Nikon D700

13/11/2009, 22:06

Son haftalarda ardı ardına gerçekleşen bir kaç olay beni bir adet Nikon D700 gövde almak zorunda bıraktı (dil çıkaran smiley var burada). Her türlü fotoğraf makinesi ile mutluluğun mümkün olmasından bahsedip sonra da pat diye “hoca verir talkını, kendi yutar salkımı” hissiyatı oluşturduğum arkadaşlardan özür dileyerek başlamak istiyorum D700 ile ilgili yazıma. Ama lütfen, açıklayabilirim.

Öncelikle feragatname:

Bu yazının tamamı ya da herhangi bir parçası, hali hazırda bir dijital fotoğraf makinesi sahibi olan ve bunu adam gibi kullanmayan şahısların kendilerini ve etraflarındakileri (özellikle eşlerini ya da ebeveynlerini) D700 alma konusunda ikna etme materyali olarak kullanılamaz. Yazar tarafından oturduğunuz yerde oturmanız, tüketim insanı olmamanız, elinizdeki makineyi en iyi şekilde kullanmak için araştırıp okumanız, deneme yanılma yoluyla makinenizin ve kendi sınırlarınızı keşfetmeniz şiddetle tavsiye edilir.

D700, D200 ve D300 gibi  muazzam bir fotoğraf makinesi. Internet üzerinde D700 review’ları bulabileceğiniz, en ince ayrıntısına kadar teknik detaylarının neler olduğunu öğrenebileceğiniz bir çok web sitesi olduğu için size Ken Rockwell‘lik taslamaya niyetim yok. Ben daha çok D700′ün benim için cazip olan özelliklerinden bahsedeceğim. Fakat buralara kadar gelmiş ve D700 ile ilgili aradığınız bir soruya yanıt bulamamışsanız yorumlar kısmında sorun, ben yetişemesem de bir başkası seve seve yanıtlayacaktır.

Öncelikle, ben neden gül gibi D300′ümü $850 dolara satıp D700 aldım?

  • Scott ile o düğün senin bu düğün benim gezerken çok yüksek ISO değerlerinde fotoğraf çekmek zorunda kalıyordum, D300 bu iş için biçilmiş kaftan değildi.
  • Fotoğraftan elime geçenler birikti, D300 ve D700 arasındaki farkı kapatacak noktaya geldi.

Yukarıdaki iki koşul aynı anda gerçekleşmiş olmasa idi ben D300 ile süper mutlu idim, D700 almayı aklımın ucundan bile geçirmiyordum.

Peki. D700 ile ilgili beni çılgına çeviren şeylere geçeyim.

ISO performansı: Hem D700 hem de D300 12.1 milyon piksellik sensörlere sahipler. Fakat D300′ün sensör boyutu 24×16 milimetre iken, D700′ün sensör boyutu 36×24 milimetre. Piksel sayısı aynı iken onların yerleştirildikleri yüzey genişlediğinde, her bir ışığa duyarlı pikselin de büyüklüğü artmış oluyor; zaten full-frame makinelerin ISO konusunda muazzam bir avantaja sahip olmalarını da bu sağlıyor. D700′ün ISO performansı ise fiyatı kendisinin nerede ise iki katı olan D3 ile yarışacak seviyede (üstelik D700 daha hafif!). Dediğim gibi, internet’te bir milyor tane kıyas, analiz yazısı bulabilirsiniz, fakat dün gece ziyadesiyle loş bir ortamda 6400 ISO ile çektiğim şu fotoğrafı koymazsam ölürüm:

Bu da o fotoğraftan gerçek boyutlu kesit:

Makineden çıktığı gibi karşınıza gelen bu fotoğraftaki ISO performansı Nikon D300′de ISO’yu 640′ın üzerinde elde etmenin zor olduğu bir performans. Bu bir. ISO mevzusu. Eğer mütemadiyen düşük ışık koşullarında çekim yapıyorsanız fotoğraf dünyasının en pahalı ekipmanları ile tanışmaya hazır olun (zira profesyonel bir fotoğraf makinesi gövdesi alınca o ISO performansının boşa gitmemesi için o gövdeye takmanız gereken lens de gövde kadar pahalı oluyor, fakat bu mevzu bir başka yazıya kalsın).

