Doğal Işıkta Caz

6/11/2009, 06:18

17 Ağustos depreminin bu seneki yıl dönümünden bir gün önce New Orleans’taki bir arkadaşımdan aklımdaki küçük fotoğraf projesini hayata geçirmek için yardım istemiştim. Kendisi beni kırmayıp can sıkıntıma ortak olmuş, elinden geldiğince yardım etmişti. Bu gün yardım etme sırası bendeydi, görevim ise kendisinin portre fotoğraflarını çekmekti..

Portre çekmek kolay bir iş değil. Bir-iki yıl önce bir denemem olmuştu. Fakat bu sefer geçen seferki gibi bir değil birden çok fotoğraf gerekiyordu, ki farklı farklı mecralarda farklı farklı fotoğraflar kullanılabilsindi.

Matthew bir caz müzisyeni, gerçekten süper saksafon çalıyor. Birçoklarına göre ünlü olması an meselesi (hatta John Patitucci, buradaki bir konserinden sonra bizim elemana milletin ortasında “dün gece çaldığın bardaydım, çok pis öttürüyordun dostum, tebrik ederim” demek sureti ile çok ciddi bir iltifat etti filan (Patitucci’yi tanıdığınızı varsaydım, bilmiyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz :))).

İşler böyle olunca portre fotoğrafının da ayrı bir önemi oluyor tabi. İnsan, portrelerin üstadı Richard Avedon beyamcamız gibi istediği fotoğrafı değil, çektiği kişinin penceresinden de bakmaya çalışarak onun ihtiyacı olan fotoğrafları çekmek durumunda kalıyor. Pek keyifli bir iş olduğunu söyleyemeyeceğim. Fakat icabında çiğ tavuk bile yiyecek kapasitenin insanıyımdır.

Kendime “artık daha profesyonel ışık sistemleri ile çalışsam mı çalışmasam mı acebağ” minvalinde sorular yönelttiğim bir dönemdeyim. Fakat henüz kararımı vermiş değilim; zira doğal ışığın aşığıyım, açık havada elimde bataryalar, şemsiyeler, gridler, jeller, ışık sehpaları, mono ışık kaynakları ya da flaşlar ile dolaşmak için çok gencim (onları almak ya da asistan tutmak için ise çok fakirim). Fakat ışığa ekipman bağlamında profesyonel bir yaklaşım sergileyip sergilememe konusunda kararsız olmam doğal ışığı oradan buradan yansıtıp istediğim gibi kullanmayacağım anlamına gelmiyor tabi :)

Az sonra izleyeceğiniz fotoğrafların hepsini bir metrekareden biraz büyük bir strafor üzerine alüminyum folyo geçirmek sureti ile elde ettiğim reflektör ile sayesinde çektim. Hepsi yüzde yüz doğal ışık:




Nikon Nikkor 50mm f/1.8 lens, 100 dolar.
Ev yapımı fakir reflektörü, 1 dolar.
Genç bir caz müzisyeninin her tür profesyonel medyada kullanabileceği kalitede fotoğraflarını çekmek, paha biçilemez.

Blog Widget by LinkWithin

Tags: , , ,


“Doğal Işıkta Caz” için 20 yorum yapılmış.

  1. Ozgur Tekinsen

    Her zamanki gibi gozalici fotograflar. Ben bir sey merak ediyorum meren. Cekim sonrasi, fotograflari ayiklamak, islemek ve arsivlemeye kadar nasil bir metod uyguluyorsun? (Sanirim workflow diyorlar buna.)
    Ornegin hep NEF mi cekersin? Isledikten sonra jpg ciktilarini saklar misin? Nikon yazilimlarimi yoksa PS mi kullanirsin vs.

  2. Muge Cerman

    Üstadım;
    Yine pek leziz fotoğraflar, favorim ikinci karedir hemen belirteyim. Arkadaşın Bostancı’ya (Boston) yolu düşerse, kendisine yardımcı olacak, yıldızı parlamakta olan genç bir artist ajanı bulunduğunu eklemeyi unutmayınız :)
    Sevgiler

  3. pLn

    yaa sahane fotograflar ve fakir reflektorunun hastasi oldum. pazara 7goller gezisi var yapip gidecegim:)
    sagolun paylasima!

  4. Yalçın AYDIN

    Burada sorun aslında doğal ışığın her zaman bulunamıyor oluşu. Malum kışa girdik Türkiye’de. İzmir’de iki gündür güneş var ama ondan önceki 2 gün de kapalı hava ve yağmur vardı. Eğer çekimin tarihini ayarlamak elinizde değilse o zaman doğal ışık yerine kendi ışığınızı kendinizin üretmesi kaçınılmaz olabiliyor.

