Bekle Bizi Artvin, Geliyoruz

6/07/2009, 09:49

Kazık kadar adam oldum, fakat çocukluk yıllarımın bir kaç yaz tatilini geçirdiğim Artvin’in Yusufeli’sindeki Barhal Köyü kadar özlediğim bir yer daha çıkmadı karşıma. Nüfus cüzdanımın arkasında da yazan bu köyü en son Amerika’ya gelmeden hemen önce, Doruk Fişek, Didem Kamoy ve Koray Löker ile Borçka Ticaret Meslek Lisesi ve Borçka Anadolu Meslek Lisesi’nde bir Pardus semineri vermek için hep beraber Artvin’e gittiğimizde yalnızca bir günlüğüne ziyaret edebilmiştim.

Meğer 10 yıl sonra bu kadar özlediği bir yeri sadece bir günlüğüne görmek insanın özlemini depreştirmekten başka işe yaramıyormuş, o gidişimde ben bunu gördüm sevgili okur. O bir günlük kısa ziyaretin ardından geçen iki yılı ise Barhal’a tekrar gittiğim günlerin hayalini kurarak geçirdim..

Ben Barhal’ı bir çocukluk aşkı sanırdım aslında. Fakat yirminci yüzyılın süregelen dinamiklerini öğrendikçe daha da somut bir şekilde sever oldum. Bu açıdan benim Barhal sevgim, Turgut Özben’in Selim Işık sevgisi gibi bir şey. Nasıl ki Turgut, Selim dışında kalan her şeyi daha iyi anladıkça daha bir derinden hisseder bir şeylerin yokluğunu, benimki de sanki öyle bir şey işte.

Eskiden Barhal’ı yakın arkadaşlarım dışında pek kimseye anlatmazdım. Birileri keşfeder filan diye korkardım. Ama şimdi bunları yazmaktan, sizlerin de Barhal’ı merak etmenizden, gidip görmeyi istemenizden, görüp bir daha dönmek istememenizden, sonra tutup oralara yerleşmenizden, sonra birilerinin sırf sizler artık burada değil de oradasınız diye orayı da buraya çevirmeye başlamasından korkmuyorum. Çünkü ne yazık ki zaten o birilerinin cebi biraz daha dolsun diye hayata geçirilen korkunç büyüklükteki baraj projeleri yüzünden, o yöre de insanoğlunun kavi imzası ile tanışmak üzere. Dolayısıyla çok üzülüyorum ama Barhal’ı ne kadar özlediğimi, ne kadar sevdiğimi yazmaktan korkmam için bir neden kalmamış durumda. Nasılsa çoğunuz gitmeyecek, gidenleriniz de pek uzun kalamayacak..

İki sene önceki ‘bir günlük’ ziyaretim ardından “seneye buradayım” diyerek ayrılmıştım Barhal’dan. Fakat Duygu‘nun katılacağı bir konferans sebebi ile İspanya’ya gitmemiz gerekince Barhal hayali başka bir bahara kalıyordu (İspanya şeysi de çok zevkli idi, o ayrı, hatta o günlerin yol hikayeleri de buradalarmıştı: 1, 2, 3, 4).

Bu seneki Barhal planı benzer bir şeye kurban gitmeyecek gibi görünüyor. Nitekim yolda başımıza bir işler gelmezse, Barhal yolculuğumuz yarın sabah Houston’dan kalkan bir uçak ile başlıyor! Türkiye’ye varınca da vakit kaybetmeden Artvin’e gideceğiz. İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e bu kadar yaklaşıp da özlem gideremeyeceğimiz arkadaşlarımız, uzun süredir beklediğim beklediğim bu yolculuğun tek üzücü tarafı.. Fakat ilerde telafi ederiz diye umuyoruz.

Ailelerimize bile “bizi görmek istiyorsanız burada olacağız” resti çektik onları ziyaret edip vakit kaybetmemek için. Aynı şey arkadaşlarımız için de geçerli aslında. Bilmem anlatabildim mi ;)

Doruk, Didem ve Koray ile yaptığımız seyahatin ardından şöyle yazmışım:

Borçka semineri vesilesiyle çıktığımızı seyahat boyunca Ankara – Kırıkkale – Çorum – Tokat – Ordu – Giresun – Trabzon – Rize – Artvin – Erzurum – Erzincan – Sivas – Yozgat – Kırıkkale – Ankara patikasından geçtik. Tokat’ta -ayıptır söylemesi- Tokat Kebabı, Erzurum’da Cağ Kebabı, Artvin’de Kuymak, Barhal’da Civil ve Siron yedik. Hopa’ya kadar gelmişken Gürcistan sınırına gidip “biz içeriden anlayamadık, bir de dışarıdan bakalım bakalım” dedik, Artvin’in doğasını katleden utanç abidesi barajlar silsilesinin ilk adımı olan Borçka Barajına taş attık, Trabzon’da Serbülent Ünsal‘ı yanımıza katıp Sümela Manastırı‘na gittik, Tortum şelalesinin buharında ıslandık. Sarı Ahmet Oğlu Bekir Dede ile sohbet ettik. Keşke tek tek anlatmak mümkün olsa.. Yolculuk boyunca benim objektifime takılanların bir kısmını -ruhumun kalan kırıntılarını da Google’a satıp- buraya koydum.

Bu seyahatin fotoğraflarını ve hikayesini de elbette bir yerlere koyacağım..

20-25 gün sonra görüşmek üzere, esen kalınız.

Tags: , ,

“Bekle Bizi Artvin, Geliyoruz” için 14 yorum yapılmış.