ISO mevzusu ile ilgili çok ciddi bir başka sıkıntım daha vardı benim. Belki size de oluyordur bilemiyorum: Benim ISO’yu bir önceki geceden 1000′de bırakıp ertesi gün bütün fotoğrafları o değerde çekmek ve akşam kafamı duvarlara vurmak gibi bir alışkanlığım vardı. Bir şekilde kontrol etmeyi unutuyordum işte.. Sonuçlar her zaman üzücü olmayabiliyordu, örneğin Lake Pontchartrain serisinin tamamını 1000 ISO ile çekmiştim. Çekimin ortalarında durumu fark edip üzülmüş, sonuçları görünce de “eh, fena olmamış” demiştim. Fakat bunu Artvin’de yaptığımda az kalsın ağlayacaktım :) Bu yüzden menüde aşağıdaki ayar ile karşılaşınca çok sevindim:

Bu ekranın tercümesi şöyle: “Ben 200 ISO’da çekim yapacağım (ISO sensitivity), fakat minimum enstantane hızım da 1/250 olsun istiyorum (minimum shutter speed), eğer ışık koşulları yüzünden 1/250 çok hızlı kalırsa (yani fotoğraf under-exposed olacak gibiyse) enstantaneyi değiştirmek yerine ışık farkını ISO’yu yükselterek dengele, ama öyle anasının nikahına kadar yükseltme, maksimum ISO 3200 olsun (eğer 3200 de yetmiyorsa o zaman enstantane hızını düşürebilirsin)“. İşte bu benim bittiğim andır sayın okurlar. Öyle ISO’yu 3200′de unutup evin badanalarını dökmek yok. Yıllardır aradığım tat, aradığım doku buydu. Bunun kodunu yazan Nikon mühendisi: Tüm merenler sıraya girip o pak alnını öpse değer. KThxbye (bir gün sonra gelen düzeltme, sal: “bu özellik d300′de de vardı“, meren: “ık mık .. e ama ISO performansı yokdu!1“).

Beni sevince boğan bir diğer parça ise vizör perdesi. Vizör perdesi çevirisini tamamen uydurduğum için fotoğrafını koyayım, neden bahsettiğimi anlayın:

Bunun benim için neden bu kadar önemli olduğundan ve bu perdenin olmamasının nasıl bir problem teşkil ettiğinden bahsetmeye başlamadan önce sizleri “meren’in meren kolu ekolü” ile tanıştırmak istiyorum:

Şuraya bastın mı o çeker, hah, al bakiyim” demek sureti ile başkalarının eline verilebilecek fotoğraf makinesi sahibi olmayalı uzun zaman oluyor. Öte yandan yanımda olup da elinde fotoğraf makinesi olan kişiler beni etraflarında olan ve fotoğraflanmaya değer en son şeylerden birisi olarak görmekte diretiyorlar. Böyle olunca arada bir makineyi kendime çevirmek sureti ile kendimi ve sevdiklerimi aynı kare içerisine koymak görevi de bana kalıyor. Neyse ki artık kompozisyon olayını filan da çözmüş durumdayım, neredeyse fotoğraf makinesinin arkasındayken yaptığımdan daha iyi ayarlıyorum fotoğraf içerisindeki her şeyi :)

Buradaki en büyük sıkıntı hep şu idi: fotoğraf makinesini ters çevirdiğiniz zaman ışık vizörden giriyor, aynalardan yansıya yansıya lensin en arkasındaki merceğe çarpıp geri dönüyor ve lensin içinden geliyormuş gibi pozometreye çarpıyor. Fotoğraf makinesi de ışığın bu yolculuğundan haberdar olmadığı için ışık ölçümünü buna göre yapıyor, deklanşöre bastığınız zaman elinize geçen fotoğraf kapkaranlık oluyor. Bunu keşfettiğimden beri hep elle pozlama ayarlayıp çekiyordum bu fotoğrafları. Fakat artık vizör perdesini indirip işi makinenin pozometresine bırakabileceğim :)

Hiç bir maddi probleminiz yoksa ne yaparsanız yapın tabi, fakat bütçenizin sınırları varsa şunlar kulağınıza küpe olsun:

  • Eğer geçiminizi fotoğraftan sağlamıyor ya da en azından fotoğraf ile ilişkiniz ekipmanınızın masrafını karşılayacak seviyede değilse full-frame fotoğraf makinesi almayın. Çünkü iş full-frame makine almakla bitmiyor, yanına full-frame lensler koymak gerekiyor. Onlar ise çoğu durumda gövde kadar pahalılar.
  • Fotoğraflarınızla tatmin olmuyorsanız problemin fotoğraf makinesinde ya da lenslerde değil sizde ve tercihlerinizde olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurun. Bir değişiklik gerekiyor olabilir, fakat  ekipman değiştirerek daha iyi fotoğraflar çekmeye başlamadığınızı hissettiğinizde çok büyük ve masraflı bir hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Değişikliği önce tarzınızda, anlayışınızda gerçekleştirmeye çalışın.
Yorumlardan:
Riggs
November 19th, 2009 at 02:00