    Bende dairesel yansıtıcı var ama bu kadar etkili gelmedi ya da ben beceremiyorum :P Straforun kendisi bile gayet etkili diye biliyorum ama fotoğraflara bakınca bu şekilde çok iyi diye düşünüyorum. Çekenin de farkı var tabii :)

  5. A. Murat Eren

    Yorumlar için teşekkürler, evden çıkmadan evvel hızla bir şeyler karalayayım:

    Özgür Tekinşen:

    Cekim sonrasi, fotograflari ayiklamak, islemek ve arsivlemeye kadar nasil bir metod uyguluyorsun? (Sanirim workflow diyorlar buna.)
    Ornegin hep NEF mi cekersin? Isledikten sonra jpg ciktilarini saklar misin? Nikon yazilimlarimi yoksa PS mi kullanirsin vs.

    Ne yazık ki işleyen bir iş akışım yok. İleride bir problem olacağı kesin. Öyle klasörler içerisine dolduruyorum fotoğrafları. Son birkaç haftadır NEF çekmeye başladım, yıllar boyunca JPEG çektikten sonra biraz garip geldi. Ne yazık ki Linux’ta da istediğim gibi araçlar bulamadım NEF üzerinde çalışmak için, Duygu’nun bilgisayarını istila ediyordum denemelerim için ne zamandır (onun üniversiteden lisansı var da). Hem bu konuya kalıcı bir çözüm hem de bir iş akışı yaratmayı planlıyorum bir ara bu işi profesyonel yapanlara sormak sureti ile :) Çünkü iş akışı olmaması insanı çok yavaşlatıyor, işin keyfini kaçırıyor.

    2000 yılından beri Microsoft ürünü kullanmamış birisi olarak yıllar boyu gururla Gimp kullandım, son derece yeterli ve güçlü bir uygulama. Yeni sürümleri daha da göz kamaştırıcı. Fakat son zamanlarda değişik tatların/dokuların da hayatıma girmesine müsaade ediyorum :)

    Çok sevdiğim (hatta sadece benim değil başka insanların da çok sevdiği) bir kaç fotoğrafımın *sadece* 800 piksellik kopyaları var.. Çok akıllı bir insan olduğum için fotoğrafa ilk başladığım zamanlarda “nasılsa benden ne köy olur ne kasaba, bari yer kaplamasınlar” diyerek önüme ne gelirse siliveriyordum. Şimdi ise mümkün olduğunca her şeyi saklamaya çalışıyorum. Harici bir disk aldım, mutluyum.

    Müge Cerman:

    Arkadaşın Bostancı’ya (Boston) yolu düşerse, kendisine yardımcı olacak, yıldızı parlamakta olan genç bir artist ajanı bulunduğunu eklemeyi unutmayınız :)

    Söyleyeyim bakayım ne diyecek :)

    Teşekkürler PLn ;)

    Yalçın Aydın:

    Burada sorun aslında doğal ışığın her zaman bulunamıyor oluşu.

    Tabi, ben amatörlüğün verdiği özgürlükle öyle ukalâlık yapıyorum. Yoksa daha önceden belirlenmiş bir çekim tarihinde ışık koşullarını optimumda tutmak fotoğrafçının sorumluluğu.

    Selamlar.

  6. filiz t.

    Merhaba

    Gerçekten hepsini çok begendim.
    Ancak benim favorim 1.fotoğraf.
    Sanki fotoğrafına bakan kişiyi görüyor muş gibi bakıyor:)
    Güzel bir elektrigi var.
    tebrik ederim.

    bu arada harici bir disk alman güzel. Ancak bildiğini varsayarak sadece hatırlatma yapıyorum. ( genele herşeyi bilen bir halin var çünkü:)
    internette bazı siteler var elindeki back up ları senin için tutuyolar çok da masraflı değil.
    Ikinci bir yedek almanda yarar var.

    PC kullanıyorsan acdsee nin son versiyonunu öneririm. Pek çok arkadaşım kullanıyor ve çok memnunlar..
    http://store.acdsee.com/store/acd/en_US/DisplayProductDetailsPage/productID.106893200?resid=rlt03QoHAjAAADyNTLMAAAAY&rests=1257530694056
    bu linkte detaylı anlatıyor.

    sevgile kal..

  7. Anıl Eraslan

    Naçizane bir öneri; ben bu fotograflarin hepsini 4×5 görüyorum,
    format konusunda bir kaç sey dene derim (denemediysen)

    Artik bu formata o kadar baglandim ki daha farkli göremez oldum.
    Selamlar.

