Konuk Fotoğrafçı: (Buraya Adınızı Yazın)
23/01/2010, 08:31
Üç yılı aşkın bir süredir bu sayfalarda fotoğraf ile ilgili yazılar yazıyorum. Geldiği nokta itibarı ile bu günlük, ulaşıyor olmasından ötürü gurur duyduğum bir takipçi kitlesine hitap eder hale geldi. Biraz da bundan cesaret alarak işi bir adım öteye götürmeye karar verdim: Konuk fotoğrafçıları bu sayfalarda ağırlamak, insanları çalışmalarından haberdar etmelerine yardımcı olmak istiyorum.
Katılmak isteyenler yapmaları gerekenleri bu yazı içerisinde bulacaklar.
![]() |
Önce kısa bir soru cevap kısmı:
Fotoğrafçılardan ne bekliyor olacağım?
Bana en az 5 en çok 8 fotoğraftan oluşan seçkiler göndermelerini rica edeceğim. Bu seçkilerin “en beğendikleri fotoğraflar” olmasını değil, bir konu çerçevesinde çekilmiş, bir portfolyo haline gelmiş fotoğraflar olmalarını bekliyor olacağım. Ayrıca kendilerinden ve bu çalışmalarından mümkün olduğunca bahsetmelerini de rica edeceğim. Seçkiler biriktikçe herhangi bir hikayeyi, bir düşünceyi ya da bir hadiseyi birkaç fotoğraflık bir seçki ile aktarmanın ne kadar güçlü olabildiğini göreceğiz diye tahmin ediyorum.Fotoğrafları eleştirecek miyim?
Hayır. Fakat yorumlarıma yer vereceğim. Fakat bunlar teknik, hele Fotokritik yorumları mukabilinden uyarılar ya da yönlendirmeler olmayacaklar. Kesinlikle öğretmenlik taslamak gibi bir amacım yok, zaten kendimi öyle bir noktada görmüyorum.Peki amacım ne?
Amacım bir fotoğrafçıyı, onun düşüncelerini, tarzını, tekniğini kendi seçtiği bir portfolyosu vasıtasıyla insanlara taktim etmek olacak. Fotoğraf paylaşım sitelerinin pratik sebeplerle fotoğraf paylaşımına koyduğu kısıtlar yeni fotoğrafçıları tanımak isteyen insanlar ile daha geniş bir kitleye hitap etmek isteyen fotoğrafçılar arasına bir set çekti. Belki tek tek çok etkileyici olmayan, fakat bir araya getirildiğinde çok güçlü olabilecek seçkilerin gürültü içerisinde kaybolmasını kolaylaştırdı. Bu proje ile amacım fotoğrafçıların projeleri ile insanlara sunuldukları bir diğer mecranın ortaya çıkmasına vesile olmak.Gönderilen her seçkiyi yayınlanacak mıyım?
Ne yazık ki hayır. Hem okuyuculara karşı bir sorumluluğum olduğu için hem de bir seçkiyi yayına hazırlamak çok kolay bir iş olmadığı için her gelen seçkiye yer veremeyeceğim. Bu noktada benim fotoğrafa dair vizyonuma güvenmenizi beklediğimin farkındayım. Beni ve görüşlerimi beğenmiyorsanız zaten doğal olarak gönderemeyeceksiniz. Seçki hazırlayıp göndermeyi düşünen fotoğrafçılara verebileceğim tek garanti, seçkilerini samimiyetle ve son derece pozitif bir şekilde değerlendireceğim olabilir.İsmi duyulmuş fotoğrafçılara mı öncelik vereceğim?
Hayır. Bu işe kalkışmamdaki temel amaç, ismi duyulmamış fotoğrafçıları tanımak ve tanıtmak. Fakat elbette bir seçkiyi sahibi nispeten geniş bir kitle tarafından biliniyor diyerek geri çevirmem mümkün değil.Neden fotoğrafçıları ve fotoğraflarını kendim bulmuyorum da onların bana göndermesini istiyorum?
Öncelikle yeni isimleri bulup çıkarmak çok güç. Ayrıca benim bulabildiğim isimler yerine bu sayfalarda yer almak isteyebilecek isimlerle çalışmanın daha keyifli olacağını düşünüyorum.