Surekli kendime ve fotograf ceken yakin arkadaslarima soyledigim, tekrarladigim bir sey var; markasi/modeli ne olursa olsun su an sahip oldugumuz makinalari dusleyen, hayal eden birileri var ve elimizdeki araclari bir baska makineyi hayal ederek degerlesizlestirmeksizin kullanmak, kullanmak, suyunu cikarana dek cekmemiz lazim. Ben de bir cok kez ”ah bende olsa neler cekerdim” dedigim bircok makineyi dusledim ve bu aclik sonunda gidip hemen hepsini satin almakla sonuclandi. Bereket bu makinelerin buyuk kismi analog ve kompakt oldugu icin fazla bir mali tahribata ugramadim lakin su an takriben 14-15 makina cekmecelerimi susluyor ve ben bunlarin en fazla 2 veya 3 tanesini surekli kullaniyorum. Bir nevi manevi gunah cikarma, temizlenme adina da, elimdeki makineleri sabah aksam e-bayde arastirip nasil dusursem diye kivranan bazi dostalarima canlari sikilana dek kullanabilsinler diye odunc veriyorum. Ama hala elimde olmasini deli gibi istedigim makineler var; bir Leica M makes me complete diyebilirim. Ama onu alinca da 35mm’ de olayim bitmistir, simdi bir Hassel 500 CM sart! diye sacmalayabilir, onu da alirsam bir Speed Graphic olsa fena olmaz mi? diye esime beni bosama sebebi verebilirim ahaha. Bu acik yani. Ama en basta dedigim prensipten sasmadan dengeli bir sahiplenme-kullanma kulliyati olusturabilmek, al-cek-at-sat tuccarligina bulasmadan bir nesneyle kolleksiyoner degil ama islevsel bir bag kurabilmek, en azindan bunu dogru duzgun uygulayabilmek, her yeni modele istahla bakan fotograf sever arkadaslara tavsiyem olacaktir. Ben ettim siz etmeyin diyorum, turkcesi bu. :)

Tags:


“Nikon D700” için 50 yorum yapılmış.

  1. Ayna-i Marzî

    ISO’nun performansı harikaymış, hayırlı uğurlu olsun. Nazar göz değmesin :)

  2. A. Murat Eren

    Çok teşekkür ederim :)

  3. baratrion

    Yaninda 24-70 de almissin ama onu neden yazmiyorsun :) Ben de bir dolu sey okuduktan (senin yazdiklarin da dahil) sonra dijitale henuz tam anlamiyla gecememis, sadece arkadaslarinin makinalarini kullanmis biri olarak sanirim D700 ve 24-70 ikilisiyle keskin bir gecis yapacagim. Artik azami kosullarin olustugunu dusunmeye basladim. (Ozellikle yapmaz denilen Nikon’un full frame cikarmasi bayadir buyuk bir etkiydi zaten.)

    Daha bugun Mads’le dukkan dolastik, 50 mm 1.8D aldirdim. Onunla yetinmeyip bir 18-200 VR II, SB-400, bir de D90 govde aldi.

    Ben de 24-70 ile D700 sordum, ikinci el bazi opsiyonlari falan olabileceginden bahsetti; bakalim gorucez.

    Gule gule kullan, bence cok dogru ve tahminim -benim gibi- cok kurcalamadan “emaaan” diye dusundun, en guzeli oylesi zaten. “It’s just a _thing_.” Yerlere falan dusurme. Oku ufle.

  4. A. Murat Eren

    Sıkışıklık olmasın, 24-70′ten de sonraki yazıda bahsedeyim dedim.

    Mads’in setup’ı müthiş. Bana “o kadar deneyimsiz değilim, fakat öyle bu işte profesyonel olacağım diye bir iddiam da yok, ne alayım?” diye soranlara hiç düşünmeden “D90 + 50mm 1.8D + 18-200 VR II” deyiveriyorum.

    24-70′in ikinci el opsiyonlarına çok çok dikkat et. Bu lensin bir dizayn hatası var ve focus ring’i bir kaç aylık yoğun kullanım ardından problem çıkarmaya başlayabiliyor (hem gördüm hem duydum). Almaya karar verdiğin ikinci el 24-70′in önceki sahibinin onu çok zor koşullarda kullanmış ve ilk şüphelendiği an satmaya karar vermiş profesyonel bir fotoğrafçı filan olmasın :/

    Sevgi, selam, teşekkür :)

  5. baratrion

    Dukkandaki elemanla konustuk, sohbet tadindaydi zaten. Kendisine almayi dusunuyor aslinda ikinci eli. Ben herhangi bir durumda beni de haberdar et dedim. Fakat duydugum iyi oldu, sag olasin. Peki bu problem sonucunda Nikon degistiriyor mu lensi ne yapiyor?

