirip İzmir’de satardım
    evde temiz bir tane olacak
    hem de Sovyet yapımları daha kıymatliymiş :)
    Ben de Lomo’yu dijitaller çıkana kadar her zaman büyük bir zevkle kullandım.
    Enstanteneyi otomatik ayarlaması o zaman için ucuz makinelerde bulunmayan fantastik bir özellikti,

  12. Riggs

    Ben son 3 yildir Rusyada yasiyorum. Ilk ve tek Lomo LC-A mi da buradan, su an artik islevine son verilmis Vernisaj Bit pazarindan yaklasik 80 dolara aldim. Bu fiyat bile Rusya icin pahali ama moda olmustu bir kere ve saticilar da bunun farkinda. Makineyi burada bulana kadar bir kac analog makina satan dukkana sordugumda, satici amcalarin hemen hepsi suratima “salak misin sen?” manasiyla bakip, cevap vermeye bile tenezzul etmediler zira fotografla ilgilenen bir Rus icin Lomo LC-A bir oyuncak, fotograf makinesi degil. Bunu kullanan biri de ancak fotograftan anlamayan bir izibidi olabilir gorusundeler. Ama kafaya koymustum bir defa ve eger bir Lomo’yu anayurdunda alamayacaksam vay halime deyip, tum bu kinayeli bakis ve yorumlari sineye cekip en nihayetinde aldim. Alali 2 yil oluyor ve neden bu kadar sahip olmak istedigimin de cevabini bu 2 yil icinde acikcasi bulamadim. Evet cok portatif; bir gomlek cebine sigacak kadar kucuk, mekanigi sorunsuz, lens sacmasapan ama suprizi bol ama illa da Lomo illa da Lomo’luk bir durum yok. Buna vakifim artik.

    Gecen yaz tatile gidiyoruz, denize havuza giricez bir sualti foto serim olsun diye yine burada cek at olmayan, birden fazla kullanima izin veren bir makine aramaya basladim, kisa surede de buldum. 300 ruble yani 10 dolara Snap Sights marka platik bir sualti kamerasi aldim, bununla 3-4 makara cektim. Bu makaralardan bir ikisine Cross Process uyguladim, sonuclar gayet tatmin eidciydi – en azindan bu ucuzlukta bir makineden bekledigimden iyiydi. E madem boyle, bir arkadasimla mevzu ustune konustuk ettik zira onda da bu makineden vardi ve suna karar verdik ; madem makine uber plastik, yaklasik 100 gram agirliginda ve su gecirmez house olmaksizin da kullanilabiliyor, Xpro yiyince renkler cildiriyor, neden biz bunu gunluk makinemiz yapmayalim? Ben degil ama arkadasim baya bir kullandi bu sekilde ve hemen her makaraya cross process uyguladi. Sonuclar bir Lomo LC-A dan hic de farkli degildi.

    Baya bir kafa sisirdim, sonuca geliyorum ; maksat Xpro karelerle lomografiye hizmet etmek lakin bunu LOMO actionlari kullanarak dijital ortamda yapmamak ise; herhangi bir analog point & shoot kameraya Xpro yapabileceginiz bir film takarsaniz eger, nurtopu gibi Lomo fotograflariniz olmamasi isten degil. Sirf ayni nehirde yikanmak icin Cin kopyalarina 300 Eur bayilmanin bi manasi yok zira LC-A bu kadar edecek bir alet degil. Evet benim var ve “hadi len duduk! Madem oyleydi sen niye aldin?!” diye soran olursa, “Evet aldim guzel kardesim ama alternatifini de soyluyorum sana” derim. Sen almayasin diye ben aldim.

  13. pinkberry

    merhaba
    ben izmirde oturuyorum ,lomo almak istiyorum nerde bulurum bi fikriniz war mı?

  14. murat

    pinkberry bir iletisim adresi bıraksaydın..

  15. burcu

    merhabalar, ben de ankara’da oturuyorum, ankara yahut istanbul’dan nereden bulabilirm acaba lomo? yardımcı olursanız sevinirim=)

  16. selin

    merhaba lomom bozuldu ankaradayım çok çaresizim.

Bir yorum bırakın, şanınız yürüsün