Nikon 24-70mm f/2.8 Lens

11/01/2010, 03:29

Nikon D700 ile beraber aldığım bu lensi bir süredir hem amatör hem profesyonel işler için kullanıyordum. Kendisi ile hakkında yazabilecek kadar haşır neşir olduğumu düşündüm. Gereksiz teknik detayları Google yardımı ile bulunabilecek kaynaklara havale edip kendi deneyimlerimi ve görüşlerimi paylaşacağım.

Öncelikle klasik girişi yapayım: Nikon 24-70mm f/2.8 G ED Nikon’un ürettiği en iyi lenslerden birisi; eğer profesyonel olma yolunda ciddi adımlar atmaya niyetli bir Nikon kullanıcısı iseniz neredeyse sahip olmak zorunda olduğunuz bir lens. Etrafımda Nikon ile çalışan profesyonel fotoğrafçılar arasında bu lense sahip olmayan bir kişi bile yok.

Bununla beraber bu arkadaş bir profesyonel için ne kadar gerekli bir lens ise bir amatör için de o kadar gereksiz bir lens bence. Amatörlere tavsiye etmeyişimin sebeplerini aşağıdaki listeledim.

Hem bu lensi size satmaya çalışmadığım için hem de bütün ürün incelemeleri ilk önce avantajlardan bahsettiği için listelemeye lensin dezavantajlarından başlamak istedim (yazar burada, böyle “çok farklı bir insanımdır”, “beni sürünün içinde bulamazsınız” mesajları filan vermeye çalışıyor):

  • (eksi) Lens çok büyük, ama gerçekten çok büyük. Genel amaçlı bir lensin bu kadar büyük olması çok ciddi bir problem. Çünkü fotoğraf çekmenin öncelikli amaç olmadığı hiçbir yere götüremiyorum bu arkadaşı. Hiçbir çantanın içerisine sığmıyor, onun içine sığdığı çantanın içerisinde başka bir şey için yer kalmıyor. Üzerine parasoleyini de taktığımda iyice uzun oluyor ve manevra kabiliyetim gerçekten çok düşüyor (“onu da takmayıvereyim” diyemiyorum, zira bu profesyonel lensleri parasoleysiz kullanmak hem biraz tehlikeli hem de biraz komik oluyor). Ne kadar büyük olduğunun kafanızda canlanması için aşağıdaki fotoğrafı buldum. Lens, nispeten büyükçe bir gövdeye sahip olan D700 üzerinde takılı (fotoğraf Flickr’daki xtianyves takma adlı kullanıcıya ait):