    Zaten sirket bana bir guzellik yaparsa, vergiden muaf alip benim onlara odemem soz konusu olabilecek ve fellik fellik ikinci el aramama gerek kalmayacak :)

  6. Firat Ustun

    Sirf ISO sensitivity olayi icin bile insan Canon’u birakip Nikon’a gecebilir, gun isiginda az foto cekmedim 1600 ASA ile :)

    Gule gule kullan Meren, suyun ote yanindan selamlar.

  7. kültür mantarı

    ee sen şimdi full frame’ye geçtiğine göre eski lenslerde mi gidici?
    balık gözü ve 85mm yi kullanabilecekmisin ?

  8. A. Murat Eren

    Peki bu problem sonucunda Nikon degistiriyor mu lensi ne yapiyor?

    Ne yazık ki Nikon karşılaştığım 2-3 hadisede de kullanıcı hatası diyerek garanti kapsam dışı bir problem olarak değerlendirmiş. O yüzden zaten insanlar bir sakatlık sezdiler mi satmaya çalışma yoluna gidebiliyorlar. Paranoya olmaya gerek yok da, dikkat etmeli işte biraz :)

    Teşekkürler Fırat, seni de dark side’a alalım, ne işin var Canon’la :p

    balık gözü ve 85mm yi kullanabilecekmisin ?

    Hatırlarsan böyle bir problem çıkacağını önceden kestirip 85mm lensi kırmıştım. Daha sonra kırdığım lensin full-frame uyumlu olduğunu, asıl kırmam gereken lensin 10.5mm fisheye olduğunu öğrenince çok üzülmüştüm ama nafile hehe

    !0.5mm balık gözü diyagonal 180 derece görüyor. 16mm balık gözü var Nikon’un, DX olmayan, o da diyagonal 180 derece görüyor. Fiyatları da birbirine çok yakın, 10mm’yi sat, 16mm’yı al gibi duruyor. Fakat her ne hikmetse 16mm 10mm kadar keskin ve muazzam optikli değilmiş gördüğüm kadarı ile. Dolayısıyla 10.5′imi tutacağım, crop’lu crop’lu kullanacağım :)

  9. GÜLTER ÖZGÜR

    Yeni ekipmanınız hayırlı olsun, güle güle kullanın…

  10. Selim Ok

    Hiç bir maddi probleminiz yoksa ne yaparsanız yapın tabi, fakat bütçenizin sınırları varsa şunlar kulağınıza küpe olsun:

    Öyle bir yazmissin ki üzerime alinmadan edemedim. :) Tesekkürler tavsiyen icin, insan bazen denemeden de ögrenebiliyor. Buradan cikan sonuc su olsa gerek; “okumak güzeldir.” :)
    Ben en iyisi cektigim fotograflari seninkilerle karsilastirmaktan vazgeceyim, cünkü utaniyorum artik.

  11. leicator

    Son haftalarda ardı ardına gerçekleşen bir kaç olay beni bir adet Nikon D700 gövde almak zorunda bıraktı (dil çıkaran smiley var burada).

    ustelemek gibi olmasin “neymis acaba o olaylar” diye merak etmedim degil ;)
    hayirli olsun

  12. boğaç

    Bu nikon’da çok afacan tam bir şey alıyorsun yenisini çıkarıyor, ama internette okuduğuma göre(araştırma) canon ve nikon anlaşmışlar 2010da yeni model çıkarmayacaklarmış, ayrıca lensleride sadece elinde lens satınalma kuponu olan kullanıcılar alabilecekmiş(bu kuponların dağıtım hakkının sadece Flickr’a verilmesi bence yanlış) lafın hülasası Murat Bey çok isabetli bir karar vermiş, 2009′un şu son günlerinde zamanlama harika.

  13. kültür mantarı

    85mm ile 5-10  fotoğraf çekip , çektiği fotoğrafları beğenmeyip kırmıştın, sonra  birde d300 e tükürmüştün. (Daha ne zaman d700 alacağının sinyalini vermişsin de anlamamışız :))
    (Hanıma dedim, bak meren d700 aldı bende 5dmark-ii alcam dedim, bana hareket çekti, o hareketi burdan anlatamam.)

  14. Ferdi Karadas

    Kameranız hayırlı olsun.
    Kendimizi çekerken veya çekmek zorunda kalırken fotoğraflarımın neden karanlık çıktığını da öğrenmiş oldum bu vesileyle. Bunun için de ayrıyeten teşekkürler. Yalnız benim aklıma ilk gelen manuel mod kullanmak yerine vizörü elle kapatmak oldu:) Bakalım elim okadar esnek mi ilk fırsatta deneyeceğim.

