Katalin & OC
28/06/2009, 14:55
Daha önceki yazılarımdan birisinde couch surfing denen müthiş oluşumdan bahsetmiş, Amerika’yı baştan başa yürüyerek geçen misafirimizin hikayesini anlatmıştım (bu arada kendisi yaklaşık 6500 kilometrelik seyahatini geçen haftalardan birisinde sağ salim bitirdi, yürüdüğü mesafe harita üzerinde yaklaşık olarak şöyle görünüyor).
Bu sabah havalimanına bıraktığımız misafirimiz Macaristan’dan bir konferans için gelmiş olan Katalin isimli bir hatun kişi idi.
Couch surfing üzerinden tanıştığımız her kişi yeni bir şey getirdi hayatımıza. Bir çok harika insan ile dost olduk, gittiğimizde kalacak yerimiz olan ülke sayısı arttı. Bir doktora öğrencisi olan Katalin’in de çok enteresan bir araştırma konusu vardı örneğin, yeni şeyler öğrenmenin sonu yok.
Onun burada geçirdiğim zaman zarfında neden bu güne kadar couch surfing üzerinden tanıştığımız insanlarla iligli bir projeye daha önce başlamadığımı düşünüp üzüldüm açıkçası. Zararın gerçekten neresinden dönülürse kâr olup olmadığını test etmek amacıyla Katalin ile bu projeye başlamaya karar verdim. Kafamdaki proje evimizde misafir ettiğimiz insanların portreleri, nereden gelip nereye gittikleri, ne ile meşgul oldukları ve onlardan neler öğrendiğimiz ile ilgili olacak. Şimdilik bir şey yazmayacağım ama şöyle 9-10 kişi olduğunda yayınlarım herhalde.
Bu arada Katalin’in portresini koyabilirim ama:
![]() |
Bu arada Katalin gelirken bize bir çıkartma getirmiş. Hani şu üzerinde ülke kodları olan ve arabalara yapıştırılan çıkartmalardan. Öğrendik üzerinde OC yazan bı çıkartma Budapeşte’deki sanatçı bir arkadaşı olan Sári’nin devam eden bir sanat projesinin parçasıymış ve OC “Other Country” (“diğer ülke”) anlamına geliyormuş.
“Bunu arabana yapıştırdığın zaman Sári’nin sergisinde kullanması için bir fotoğrafını çekmem gerekli” dediğinde gözlerim parladı. Kati’nin elindeki point-and-shoot fotoğraf makinesine bakıp “istersen ben de bir fotoğrafını çekerim, hoşuna giderse onu gönderebiliriz” dedim.
Bir lab dönüşü de aşağıdaki iki fotoğrafı çektim:
![]() |
İkisini de beğendim, fakat bu daha çok hoşuma gitti sanırım:
![]() |
Kati fotoğrafları görünce çok beğendi ve hemen Sári’ye gönderdik.
Velhasılı Avrupa’daki bir sanat sergisinde bu fotoğraflardan birisinin boy göstermesi çok muhtemel… Evinde birisini misafir ediyorsun, bir de bakıyorsun Avrupa’da bir sanat projesinin ucundan da olsa parçası olmuşsun. Gel de couch surfing’in hastası olma şimdi.
Tags: Couch Surfing, misafir, proje






June 28th, 2009 at 16:02
“Other country” projesi hakkında detaylı bilgi alabileceğimiz bir yer var mı acaba? Nedir, ne değildir merak ettim yazınızı okuyunca :)
June 28th, 2009 at 16:28
Açıkçası ben de detayları net olarak bilmiyorum henüz. Sári ayrıntıları gönderdiğinde ben de yazıyı güncelleyeceğim, size de haber veririm madem merak ettiniz :)
June 29th, 2009 at 02:54
“6500 kilometrelik seyahatini geçen haftalardan birisinde sağ salim bitirdi”
Türkiye’de olsa yol tarif edeni çok olurdu. Bknz: Arabesk filmi, gösterelimmmm anaaaam! sahnesi :))
İlk fotoğraf çok daha güzel bence. Bence tabi…
Couchsurfing olayını tv’de bir teknoloji programında tanıtırlarken farkettim. Girip üye de oldum. Ama çok da aktif olamadım açıkçası. Türkiye’de erkekler tarafından sömürülmesine açık gibi :)) hele bu konuya benzer bir vkontakte.ru efsanesi vardırki, hayli ilginç bir efsane. Kimse nedenini bilmiyor ama Türkiye’den hiç bir şekilde vkontakte.ru’ya giremiyorsun. Bu arada vkontakte.ru Rusların facebook’u. Ben iphone ile girip üye olmuştum. Merak işte. Facebook’tan daha eğlenceli diyebilirim :)))
Konuyla ilgili olarak ilgini çerkerse olayın gizemi hakkında yorumlar var http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=vkontakte (13. yorum oldukça komik)
June 29th, 2009 at 10:16
Bana da ilk bakışta o gibi gelmişti ama bu fotoğraflar OC’nin reklamını yapmak için ya sonuçta, OC konseptinin Louisiana eyaletinin yollarında da fink attığını göstermek açısından ikinci fotoğraf biraz daha fazla bilgi barındırıyor içinde, o açıdan (mesela plaka gibi :p).
Öldüm gülmekten :)
Fakat şimdi gidip kontrol ettim, Türkiye’den baya eli yüzü düzgün, her büyük şehirde bu işi doğru yaptığı belli olan 15-20 kişi var neredeyse :)
July 15th, 2009 at 04:25
Ben de okudukça sevmeye başladım bu işi.