Chicago’ya Gittim, Dönücem

26/11/2009, 06:27

Önce ben, sonra da Duygu fena halde hasta olduk. Virüsler azıtmış vaziyette. Tam hastalıktan çıkıyoruz işlerimize dönüyoruz derken uzun zaman önceden planladığımız Chicago seyahatinin tarihi geldi çattı. Hastalık, iş-güç derken bir türlü elime alamadığım D700‘ün ilk ciddi saha deneyimine çıkacağı bu seyahate dair pek ümitli ve heyecanlıyım.

Bu arada aklınıza “Chicago’ya gidince şu yapılmadan dönülmez” kabilinden bir şey geliyorsa, yorumları -düzenli olmasa da- takip edeceğimi ve öneriler duymaktan mutluluk duyacağımı belirtmek isterim.

Fotoğrafsız olmaz. Bu yüzden geçenlerde özel bir partide çektiğim ve bana flaşların doğru kullanıldığında nelere kadir olduğunu göstermiş 3 adet fotoğraf ile bitireyim. Hem resimlerine bakmaya gelmiş olanlar elleri boş dönmesinler ;)

Benim jenerasyonumun belki bir noktaya kadar katlanabileceği, fakat bir önceki jenerasyonun kuvvetle muhtemel sıkıntıdan infilak edeceği türden bir eğlence olan bu partinin yapıldığı yerdeki ışıklar o kadar kısıktı ki flaşsız bir fotoğraf çekmek zaten pek mümkün değildi. Buradaki örnek fotoğrafların üçü de fotoğraf makinesi üzerindeki bir SB-900 ve ona ek olarak harici bir SB-600 flaş yardımı ile ışıklandırılmış fotoğraflar.

Bir kaç ay öncesine kadar flaştan nefret eden birisi olan ben kişisinin önce Jason Ricci konseri, şimdi ise bu parti deneyimi ile harici ışık kayakları ve onların etkin kullanımına dair düşünceleri hızla değişiyor (hep bu düğün olayının marifetleri bunlar). Ama çok endişelenir gibi olunca kendi kendime “doğal ışık ile arama kimse giremez, benimki onun olmadığı durumda ne yapacağımı öğrenmek” filan diyorum, zira her yere ışık taşıma fikrinin hoşuma gittiğini söyleyemem.

Aşağıdaki fotoğrafa bakarken partilerde/düğünlerde en çok ilgiyi önce gelin/damat vesairenin, onlardan sonra ise fotoğrafçının gördüğü geldi aklıma ve bu mevzuyu bir anlamda karara bağladım. İnsanları poz verirken çekmeyi pek tercih etmediğim için bu beni en çok zorlayan şeylerden birisi. Genç-yaşlı fark etmeksizin takip eden bakışların yanında, nispeten genç olanlardan “ilgi göstermez ya da kötü davranırlarsak bu bizim burumuzu karıştırırken ya da gözlerimiz kapalı iken fotoğrafımızı çeker” menşeli yapmacık saygı sinyalleri alıyor, nispeten yaşlı olan kimselerin ise fotoğrafçının kayıt altına alıcı kimliğine dair daha derin bir saygı ve sevgi duyduklarını hissediyorum. Ve böyle buyurdu -elin partisinden bile hüzünlü bir deneyim çıkarmayı becermiş olan- Merenbey...

Aşağıdaki fotoğraf ise daha sonradan çok hoşuma giden bir fotoğraf; Jay-Ray & Gee A’Cappella Trio isimli bir gruba ait. Bağlantıya tıklayarak kendilerinden bir kaç parça dinleyebilirsiniz, fakat CD’lerine koydukları müziklerin ne yazık ki partide duyduğum müzik ile ilgisi yok, partide müthiş vokalleri ile harika caz şarkılar yorumladılar. Mest edici idi. Onların da bu fotoğrafa mest olduğunu öğrenince fotoğrafı tüm kullanım hakları ile beraber kendilerine armağan etmeye karar verdim, karşılıklı mutlu olduk (bu hak devri, kullanım sözleşmesi filan gibi kanuni belgeler de hakkında neredeyse hiç bir şey bilmediğim konularmış, son zamanlarda onu gördüm, neyse):

Son bir not, fotoğraf ile ilgili deneyimlerini okumaktan keyif aldığım Okan Akan‘ın İnsan ve İmge isimli günlüğüne bence bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Peki. Chicago dönüşü görüşmek üzere.

“Chicago’ya Gittim, Dönücem” için 11 yorum yapılmış.

  1. pLn

    e hadi iyi yolculuklar:)
    ben sikagoda sadece havaalaninda bulundum vallahi, o yuzden birsey oneremeyecegim ama d700 unle cok keyifli vakit gecirecegine eminim.
    bu arada; flashli fotograflar gercekten cok guzel olmus..(ben de flashi pek sevmiyorumda..ondan)

  2. custo

    Her üç fotoğrafta mükemmel olmuş, bu gibi durumlarda flaş ile barışık olmak hayat kurtarır, çünkü yapacak başka bir şeyiniz yoktur. Benim ilgimi çeken, hediye bir fotoğrafta bile fotoğrafçının kullanıcının hakları ile ilgili hukuka saygılı olması … Aşağıdaki konu belli başına bir konu aslında …

    Onların da bu fotoğrafa mest olduğunu öğrenince fotoğrafı tüm kullanım hakları ile beraber kendilerine armağan etmeye karar verdim, karşılıklı mutlu olduk (bu hak devri, Kullanım Sözleşmesi filan gibi Kanuni belgeler de hakkında neredeyse hiç bir şey bilmediğim konularmış, son zamanlarda onu gördüm, neyse):

     