  15. sal

    Hocam bu ISO sensitivity settings D300′de de vardı, ben mi yanlış anladım ama d300 den d700 geçmek için mazeretler arasında sayılmaz bu :)

  16. nurkan kahraman

    Hayırlı olsun yeni ekipmanların. Bende zaman zaman düğün çekiyorum ve flaşım yok 5D MrkII harika sonuçlar veriyor 3200 iso da zor durumlarda, vazgeçilmez birşey oldu artık canon ya da nikon zor durumda çekemeyeceğin fotoğrafı çekmeni sağlıyor ve o zaman diyorsunki, iyiki bu makinaya o parayı vermişim. :) “ben dedim” yanlızca düğün de değil, gerkeçten istediğin fotoğrafı az ışık var diye kaçırdığın olduğu zamanlarda, netlik ve keskinlik tam anlamı ile bulmasanda 50mm f1,4 ile desteklersen çok az ışıkta bile harika şeyler çıkar. Ha şu da elbet, eğer fotoğrafın ticari getirisi yoksa bu makinalara sırf keyif olsun diye bu paraları vermemin anlamı yok.

  17. pel

    benim makinam yeeaaaa:)
    hastasiyim d700′ un
    bugun de yeni 35 mm 1.4 geldi Meren:)hep senin yuzunden bak…kikik

  18. A. Murat Eren

    Hocam bu ISO sensitivity settings D300′de de vardı, ben mi yanlış anladım ama d300 den d700 geçmek için mazeretler arasında sayılmaz bu :)

    Şimdi biyolokum görecek bunu ve makineyi iade ettirecek bana :p

    D300′de ISO performansı çok iyi olmadığı için öyle “200-1000 arası takıl sen, ISO’yu değiştir kafana göre” deyip öyle bırakmak olmuyordu, dolayısıyla 1000-1600 ISO’luk bir durum olduğu zaman el ile 1000-1600 yapıp, sonra da daha efendi bir değere geri dönmek gerekiyordu (unutma hadisesi de burada gerçekleşiyordu zaten). İlk günler 200-640 arası kullanıyordum, sonra tamamen bıraktım, hatta öyle bir bırakmışım ki unutmuşum bile varlığını, şimdi ISO performansı adama benzeyince sanki yeni bir şeymiş gibi olmuş gözümde (tabi bu bir özür olamaz).

    Çok utandım, teşekkür ederim düzeltme için, yazıya bir not düşeyim :)

  19. sal

    tamam hocam anladık biz seni, kusura bakma :)

  20. Mehmet

    Selam Meren,
    Ehh..senin hızına yetişmek mümkün değil. Daha Nikon 50mm 1.8′i yeni almışken simdi de D700! Günlüğüne 85mm 1.8 yorumu ile ulaştım. Herşeyden önce Roland Barthes’e ulaşmak güzel oldu. Yeni ufuklar için teşekkürler, Mehmet

  21. meriç işkin

    yeni makineniz hayırlı olsun. güzel günlerde kullanın.. :)

  22. Riggs

    Oh sahane bir sey yapmissin genis genis ferah ferah takilacaksin. Siki tut, hand grip falan edin aman dusurme :)

  23. A. Murat Eren

    Teşekkürler herkese :)

    Oh sahane bir sey yapmissin genis genis ferah ferah takilacaksin. Siki tut, hand grip falan edin aman dusurme :)

    Vallahi anlatamam nasıl sıkı tuttuğumu :) Hani anneler uzaktan kumandayı naylonundan çıkarmazlar ya, aynen o hesap naylonunun içinde koyuyorum lensi çantaya. Özellikle şu 85mm hadisesinden sonra PTSD sahibi oldum :p

  24. Özgür Tekinşen

    Yaklaşık 7-8 ay önce D70s imden D300 üme geçerken aynı duyguları yaşamıştım. Hala büyük bir memnuniyetle kullanıyorum. Ama böyle D300 de ISO kötü filan diyince bi tuhaf oldum şimdi. :)) Halbuki D70s ten sonra bana teknolojinin geldiği son nokta gibi gelmişti. :)))  Şaka bir yana, tecrübelerinin devamını merakla bekliyorum. (özellikle D300 ile karşılaştırma imkanın olduğu için) . Hayırlı olsun.