  8. Sinan AYHAN

    Gözlerin en sevmediğim yanı ışık kaynağını yansıtması ve haliyle gözbebeğinin bütünlüğünü bozması. Bir amatör olarak bu hatayı yok edemediğim için portre çekerken ışık kaynağı kullanmıyorum. Flaş da kullanmadığım için hatlar sert çıkıyor ama gözbebeklerindense bunu tercih ediyorum ve portre çekimlerinde siyah-beyaz çekimi tercih ediyorum, ISO’yu noise alma uğruna yüksek tutuyorum.

    Fotoğraflardan da 2. ve 4. fotoğraflar hoşuma gitti. 2.’sinde bu “saksofon dediğin nedir bebeğim ben onu gözüm kapalı çalarım” ifadesi var, saksafonu tutuşu sahiplenmesi… Küstahça ama işinin ehli olmanın verdiği küstahlıkla.

    4. fotoğrafda ise bi vedalaşma var. İntihar notunu saksofanla çalmış bitirmiş ve gelen trene son bir bakış gibi ama saksofonu emanet gibi tutmuş biraz.

  9. baratrion

    merem.

    fiyord onerim hala gecerli. yaza sakin plan falan koyma. benim de boyle sukela fotolarimi cekeceksin. operim.

  10. A. Murat Eren

    Öneriler için teşekkürler :)

    Baratrioncuğum, gelmezsem boynum altımda kalsın (bu yaz olmasa da sonraki olur, bir yaz olur. geleceğim kesin, hem portrelerini de çekerim :)).

  11. Gökhan Bedir

    murat ben sana fotoğraflarını capture nx (1 ya da 2) de açıp(raw formattan bahsediyorum) ps e tiff olarak transfer edip öyle çalışmanı öneririm, hem %40 gibi keskinliği yitirmeden noise temizlenir hem de doğru renkleri alırsın nx de açtığın için, sonrasında 16 bit olarak açılan tiff format üzerinde rahatça çalışabilirsin, 70mb lık bir dosya üzerinde çalışacağın için bilgisayarın donanımı çok önemli yoksa saçını başını yolabilirsin,
    avedon gibi yanal ışık farkından yararlanıp yüzün yarımkürelerini en az birkaç stoplul farkla çekersen çok daha anlamlı ve yoğun portreler elde ediyorsun, bunun için nötr ışık dağılımının olduğu bir mekanda cam veya boşluğa çekeceğin kişinin profili dönük olarak yerleştirirsen doğal ışıkla çok rahat çalışabilirsin…

  12. A. Murat Eren

    Teşekkürler Gökhan :) Öyle karmaşık adımlar bana göre değil. Beyaz ayarını yapıp JPG’e export etsem yetiyor bana. Zaten daha sonra ışık dağılımı ile ilgili hiç bir şey yapmadığım için JPG’in sakladığı 8 bitlik bilgi herhangi öyle ciddi bir rahatsızlığa neden olmuyor (JPG yerine TIFF’e export edip baskıya göndermek, baskıda bir kalite farkına sebep oluyor mu bilmiyorum ama). Fotoğraf işleme olayına profesyonel çözüm arayan amatörlerin yorumunu görünce samanlıkta iğne bulmuş gibi hissedeceklerdir eminim.

    avedon gibi yanal ışık farkından yararlanıp yüzün yarımkürelerini en az birkaç stoplul farkla çekersen çok daha anlamlı ve yoğun portreler elde ediyorsun, bunun için nötr ışık dağılımının olduğu bir mekanda cam veya boşluğa çekeceğin kişinin profili dönük olarak yerleştirirsen doğal ışıkla çok rahat çalışabilirsin…

    Önerin için minnettarım. Bununla beraber ukalâlık olarak algılanabileceğinden şüpheleniyor da olsam düşüncelerimi açık açık yazmak istiyorum (demirden korksam blog’a yazmazdım): Avedon amcamıza saygım büyük, huzur içinde yatsın. Fakat onun gibi çekeceksem hiç portre çekmeyeyim, zira o zaten en güzellerini çekmiş. Belki gerçekten en anlamlı, en yoğun portreler için Avedon’un açtığı yoldan gitmek mantıklı olandır. Fakat herkes kendi yolculuğunu yapıyor :) Benim yolculuğumun insanların en güzel portrelerini nasıl çekeceğimi bulmakla pek ilgisi yok, ben insanlardan ziyade kendimi tatmin etmeye çalışıyorum; bu bağlamda fotoğrafa bakarken Avedon bana ilham veren çok önemli 5-10 fotoğrafçıdan birisidir, vizörden bakarken ise ne Avedon’u tanırım, ne Leibovitz’i, ne de Erwitt’i :)

    Sevgi, selam.