    Nikon D700 with 24-70mm f/2.8G AF-S

  • (eksi) Çok ağır. Eşek ölüsü gibi. D700′ümün gövdesinden sadece 100 gram daha hafif, böyle bir şey olabilir mi yahu, insaf. Büyük olan şeylerin çoğu durumda ağır olduğuna ben de aşinayım ama elinize aldığınızda ağırlığı karşısında şaşırıyorsunuz, ama mesela yanınızda birileri oluyor, bozuntuya vermiyorsunuz, fakat 20 dakika sonra fotoğraf makinesini tutan eliniz ağlamaya başlıyor orada. Lensin ağırlık merkezi fotoğraf makinesinden ve dolayısıyla makineyi taşıdım destek noktasından uzakta olduğu için bileğim üzerinde alışık olmadığım yönde, dairesel bir baskı oluşturuyor (çünkü arkadaş hep aşağıya doğru bakmak istiyor, fakat fotoğraflanmaya değer şeyler çoğunluklar karşıda oluyorlar, o düşüyor, ben kaldırıyorum, üstüne bir de SB-900 takılı ise, değmeyin keyfime).
  • (eksi) Çok çok narin bir lens. Ama gerçekten çok narin bir lens (kafanızda canlanması için geçen bir kırayazdım, sonra vazgeçtim hemen). Eğer düşürecek olursanız almak için yere eğilmeyin bile. Lensi yerde bırakıp yolunuza devam edin. Darbelere dayanıksızlığın yanında bu lensi soğuk coğrafyalarda da kullanamıyorsunuz (enteresan şekilde mount’unun (fotoğraf makinesine takıldığı yer) kırıldığını okudum. Mesela Moskova’da çantanızdan çıkartıyorsunuz, makinenize takıyorsunuz, çıt, kırılıyor. “Çok soğukta işim yok, Adanalıyım ben” diyorsanız bile bu bilgiyi lensin ne kadar narin olduğuna dair bir ipucu olarak addedin. Zoom yüzüğünün çok kolay bozulduğu da ne yazık ki bilinen bir problem. Nikon garanti kapsamında tedavi etse bile, ki her zaman etmeyebiliyor, kaybettiğiniz zamana, çektiğiniz çileye değer mi? Değmez.
  • (eksi) Lens çok pahalı. İniyor, çıkıyor ama $2.000 dolar civarlarında seyrediyor (hele Türkiye’den almaya kalksanız KDV’si ile filan beraber ne kadar olur hayal bile edemiyorum açıkçası (bilmek istiyor muyum, onu da bilemiyorum)). Büyüklüğüne, ağırlığına, narinliğine bakmadan ben her yere götüreceğim deseniz bile bu sefer başına bir iş gelirse bir tane daha alamayacağınız geliyor aklıma. Özetle bu lense sahip olmak bir dert. Gerçekten. Hem psikolojik, hem fiziksel bir dert. Sahip olanlar ne dediğimi çok iyi anlıyor olabilirler.
  • (yukarıdaki maddeler ışığında tamamen kişisel bir eksi) Velhasılı bu lens bir tasa yumağı. Zira saydığım sebeplerden ötürü bu lensi elime alıp dışarıya çıkmak benim için o kadar büyük bir stres kaynağı ki kendisi ile aramızda sinüsoidal bir nefret-aşk ilişkisi var (hele düşürüp canına okuduğum 85mm lensim aklıma geldikçe neler yapabilen bir insan olduğumu, efendilik ile aramdaki mesafeyi hatırlıyorum, boynuma ağrılar giriyor).

Bu kadar eleştirmek yeter. İnsanlar bu lensi tüm bunlara rağmen kullanıyorsa bu lensin şüphesiz bir takım önemli avantajları da var, onlara geçiyorum (bu arada “dezavantajlar bana yetti, hayatta işim olmaz ço tşk. kib. by.” diyen ve lensin avantajlarını okuyup canını sıkmak istemeyenler gitmeden evvel yazının sonundaki alternatif lens önerilerine bakmak isteyebilirler):

  • (artı) Lensin keskinliği -diyafram sonuna kadar açıkken dahi- inanılmaz, tarifi neredeyse mümkün değil. Fotoğraftan %100 bir kesit alıyorum, onun keskinliğine ve detaylarına bakarken içimden “ben bu fotoğrafı küçültürken küçültme algoritması bu keskinliği heba edecek” diye geçiriyorum, o derece. Üşenmeyip size 4200×2800 piksel ebatlarındaki bir fotoğraftan 500×500 piksellik bir kesit aldım (diyafram tamamen açık):
  • (artı) f/2.8 diyafram açıklığı lensi gayet hızlı kılıyor, ışığın yetersiz olduğu durumlarda dahi makul enstantane hızları ile çalışmama olanak sağlıyor (bir iki gün önce yayınladığım bale fotoğrafları şahidimdir).
  • (artı) Işığın lens içerisindeki yüzeyler ve bileşenlerden yansıyarak lensin “içini” aydınlatması ve bu nedenle fotoğraflarda istenmeyen ışık lekelerinin oluşması bildiğiniz gibi büyük bir problem. Bu mevzu, balık gözü lensler gibi içine giren her ışık ışınının fotoğraf karesi içinde görüntü oluşturduğu lensler dışında kalan, nispeten dar açılı lenslerde çok can sıkıcı bir hâl alabiliyor. Bu konuda en başarılı lens olmayabilir, fakat lens içindeki ve mercekler üzerindeki coating bence son derece tatmin edici (zaten lensin üzerindeki N harfi ön bileşen üzerindeki nano kristal coating’in varlığını müjdeliyor, ne kadar işe yaradığından emin olmasam da yarattığı fiyat farkının hakkını verdiğini ümit ediyorum (yakında duyurulacak olan 85mm f/1.4 lensin de üzerinde bir N harfi yer alacağı söylentileri dolaşıyor)). Bu lens ile zor sayılabilecek ışık koşullarında çekilmiş iki fotoğrafa ve lensin oluşturduğu parlamalara Meren kolu tekniği ile çekilmiş bu fotoğrafı:

    ve Jamie’nin geçenlerde çektiğim şu fotoğrafını örnek verebilirim:

  • (artı) 24-70 güzel bir aralık. D700′de geniş açı olarak gayet güzel iş görüyor (bkz, üstteki fotoğraf), çok zorlayınca portre bile çekilebiliyor. Mesela geçenlerde çalıştığım Jamie’nin fotoğraflarının tamamını bu lens ile çektim, açıkçası 85mm’nin eksikliğini çok da fazla hissetmedim.