  25. Burak Göktürk

    Murat öncelikle güle güle kullan.Benim sorum makinayla değil lens ile olacak.Bu 24-70 yeni olan yani  üzerinde kocaman bir N harfinin olduğu lens midir? Eğer oysa onunla ilgili de bir yazı beklemekteyim.Keskinliği,hızı,fiyat-performans durumu nedir.Full frame ile olan ilişkisini yakından goren biri olarak bizi bilgilendir..:)

  26. Gökhan Bedir

    d700 ün bence en güzel özelliği yüksek isoda az gren vermesi değil o az greni verirken keskinlikten ödün vermemesi, ve yüksek isolarda oluşan grenin bir kusur gibi görünmeyip film tadında olması,
    24-70 i düşünmüş fiyaından dolayı ne yazık ki ertelemek zorunda kalmıştım, 24-85 nikon kullanıyorum ve diyafram konusunda biraz sıkıntı olsa da fiyatına göre çok çok sağlam bir lens, en açık değerlerinde bile keskin ve iyi sonuçlar alıyorum, 24-70 alamayanlara kesinlikle 24-85 i tavsiye ederim, macro özelliğinin de olması bir artı yaratıyor özellikle portre fotoğraflarında kesme yapmayı sevenler için,
    d700 bence tek kusuru demir külçesi gibi ağır olması bir de neden bilmiyorum d300 ün pozometresi daha doğru ölçüm yapıyordu gibi geliyor bana,
    85mm edinirsen d700 üzerinde mükemmel oluyor murat haberin olsun…

  27. hale

    iyi günlerde kullanın. darısı benim başıma inşallah. d70′ imin ömrü bitmek üzere. lakin fiyatıyla beni benden alan d700 görüntü kalitesiyle de beni benden almakta. kafam karışık, cebim delik şimdilik. umut fotoğrafçının ekmeği diyelim. güle güle kullanın.

  28. tanla

    Sevgili Meren, “Sahip olduğum ve bir öncekinden daha iyi olan her makine vizyonumu daha öncekinden daha iyi olacağı garanti olmayan bir yönde, çektiğim fotoğrafları daha öncekilerden daha çok beğeneceğim garanti olmayan bir şekilde değiştirdi. Ekipman önemli idi, fakat o kadar da önemli değildi aslında.” cumlenle ve “-anasini satayim bir alayim tam alayim ohh yeah” diyerek nidalar esliginde D200′umu almistim. Derken D300 geldi cekilen fotograflar ve Fotograflar..ve D700 samari yedigim nokta oldu..Ben hala D200un Grenleriyle beraber karanliga karisirken aslinda D700 fena fikir degil yahu derken buldum kendimi..Daha oncesinde “kotu makinaylada iyi fotografci olunabilir” yazilarina denk gelip icimdeki teknoloji canavarinin gelisimine engel olurken simdi acaba Leica falan mi alsam diyorum.. :) ama gule gule kullanin bana da nasip olsun diyelim.

  29. A. Murat Eren

    Darısı sahip olmayı isteyen herkesin başına arkadaşlar, daha iyileri sizlerin olur umarım.

    Yazıda da ima ettiğim gibi D700′ü tamamen fotoğraf olayından elime geçenler ile aldım. Bir anlamda, ucundan da olsa, gücün karanlık tarafına (profesyonel fotoğrafçılık mecrasına) geçmiş oluyor insan D700 gibi bir fotoğraf makinesi ile. Eğer fotoğraf ile amatör olarak uğraşan birisine bu geçişin biletini “fotoğraf” satın almıyorsa, bu geçiş D700 gibi full-frame makinelerin ucuzlayacağı tarihlere ertelenmeli (ki bunun da 1-2 seneden daha uzak olmadığını hepimiz biliyoruz).

    Tanla, Hale, biraz daha bekleyin, bu bekleyişi de daha az güçlü fotoğraf makineleri ile daha güçlü fotoğraflar yakalamak için çalışmaya ayırın bence. Geçiş yaptığınızda ayaklarının üzerinde dimdik duruyor olsun fotoğraf vizyonunuz (ikinizin de zaten iyi fotoğraflar çektiğini biliyorum, fakat daha iyinin sonu yok sonuçta :)).

     
    Selamlar.

  30. Alper Dutkin

    3 yıllık Pentax K100D kullanıcısı ve hastası olarak ihtiyacını hissettiğim için kendim bile inanamasam da Canon 5D Mark II’ye gecis yapacagım. Az uzun atlama gibi oldu ama olsun. Fotograftan gelen fotografa gitsin mantıgı ile bir daha böyle bir paranın elime zor gececeğini hesap ederek bu kararı verdim. Ve “Bu yazının tamamı ya da herhangi bir parçası, hali hazırda bir dijital fotoğraf makinesi sahibi olan ve bunu adam gibi kullanmayan şahısların kendilerini ve etraflarındakileri (özellikle eşlerini ya da ebeveynlerini) D700 alma konusunda ikna etme materyali olarak kullanılamaz. Yazar tarafından oturduğunuz yerde oturmanız, tüketim insanı olmamanız, elinizdeki makineyi en iyi şekilde kullanmak için araştırıp okumanız, deneme yanılma yoluyla makinenizin ve kendi sınırlarınızı keşfetmeniz şiddetle tavsiye edilir.” meselesine cevap verebildigim için içim rahat.)Hayırlısı olsun Meren. Duygularıma tercuman olmussun.)