Yanıtlanması gereken başka sorular olduğunu düşünüyorsanız ya da sürecin işleyişine dair önerileriniz varsa lütfen paylaşmaktan çekinmeyiniz.
Öte yandan bu yazıyı buraya kadar okumuş ve bu fikrin keyifli sonuçlanabileceğini hissetmiş olanların çevrelerindeki fotoğrafçıların ilgilenmek isteyebilecek olanlarını bu yazıya yönlendirmelerini rica ediyorum.
***
Seçki göndermek isteyen fotoğrafçılardan neler bekliyorum? (lütfen bu konudaki her türlü iletişim için e-posta adresimi kullanın: a.murat.eren / gmail):
- En az 5, en çok 8 fotoğraftan oluşan seçkiniz (ZIP ya da TAR ile sıkıştırılmış ya da arşivlenmiş bir klasör içerisinde).
- Kendiniz hakkında bilgi (varsa, insanların Internet üzerinde sizi nerelerde bulabilecekleri bilgisini eklemeyi ihmal etmeyin).
- Gönderdiğiniz seçki hakkında bilgi (buna bir limit koymak istemiyorum, muhakkak istisnalar olacaktır, fakat genel olarak şöyle diyebilirim sanırım: eğer seçkinizin anlattığı hikaye, aktardığı düşünce ya da tanıklık ettiği hadiseyi anlatmak, bunlar hakkında görüşlerinizi ve motivasyonlarınızı paylaşmak 100 kelimeden az tutuyorsa göndermeyi bir kere daha düşünmenizi tavsiye ederim).
Ayrıca lütfen şu önemli hususları da göz önünde bulundurun:
- Fotoğraflarınızın uzun kenarı 800 piksel olmalı. Daha büyük ise ve uğraşmak istemiyorsanız problem değil, ben yayınlamadan önce 800 piksele küçültürüm, fakat daha küçük olması izleyici deneyimini kötü etkiliyor.
- Fotoğraflarınızın üzerinde isim, imza, çerçeve olmamasını tercih ederim. Bu konuda daha önceden verdiğiniz bir kararı değiştirmeniz için ısrar edemem, fakat fotoğraf üzerindeki isim, imza gibi çapakların izleyicilere yapılan bir haksızlık olduğunu düşünüyorum.
- Fotoğraf isimlerinin 001.jpg, 002.jpg, 003.jpg formatına uygun olmasını rica ediyorum. Bu sayede hem onları nasıl sıraladığınızı anlayabileceğim. Her birinin ayrı ayrı isimleri varsa bunu e-postanız içerisinde belirtmeniz harika olur.
- Lütfen seçtiğiniz fotoğrafları arşiv dosyalarını Isim_Soyad.zip ya da Isim_Soyad.tar şeklinde isimlendirin.
Herkes için bir özet olması açısından bir örnek vereyim. Engin İlkiz isimli bir kişi fotoğraf göndermek istese idi ne yapardı? Adım adım:
Engin ilk önce, Engin_Ilkiz isimli bir klasör yaratırdı. Göndermek için eçtiği, uzun kenarı 800 piksel, üzerinde isim yazmayan, imza ve dijital çerçeve olmayan fotoğraflarını bu klasör içine koyardı. Fotoğraf isimlerini 001, 002, 003 olacak şekilde değiştirirdi (ilk olmasını istediği fotoğrafın ismini 001, ikinci fotoğrafın ismini 002 yapardı). Meren’in e-posta adresine göndermek üzere bir e-posta hazırlardı (a.murat.eren / gmail). Bu e-posta içerisinde kendinden bahseder, seçkisi ile anlatmak istediği hikaye ya da aktarmak istediği düşünce ya da tanık olmamızı istediği hadiseye dair bir yazı yazardı (neden böyle bir projeye giriştiğinden, projeye dair neler hissettiğinden, etkilendiği fotoğrafçılardan, ilerde fotoğraf adına yapmak istediklerinden ve daha nice insanların kendisi ile ilgili bilmek isteyebileceklerinden bahsederdi mesela). İçinde seçkisinin olduğu Engin_Ilkiz.zip ya da Engin_Ilkiz.tar dosyasını e-postasına iliştirirdi. Konu satırına da “Konuk Fotoğrafçı: Engin İlkiz” yazdıktan sonra e-postasını gönderirdi.
Son olarak çalışmalarınızı göndermeden önce konuk fotoğrafçı arşivine göz atmak isteyebilirsiniz.