Peki 24-70 aralığına yakın bir aralığı kapsayan, f/2.8 başka, belki daha ucuz alternatifler yok mu? Elbette var. Fotoğraf ekipmanının parasını cebinden karşılayanlara, böyle külçe gibi bir lens ile ortalarda gezmek istemeyenlere o alternatiflere yönelmeyi şiddetle tavsiye ediyorum. Benim denk geldiğim bir kaç tanesi şöyle (dilerim yorumlar kısmında bu lensleri kullanmış olan kişilerin deneyimlerini ve önerilerini bulabilirsiniz):

Alternatif üç lens ile ilgili sorularınıza yanıt vermem mümkün değil. Fakat henüz sorulmamışsa sorunuzu yorumlar kısmına yazarsanız kullanmış olanların denk gelip yardım etmesi ihtimali var. Nikon 24-70mm f/2.8 ile ilgili sorularınız olursa bu yazı altında yanıt vermeye çalışacağım. Anonim sorular için ise böyle bir hesap açtım, yeri gelmişken haber vereyim: http://www.formspring.me/meren.

Blog Widget by LinkWithin

Tags:


“Nikon 24-70mm f/2.8 Lens” için 10 yorum yapılmış.

  1. guney

    kendisini saydigin eksiler sebebiyle yaklasik 1 yil once satmama ragmen her fotograf cekisimde ozluyorum. sonra tekrar satin almaya karar verip vazgeciyorum.

    elinizde bu lens varsa baska birseyle fotograf cekmek istemediginiz gibi fotograf cekmek de istemiyorsunuz :)

  2. Emir İmer

    İlk eksi maddesini verirken parasoley yerine iki kez bayonet yazmışsınız. :D

  3. Timuçin Hızal

    madem lens konusunda bu kadar dertlisin ve 24-70 in FF üzerindeki yeterli açı ve 2.8 in verdiği konfor, bunun yanında prime lens in kattığı fark derken vazgeçemiyorsun, peki aynı lens in canon versiyonu fiyat olarak çok daha düşük ve sonuçları gayet başarılı. neden canon u tercih etmedin? ki yazılarını takip etiğin kadarıyla D700 ardından bu lens i almışsın. D700 yerine MkII yada yeni çıkan 1DMkIV(pro çekimlere başladığını okuduğum için) tercih edebilirdin. çünkü şu anda 12mp dergicilikte ve özellikle matbaa da basılı işlerde inanılmaz yetersiz kalıyor(bazen evlilik fotoğraflarında bile). açıkçası bende yıllar önce FM2 nikon ile başladım ve radikal bir nikoncuydum. son 4 yıldır dijital gelişmeleri sıkı takip sonucunda nikonun yetersizliğine ve pahallılığına karşı canon a boyun eğdim.

  4. A. Murat Eren

    Canon’u tercih etmeyişimin çok kemikleşmiş nedenleri var, daha önceki yazılarda dile getirmiştim. Bu yüzden lensinin “bulky” ve pahalı olması yüzünden Nikon’dan vazgeçmem mimkin olmazdı :)

    çünkü şu anda 12mp dergicilikte ve özellikle matbaa da basılı işlerde inanılmaz yetersiz kalıyor(bazen evlilik fotoğraflarında bile).