  31. A. Murat Eren

    Alper, Fevzipaşa Gypsy District isimli serini çok başarılı buldum, eline sağlık. İnsan bu noktaya gelıp de ekipman değiştirme ihtiyacı hissediyorsa hiç durmamalı zaten.
     
    Bununla beraber senin gibi fotojurnalist birisinin eline nedense 5D Mark II yerine daha compact bir profesyonel makine yakıştırdım ben, naçizane. Zira edindiğim izlenim, makine büyüdükçe insanların fotoğrafçıya gösterdikleri tepki arasında doğru bir orantı olduğu. Muhtemelen zaten göz önünde bulundurmuşsundur ama aklıma geldi (bu arada sen de benim gibi Çanakkale’yi özlüyor musun merak ettim ;)).
     
    Selamlar.

  32. Alper Dutkin

    Öncelikle teşekkür ederim Murat.)
    Pentax K100D’yi bu kadar sevmemde ki başlıca neden diğer SLR makinelere göre ufak olusudur. Ancak yukarıda da belirttigin gibi ISO muhim bir mesele ve bu durum Pentax’ta evlere senlik. Pentax’a mail bile attım yeni projeleriniz varmı bu konuları cozumlemek için yok dediler.)Olympus Pen dedim ama o da bu meseledeki ihtiyacımı karsılamayacak. Mark II öncelikle mantık sanırım. Ben hala Çanakkale’deyim.)Eğitimime devam ediyorum. Burası adamın içine işliyor.)Bekleriz Han Kahvesinde çay içmeye

  33. A. Murat Eren

    Han’da defalarca konser verdim ben, hatta bir keresinde Bass + Ney + Cura ile halk türkülerini blues/jazz altyapıları ile zenginleştirerek çaldığımız küçük bir ekibimiz vardı. Ne keyifli günlerdi.

    Çanakkale bir tanedir :) Muhakkak gelirim bir zaman, halâ oralarda olursan dediğin gibi bir çay içeriz beraber.

    Selamlar.

  34. Riggs

    Surekli kendime ve fotograf ceken yakin arkadaslarima soyledigim, tekrarladigim bir sey var; markasi/modeli ne olursa olsun su an sahip oldugumuz makinalari dusleyen, hayal eden birileri var ve elimizdeki araclari bir baska makineyi hayal ederek degerlesizlestirmeksizin kullanmak, kullanmak, suyunu cikarana dek cekmemiz lazim. Ben de bir cok kez  ”ah bende olsa neler cekerdim” dedigim bircok makineyi dusledim ve bu aclik sonunda gidip hemen hepsini satin almakla sonuclandi. Bereket bu makinelerin buyuk kismi analog ve kompakt oldugu icin fazla bir mali tahribata ugramadim lakin su an takriben 14-15 makina cekmecelerimi susluyor ve ben bunlarin en fazla 2 veya 3 tanesini surekli kullaniyorum.  Bir nevi manevi gunah cikarma, temizlenme adina da, elimdeki makineleri sabah aksam e-bayde arastirip nasil dusursem diye kivranan bazi dostalarima canlari sikilana dek kullanabilsinler diye odunc veriyorum. Ama hala elimde olmasini deli gibi istedigim makineler var; bir Leica M makes me complete diyebilirim. Ama onu alinca da 35mm’ de olayim bitmistir, simdi bir Hassel 500 CM sart! diye sacmalayabilir, onu da alirsam bir Speed Graphic olsa fena olmaz mi? diye esime beni bosama sebebi verebilirim ahaha. Bu acik yani. Ama en basta dedigim prensipten sasmadan dengeli bir sahiplenme-kullanma kulliyati olusturabilmek, al-cek-at-sat tuccarligina bulasmadan bir nesneyle kolleksiyoner degil ama islevsel bir bag kurabilmek, en azindan bunu dogru duzgun uygulayabilmek, her yeni modele istahla bakan fotograf sever arkadaslara tavsiyem olacaktir. Ben ettim siz etmeyin diyorum, turkcesi bu. :)

  35. CaGaTaYGENCAY

    şu bahsettiğin otomatik iso zımbırtısıını çok tuttum yaw sanırsam :D

    canonlarda böyle birşey varmı acaba ? hiç araştırmadım hiç bi bilgim yok ?

    yokmu bilen ?

  36. A. Murat Eren

    Riggs, çok yerinde bir tavsiye :) Yazının sonuna taşıdım kimse gözden kaçırmasın diye.

    CaGaTaYGENCAY, açıkçası Canon hakkında hiç bir malumatım yok, bir bilen çıkarsa yanıtlar diye tahmin ediyorum

    Selamlar.