  13. gökhan bedir

    bütün sevdiğim fotoğrafçıların hiçbirini tanımıyorsun vizörden bakarken ;)
    şaka bir yana picasso nun dediği gibi başkalarını taklit etmek önemli değildir önemli olan kendi kendini sürekli taklit etmemektir, çoğu zaman bu bana üslup denilen şeyin(bu fotoğrafı sizin çektiğinizi hemen anladım iltifatlarından bahsediyorum)insanın kendi canavarını yaratması olduğuna da inanıyorum. başka şeylere yönelmek yeni tarzlar bularak ilerlemek sevdiğimiz fotoğrafçılardan da beslenmek(aman ha mehmet turgut gibi değil) gerektiğine inanıyorum.
    vizörden bakarken zaten belli bir süre sonra beynimizle değil beyinciğimizle çekiyoruz, refleks oluyor fotoğraf çekmek. o zamana kadar biriktirdiklerimiz yoğunlaşıp bir anda kendi yolunu buluyor çoğu zaman ki bu en iyi fotoğrafın çıktığı andır bence. yoksa durup düşünerek çekilen fotoğraflarda her zaman bir şey eksik oluyor ne kadar iyi olsalarda.
    benim fotoğraf çekmekteki amacım çektiğim insanları gerçek anlamda tanımak, itiraf etmek gerekirse ilk başlarda fotoğraf “amaç”tı şu anda “araç”, doğru yöne evrildiğimi de bu şekilde anlıyorum eğer amaç olarak kalsaydı şu anda fotoğraf çekemiyor olurdum muhtemelen.
    herkesin en doğru yolu kendi yoludur ama önce o yolun kendi yolu olduğunu anlayabilecek yetiyi kazanması gerekiyor insanın, bunun için de hiç durmadan okuması izlemesi gerekiyor kitapları,fotoğrafları, hayatı….

  14. Nesobaby

    Dostum süper olmuş hehehe :) valla fotokritik gibi olcak ama bence ışık güzel renkler güzel romantik böyle müzisyenin ruhu gibi falan .. adam yatsın kalksın şükretsin ohh miss gibi fotoğrafı çekilmiş daha ne olsun? bu çocuk dizi oyuncusu falan mı ya yüzü çok tanıdık geldi şirin bişeymiş ( kocacım duymasın :) bence illa çok para verip alet edevat alman şart değil ne zaman ki prof. çalışmaya başlarsın o zaman alırsın her bişeyini öyle değil mi? böyle de gayet başarılı çekmişsin ;) ışığınız bol olsun Meren Bey :))) ( bknz fotokritik lukatı)

  15. CaGaTaYGENCAY

    Nikon Nikkor 50mm f/1.8 lens, 100 dolar.
    Ev yapımı fakir reflektörü, 1 dolar.
    Genç bir caz müzisyeninin her tür profesyonel medyada kullanabileceği kalitede fotoğraflarını çekmek, paha biçilemez.

    şu yazdığın şey acaip hoşuma gitti ya :D

    ne kadar folyo kullansanda bence Flaşla çalışan veya reflektörle çalışan çoğu insan bunu çekemeyeceğine eminim :) bence başarılı iş sonuçta acaipte hoşuma gitti zaten =)

  16. CaGaTaYGENCAY

    şu quite işini biçözemedim sanada hep editlemek kalıyo vallaha kusura bakma :( düzeltmek filan olsa ben düzelteceğim onun için ayrı özür dileyeyim :D

  17. A. Murat Eren

    Sağlık olsun Çağatay :) benim hatam, yazmalıyım nasıl kullanıldığını bir yerlere. hatta yorum boşluğunun bir üst satırına yazayım :)

  18. Bekir Aldemir

    Her ne kadar PC platformundan hazzetmiyor olduğunu belirtmiş olsan da, Adobe Lightroom’a bi göz atmak lazım fotoğraf arşivleme ve düzenleme işleri için.

  19. A. Murat Eren

    Bekir, çok haklısın (Lightroom’a göz attım ve nefret ettim Adobe’dan, gerçekten çok başarılı bir uygulama).

  20. Bekir Aldemir

    Aklıma gelmişken sadece Mac platformunda çalıştığı için şahsen sahip olmasam da Aperture çok daha şık ve esnek bi çalışma ortamı sunuyor. Sırf Logic kullanabilmek için Macbook almayı düşlüyorum uzun zamandır, 2. bahanem de Aperture olabilir  =)

Bir yorum bırakın, şanınız yürüsün