Bunca zahmete katlandığınız için şimdiden çok teşekkür ederim.




January 23rd, 2010 at 11:03
super sahane:)
January 23rd, 2010 at 12:22
güzel fikir!..
January 23rd, 2010 at 13:55
Çok güzel düşünmüşsünüz. İlgi çekici olacaktır. :)
January 23rd, 2010 at 16:01
çok iyiymiş.. eleştirilmek güzel olacak sanırım…
ben yollamayı düşünürüm =)
January 23rd, 2010 at 17:30
ne güzel düşünce
şöyle inanılmaz istenesi bir yarışma vardı: http://journals.worldnomads.com/scholarships/post/32554.aspx
http://www.flickr.com/groups/worldnomadsscholarship09/ grubuna bir hikaye anlatan, bütünlüğü olan max 5 fotoğraf yükleyenlerden bir amatör fotoğrafçı bir national geographic fotoğrafçısıyla antarktikaya gidecekti!
imrenerek takip etmek çok ilginçti, özellikle en beğenilen fotoğraflar değil bir konu etrafında çekilme durumu. kazananı da çok eleştirdiler bu yüzden: konusu ve bütünlüğü ayrı ayrı bakıldığında fotoğraflarından güçlüydü, başarısı buydu ama işte..
gelecek portfolyoları merak ettim gerçekten
January 23rd, 2010 at 19:39
Olumlu tepkilere sevindim, sanırım doğru yönde bir adım olduğuna yorulabilirler :)
diego, harika bir örnek vermişsin. Gidip okudum, bu tam olarak benim hayalimde canlanan şey idi. Bakalım bizden ne cevherler çıkacak :)
Selamlar.
January 23rd, 2010 at 20:15
iletisim bilgileri nedir? nereye yolluyoruz?
January 23rd, 2010 at 21:29
Yazı içerisinde var bu bilgi.
January 24th, 2010 at 02:38
İzlemesi, zihin açıcı bir serüven olacak Murat, sabırsızlıkla gelecek portfolyoları bekliyorum:)
January 24th, 2010 at 21:03
Şu cümle kafamda dönüp duruyordu bu günlerde; ”Ben nasıl bir fotoğrafçıyım, ya da nasıl fotoğraflara sahibim” (tarzdan biraz daha farklı bir olgu bahsettiğim)
Fotoğrafla ilgilenen ve ciddiyetle birşeyler yapmaya çalışan herkesin üzerinde en çok düşünmesi gerektiği soru olduğuna inanıyorum.
Herhalde en aç olduğumuz konu bu olmalı(farkında mıyız?).. Kendimize ne kadar sık sorduğumuzla ve doğru cevaba ne kadar yaklaşıp ona odaklandığımızla doğru orantılı fotoğraftaki başarı.
Bu yönüyle izlenene fayda sağlayacak, diğer taraftan da izleyene objektif değerlendirme zemininde kendi fotoğrafının yerini sorgulatacak bir çalışma olur inşallah.
Gelen bazı çalışmaları açtığında, üzerinde oluşacak fotoğrafa bakma isteğinin azalması durumunu az yaşamanı temenni ediyorum. (bunu yaşatacak fotoğraflar olacaktır ama eski bir fotokritik müdavimi olarak bundan daha az etkileneceğini umuyorum) :) Bunun yanında fotoğraf gönderecek kitlenin bu platformun bakış açısına aşina olmaları gerekliliğinden kaynaklı kayda değer fotoğrafları keşfetme olanağın olacağına da eminim..
January 24th, 2010 at 21:10
Çok güzel bir fikir, amacına ulaşmasını diliyorum. Farklı çalışmaları buradan takip edebilmek çok güzel olacak eminim.
January 25th, 2010 at 03:58
Benim merak ettiğim Lensin önünde takılı olanın faydaları nelerdir :D
January 25th, 2010 at 17:55
Çok güzel bir düşünce; bende de heyecan uyandırdı doğrusu… Seni tebrik ederim Murat;)
January 26th, 2010 at 23:52
Bunu zaten yapıyordunuz. Yani bunu bir proje(Ya da her ne ise) haline getirmeden önce. Buradan fotoğrafı seven, fotoğraf çeken ve hatta fotoğrafçı bir çok kişiyi öğrendik.