  1. kobzeci

    Artvin, insanın içinde ömrü boyunca çocuk olduğu bir aşktır.
    Yolun açık olsun hemşehrim !
    Bolca soğuk su, temiz hava ve güzel insan dileklerimle :)

  2. A. Murat Eren

    :)

  3. Okan Özeren

    Oldukça bol meridyenli ve yorucu bir gezi olacağa benziyor. İyi yolculuklar olsun.

  4. Hüseyin Berberoğlu

    Banner yapmışınız hayırlı olsun.

    Yolculuk fotoğraflarınızla yazılarınızı bekliyoruz. İyi, eğlenceli yolculuklar.

  5. Hakan Uygun

    Ahh ah. Bu sene ne yazık ki gidemeyeceğim. Ama bir yandan da kendimi kandırıyorum : “belli de olmaz belki bir hafta sonu kaçarım”.

  6. Ceren

    Oralara kadar gitmişken Kaçkar’da Deniz Gölü’ne de çıkın bence. Hatta ve hatta ertesi gün, biraz yorucu ama 9-10 saat yürümek lazım, bilen birilerinin peşine takılıp trans Kaçkar yaparak Artvin’den Rize’ye geçin, çarşaklardan kaymadan inin, Çaymakçur’un en tepesindeki evinde yaşayan Hanife Nine’ye ve ablasının taş evine uğrayın, uğramışken bir de halis ev yapımı ayranından için, muhlamasından yiyin.
    Yürürken bir yerlere “ceren was here” ve altına da “so was meren and the biyolokum” yazın, ya da yazmayın, sadece ayakizi bırakın geride.
    Ve size katılıyorum: Türkiye’nin en muhteşem, en yaşanılası, en solunası, en dokulmaması gereken yerleridir oralar.

  7. A. Murat Eren

    Hüseyin:

    Banner yapmışınız hayırlı olsun.

    Sormayınız efendim. Hem çok saçma hem çok komik bir hikayesi var, bir ara yazarım belki :)

    Hakan:

    Ama bir yandan da kendimi kandırıyorum : “belli de olmaz belki bir hafta sonu kaçarım”.

    Biz oradayken gelsen yaylalara çıkar horon teperdik.

    Ceren:

    Oralara kadar gitmişken Kaçkar’da Deniz Gölü’ne de çıkın bence.

    Deniz Gölü’ne, Davar Gölü’ne, Karagöl’e filan çıkacağız muhakkak ama Artvin’den Rize’ye geçemeyiz herhalde. Aslında biz hastası oluruz o yürüyüşün de, hasretimizden bitap düşmüş anneleri ne oralara kadar yürütebiliriz ne de onları bırakıp tek başımıza gidebiliriz.

    Bu arada bir yandan son hazırlıkları yapıyor bir yandan cevap yetiştiriyorum. Pek heyecanlı.

  8. Necdet Yücel

    Gelmeyi pek istiyordum ama 31 temmuzda tez savunması olunca çok cesaret isteyen bir iş haline geldi. Size iyi eğlenceler diliyorum. Pek de özlemiştim seni hani…

  9. Tunahan E. Bilgin

    Artvin’in Şavşat İlçesin bağlı Meşeli Köyü ismini Nüfus cüzdanında taşıyan bendenizden ufak bir yorum. 3 Sene oldu gitmeyeli köyüme.Özlemişim, ormanda gezip çam sakızı toplamayı, hani küçüktüm o zamanlar ama ne kadar benliğime işlemiş Karagöl’ümün yanındaki çeşmenin soğuk suyu. Büyüyordum yavaş yavaş, ne kadar unutmuş olsam da çocukluğumdaki anılarımı, unutamadım, o ateşin başındaki dönerin tadını. Güzel günlerdi, ne şehirden eser vardı, ne de hüzünden kaleler.Çarpıp arkasına bakmayan insanlar yoktu oralarda, yeşilin ‘hoşgeldin’i ile beraber, dalındaki kirazın o sevecen tadı.Ha bir de ‘topak’ vardı.Canım köpeğim, ne zaman ormanın yolunu tutsak kaybolurdu gözden. Merak ederdim, daha küçüktüm bilmiyordum onun bizi bulacağını.Çocuğu için endişelenen bir anne gibi onu arardı gözlerim.Sonra birden çıkardı önüme obaaa sarılıverirdim :) Bu anılarımı tekrar hatırlamama yardımcı olan bu yazıyı yazdığınız için teşekkür ederim sevgili hemşehrim :)

  10. yagmur

    Dun oldu olay..Turkiye ozlemim,memleket ozlemim (Sinop) oyle artmisti ki Turkiye’ye gidersem Artvine de gidecegim demistim birilerine. Bugun yazini okumak da guzel tesaduf oldu. Gitmek gerek. Oraya gitmisken ne yapmak gerek? baslikli bir yazi da yazarsaniz niye gidecekmisiz sorusu daha da sekillenir bu vesileyle:D

  11. Özgür Kuru

    :) Bence Arhaviye de bir uğrayın :D

  12. A. Murat Eren
  13. mehmet karagöz barhal

    sevgili murat samceliyatta konuştuğmuz gibi samceliyat yaylası derneğine üye olmanı bekliyoruz ve çektiğin resimlri istiyorum

  14. mehmet karagöz

    murat merhaba samcelıyat yaylası derneği olarak sizden aktif yardımlarını beklemekteyiz maddi manevi her türlü yardım kabülümüzdür selam tüm yönetim kurulu olarak başarılar diler en yakın zamanda görüşmek dileğıyle esen kalın

Bir yorum bırakın, şanınız yürüsün