  3. Aychulus

    turistık yapılacak meshur bean ziyareti, mıcheal jordan heykeli, buyuk bır park falan dısında bız turkleri pek cezbeden bır yer degil Chıcago bence ama tabıı ki jazz clublar var ki kacırma:) zaten bır sure sonra sıkılacaksın kı sehrın ıcı pek bır ölü ruhsuz falan gercı kac gun kalacagına baglı olarak oralara gıtmısken ben nyc’ye gel (yada gıt neyse) derım ha bıde hava buz ona gore ozellıkle chıcago “wındy cıty”  bıde yagmur olabılır ona gore bol sapka, atkı, eldiven:)
    iyi yolculuklar iyi eglenceler olsun  

  4. Gökhan Bedir

    ben flaş kullanmasam da flash ı nasıl kullandığını merak ettim çünkü gerçekten iyi iş çıkarılmış, diffuser mı kullandın tavandan mı yansıttın vs gibi,

  5. Levent Kopuz

    1/60 bence tehlikeli bir deger..
    hem D700 kullanıyorken daha esnek olabilirsin de..belki de oluyorsundur,yukarıdaki fotoğraflar için söylüyorum.. highlights için yani..beyazlardaki detaylar uçmuş gibi görünüyor ya da benim bu laptop’un kalibrasyonu artık ömrünü tüketti..  :/

  6. ani

    merhaba meren bey,
    ilk iki fotoğrafı çok beğendim, tam bir kış partisi havası var, şapkanın, takıların ve giysilerin üstündeki  ve gözlerdeki parıltılar çok güzel, insanların yüz ifadeleri ve dokular da çok gerçek ve yakın olmuşlar, yani onlarla aynı yerdeymişiz gibi. çok beğendim, artı veriyorum +

  7. Firat Ustun

    Selam Meren,

    Fotolarina artik yorum yapmaya gerek olmadigindan Chicago’ya geceyim. Ne derece ilginizi ceker bilemem ama Chicago Science Museum’da (adi buydu sanirim) ikinci dunya savasinda ele gecirilmis bir alman u-boat’unu ve enigma cihazini sergiliyorlar. Denizalti’nin ici gezilebiliyor ama icinde fotograf cekmeye izin vermiyorlar. Muzenin geri kalaninda ne vardi hatirlamiyorum :). Chicago’da iyi eglenceler.

    Selamlar

  8. Elifin Günlüğü

    Alakasız bir yorum-soru: Güzelim “moleschino.org”a ne oldu? Ben sizleri o site kanalıyla tanımıştım…

  9. nurvenur

    Biraz gec bir youm. Belki siz Chicago’dan coktan dondunuz. Chicago’da yapilmasi gereken en ozel sey Blues ve Jazz clublara gitmek. Hem cok kaliteli muzik dinlersin, hem cok guzel fotograf kareleri cekersin. Art Institute de epey kaliteli, oraya da ugrayabilirsiniz.

  10. A. Murat Eren

    Chicago’dan döndüm. Yorumların hepsi için tek tek teşekkür ederken, cevap bekleyen yorumlar ile hızlıca ilgileneyim :)

    Elifin Günlüğü,

    Alakasız bir yorum-soru: Güzelim “moleschino.org”a ne oldu? Ben sizleri o site kanalıyla tanımıştım…

    Ne yazık ki Moleschino’ya artık kimse vakit ayırmıyor. Orijinal kadro yavaş yavaş ilgisini yitirdi, yeni gelen yazar başvurularını değerlendirirken de çok katı davrandık. Yeni yazılar yazılmasa da yazarların bir çoğu başka yerlerde üretmeye devam ediyor, moleschino.org da günün birinde ulaşıp okuyacaklar için yazıları sunmaya devam ediyor. Bu şekilde sonlandığı için çok üzgünüm, o ayrı.

    Levent Kopuz,

    1/60 bence tehlikeli bir deger..

    1/60 neden tehlikeli olsun? Netlik için dediğinizi tahmin ediyorum (zira detayların uçması ile enstantane hızının tek başına bir ilgisi yok neticede, diyafram açıklığı, ISO değeri, en önemlisi de ikinci ışık kaynağının uzaklığı gibi bir çok parametre giriyor devreye). Eğer net fotoğraf çekmek için 1/60 tehlikeli diyorsanız, 1/30′a kadar yolu var bence bu tip canlı çekimlerde. Diğer taraftan bu fotoğraflar için “dur beyazdan da detay alayım” deseydim fotoğrafların geri kalan kısımları yeterincen az pozlanmış kalırdı, o da pek hoş olmazdı :) Çünkü o beyazdan detay almak en azından 1, 1½ f-stop az ışık ister.

    Gökhan Bedir,

    ben flaş kullanmasam da flash ı nasıl kullandığını merak ettim çünkü gerçekten iyi iş çıkarılmış, diffuser mı kullandın tavandan mı yansıttın vs gibi,

    Makine üzerinde soft-box takılı bir flaş, bu flaşla senkron çalışan, üzerinde şemsiye olan bir light-stand var. Açık hava olduğundan tavan yoktu bu sefer :)

    nurvenur,

    Chicago’da yapilmasi gereken en ozel sey Blues ve Jazz clublara gitmek. Hem cok kaliteli muzik dinlersin, hem cok guzel fotograf kareleri cekersin.

    Çok kral bir blues club’a gittik, iki tane leziz grup dinledik, fakat fotoğraf çekemedim :) Teşekkürler.

    Aychulus, NYC’nin yeri başka :)

     

    Selamlar.

  11. Elifin Günlüğü

    Teşekkürler yanıt için… Hiç değilse hemşehrim “meren” ile  biricik eşleri “düygü”yü gıyaben tanıdım ve memnun oldum:)

Bir yorum bırakın, şanınız yürüsün