Bu bağlamda seçici olacağınızı ve eleştirel tavrınızı kaybetmeyeceğinizi biliyorum. Ama gene de endişemi belirtmeden geçemeyeceğim; Bu projenin ilk konuk fotoğrafçısı’nın altında ki yorumları okurken o hepimizin çok sevdiği fotoğraf kritik sitesinin ana sayfa fotoğrafının altını okur gibi oldum.
Nacizane.
Saygı ve Sevgilerimle.
January 27th, 2010 at 03:19
Merhabalar,
En nihayetinde benim verebileceğim yegâne teminat benim yazdıklarımın neye benzemeyeceği ile ilgili olabilir. Yazıların altına ise isteyen istediği gibi yazabiliyor. Eminim portfolyo gönderenler bunu göz önünde bulunduruyorlardır.
İnsanlar bilemiyor olabilirler, nasıl yorum yapılması gerektiğini bilenler belki de yorum yaparak örnek teşkil etmeli :)
Selamlar.
January 27th, 2010 at 19:09
:)
Eminim nasıl yorum yapılması gerektiğini bilenler, sevimsiz olmayı da göze alarak bunu yapacaklardır.
Ama bu sefer de -İnsanlar bilemiyor olabilirler, nasıl fotoğraf çekileceğini bilenler bu köşeye konuk olarak örnek teşkil etmeli :)- gibi bir arguman gelirse o zaman kısırdöngüye girmez miyiz? :) O zaman da , nasıl yorum yapılması gerektiğini bilenlerin, bu argumandan bir “sıkıyorsa” anlamı çıkarması olasılığı yok mu? Bu bir miktar tatsız olmaz mı sizce?
Neyse? Aslında benim ki basit bir endişe idi. Uzun zamandır takip ettiğim ve kendimce bir değer yüklediğim blogunuzun gidişatının nasıl olacağı hakkında elbette ki sizden başka kimsenin söz hakkı yok. kendi açımdan blogunuzda ki son paylaşımımdır.
Saygı ve Sevgilerimle.
January 27th, 2010 at 20:14
Bana göre nasıl yorum yapılması gerektiğini bilenler nadiren sevimsiz olurlar; bu yüzden bence göze almaları gereken bir şey yok. Yorum, eserin ve içeriğinin daha ayrıntılı şekilde gözler önüne serilmesi için bir araç. Benim fotoğraf yorumundan anladığım bu. Fotokritik’te her şeye “dünyanın en güzel fotosu +++” diyenlere kızıp her fotoğrafta tenkit edecek bir şeyler aramak yorum yapmak demek değil bana kalırsa.
Diğer yandan Konuk Fotoğrafçı girişiminin amacı insanları düşünmeye iten, düşünülerek çekilmiş, bir amaç uğruna çekilmiş fotoğraf seçkilerini insanlara ulaştırmak. Fotoğrafları tek tek yorumlamak ya da tenkit etmek amacın biraz dışında kalıyor. Zaman içerisinde daha netleşecek diye ümit ediyorum.
Elbette var. Çünkü ne yazık ki kullandığımız iletişim metotlarının tümü yazılan, söylenen bir şeyden herkesin farklı anlamlar çıkarabilmesine sebep olabilecek kadar verimsiz. Her dakika insanların ne anlamlar çıkarabileceğini hesap ederek yaşayabilir miyiz? “Ben özgürlüğün tarafındayım” dediğinizde birilerinin bundan terör örgütü destekçisi olduğunuz anlamını çıkarması olasılığı da yok mu? Herkes gönlünden geçen anlamı çıkarıyor. Ben mesela, insanların tüm yazdıklarımdan “bu tip küçük çakallıklar ile insanları motive etmeye çalışacak birisi olmadığım” anlamını çoktan çıkarmış olmalarını dilerdim.
Ben mevzuya bu şekilde bakmıyorum. Kendimi bu günlüğü takip edenlere karşı bir noktaya kadar sorumlu hissediyor, insanların söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Zaten bu yüzden yukarıdaki yazı içerisinde “ben bunları yaparken siz de uzaktan izleyin” demiyor “sürecin işleyişine dair önerileriniz varsa lütfen paylaşmaktan çekinmeyiniz” diyorum :)
Fakat böyle şeyler söylemenin kimseye bir faydası yok..
Selamlar.