    Benim şu ana kadar denk geldiğim hiç bir baskı işi 8-10 megapikselden daha fazlasına ihtiyaç duymuyordu (evlilik fotoğraflarının 20″x30″ baskıları da cam gibi oluyor). Çok büyük poster ya da afişler bastırılacağı zaman ise fraktal geometri temelli yeniden boyutlandırma algoritmaları var, öyle bir durumda 12MP ile 16MP arasında çok bir fark kalmıyor, çünkü ihtiyaç duyulan çözünürlük çok çok daha yüksek oluyor. Mesela geçenlerde 12MP bir fotoğrafım 6 metreye 4 metre büyüklüğünde basıldı, sonuç gayet tatmin ediciydi. Bununla beraber sensör alanı büyümediği sürece üzerindeki piksel sayısını arttırmaya devam etmenin ISO performansı üzerinde ciddi dezavantajları var (tamamen fiziksel nedenlerle ve kaçınılmaz bir şekilde), dolayısıyla daha fazla çözünürlüğe pek ihtiyaç duyduğumu söyleyemem açıkçası.

    Burada bu tip baskı işlerini yapan geniş sayılabilecek bir fotoğrafçı çevrem var. Nikon ya da Canon tercihinden ötürü şikayet ettiklerini görmedim henüz :)

    Selamlar.

  5. A. Murat Eren

    İlk eksi maddesini verirken parasoley yerine iki kez bayonet yazmışsınız. :D

    Aklım bir karış havada. Teşekkür ediyorum, düzelttim :)

  6. Salih Bıçakcı

    Peki bu lensi almaya gücü yetmeyenler için NIKON  24-85 MM F:2.8/4‘i tavsiye eder misin? Jamie\’nin bu fotoğrafına bayılmıştım.

  7. A. Murat Eren

    Peki bu lensi almaya gücü yetmeyenler için NIKON  24-85 MM F:2.8/4‘i tavsiye eder misin?

    Açıkçası daha önce bu lense hiç bakmamıştım, fakat şöyle bir inceledim şimdi. Gayet iyi bir alternatif gibi duruyor. Özellikle DX olmaması harika. Üstüne üstlük macro olarak da fena değilmiş: http://www.flickr.com/photos/53867600@N00/254695516

    Bokehi de çok güzel: http://www.flickr.com/photos/53867600@N00/428274643

    Keskinliği de fena sayılmaz: http://www.flickr.com/photos/jingjok/3089297358/sizes/l/

    Okuduğum eleştiriler de gayet olumlu. Yanıtım -gördüklerimden yola çıkarak- “evet, tavsiye ederim”.

  8. ulas devrim karasungur

    Canon`da pek fena sayilmaz yani :
    http://www.cinema5d.com/videolog/?p=1068
    :)

  9. Gökhan Bedir

    eren hatırlarsan d700 üstüne lens alma aşamasında DA da başlık açıp insanların fikirlerini almıştım, bunlardan biri de sendin.

    kısaca bu başlığı okuyanlara 24-70 sigma hsm yi görmediğim-denemediğim için onun dışında kesinlikle 24-85 nikonu öneririm, en açık diyaframlarda 24-70 nikon gibi iyi sonuçlar veriyor. Ben lensi almadan önce çok fazla olumlu ve olumsuz yorum okumuştum ve fiyat olarak d700 ve sigma 50mm 1.4 bütçemi bir hayli yorduğu için alternatif olarak mecburen bu lense yönelmiştim. Şu an iyi ki öyle olmuş diyorum, elbette 24-70 kadar başarılı olamaz fakat 2 el olarak 650 tl ye aldığım ve performans olarak da çok az bir farkı olduğu için içim çok rahat. lens uzunluğu ağırlığı çok ideal, tek sorun sabit diyaframlı olmaması f 4 85mm de genelde yetersiz kalıyor ben geniş açı için kullandığımdan ve 50 1.4 sigma ve 85 1.8 nikon olduğundan zaten dar açılarda ihtiyaç duymuyorum, bu arada macro özelliği de hiç yabana atılır gibi değil.

    isteyenler aşağıdaki linklerden d700 ve 24-85 le çektiğim fotoğraflara bakabilirler…

    http://magzed.deviantart.com/art/35-5-146120216
    http://magzed.deviantart.com/art/emergency-146860336
    http://magzed.deviantart.com/art/little-joshua-143783447

  10. Meren'in Fotoğraf Günlüğü » Blog Archive » Super Bowl Esnasında French Quarter, New Orleans

    [...] bu fırsat diyerek tavus kuşlarının dişileri etkilemek için tüylerini kabartması gibi 24-70mm f/2.8 lensimi havalarda sallamaya başladım. Tam ümidimi kesmek üzereydim ki bir dişi çağrılarıma [...]

Bir yorum bırakın, şanınız yürüsün