  37. nurkan kahraman

    var var olmaz olurmu, Canon EOS 5D Mark II de otomatik iso var 100 -3200 arası ışık durumuna göre kendi ayarlıyor, 6400, 12800 ve 25600 ISO senin elinde birde Low iso veya High iso seçenekleri var. ama genelde 100 – 3200 arası iyi sonuçlar veriyor. ben memnunum tabi lens ve diyafram da önemli. genelde yüksek iso ya Canon EF 50mm f1,4 USM ve Canon EF 70-200 IS L f2,8 ile çıkıyorum ve çok bir kayıp olmuyor. memnunum gayet.

  38. Kayhanoviç

    Milletin kıçöı acıktayken D700 falan alıp da hava atman tamam tamam şaka la :)) Hayırlısı olsun. Bir ara kafayı M8 e takmıstım. Ramak kalmıştı. O benimdir o benim milletimindir ancak diyeceğim an vazgeçtim. Ben halen  böyük bir makina kullanacak kapasite de değilim…

  39. sonsiyu

    D700 bana dia film dadını verebilir mi?
    ya da canon’cu mu olmak lazım bu sevda için?
    dadlı bişey olduğu için dad dedim.
    not: d60, d90, d300, pentax k10d ve sonylerin dadını biliyorum.

  40. uğur günay

    Bana “o kadar deneyimsiz değilim, fakat öyle bu işte profesyonel olacağım diye bir iddiam da yok, ne alayım?” diye soranlara hiç düşünmeden “D90 + 50mm 1.8D + 18-200 VR II” deyiveriyorum.

     
    bu yorumunuza ilave olarak özellikle spor karşılaşmalarında kullanılmak üzere hareketli görüntü ve zoom konusunda etkili olan bir lens önerebilirmisiniz..  tamamen amatör çekimler olacak.. ama özellikle zoom konusunda etkili bir lense ihtiyacım olacağını düşünüyorum.. tavsiyenizi buna göre belirtirseniz sevinirim..

  41. uğur günay

    sonradan farkettimki konuya direk olarak dalmışım.. bu blog fotoğrafa ilgi duyan amatörler için çok faydalı.. bilgileriniz ve deneyimlerinizi paylaştığınız için teşekkürler..

  42. A. Murat Eren

    bu yorumunuza ilave olarak özellikle spor karşılaşmalarında kullanılmak üzere hareketli görüntü ve zoom konusunda etkili olan bir lens önerebilirmisiniz..

    Aslında o yorum D3000 + kit lens de olabilir :)

    Hem uzağı hem de hareketli görüntüleri çekmek için ideal lensler genellikle amatör ihtiyaçlar için çok anlamsız derecede pahalı oluyorlar (mesela Nikon 70-200mm f/2.8 VR II gibi).

    Şu lens çok pahalı olmayan lensler arasında en iyi lens gibi görünüyor, bir bakın isterseniz: Nikon 55-200mm f/4.0-5.6.

  43. uğur günay

    bilgiler için teşekkürler..  umarım en kısa sürede bende slr makineye geçerim.. takibe devam.. inanılmaz güzel yazılar okudum şimdiye kadar..

  44. A. Murat Eren

    Çok teşekkürler :)

  45. AHMET DAĞLILAR

    Bilgiler ve yorumlarınız için çok teşekkürler.
    Saygılarımla.

  46. Ercan

    bunca zamandır siyah beyazdı, dia idi, dijitaldi derken megapikselin de herşeyin de bir sonu olduğunu düşünürken, canon 5D takıldı gözüme. bir test sitesinde. sonra baktım ki benim d300′ümü yerlere serdiği yetmezmiş gibi D700 falan yanında bulanık gören bir ihtiyar gibi kalıyor. hatta ve hatta, 5d mark2 için 5D kadar iyi değil diyorlar ve test siteleri bunu mutlak şekilde onaylıyor.
    diğer canon full frameleri de 5D yanında bembeter.
    sizce nedir?

  47. hasan

    d 700 makinanı beyaz ayarlarını nasıl yapabilirim
    stüdyo çekimi için ????

  48. wunsch

    arkadaşlar d-700 18-200 vr objektifle uyumlu olmadığını söylediler.bu konu hakkında bilgisi olan varmı?

  49. Özgür Tekinşen

    arkadaşlar d-700 18-200 vr objektifle uyumlu olmadığını söylediler.bu konu hakkında bilgisi olan varmı?

    Sanırım duyumunuz 18-200 ün DX bir lens olması ile ilgili. D700, FX bir makina olduğundan kullanamazsınız. Ama DX modunda yine de çalışacağını tahmin ediyorum.
     
     

  50. Özgür Tekinşen

    arkadaşlar d-700 18-200 vr objektifle uyumlu olmadığını söylediler.bu konu hakkında bilgisi olan varmı?

    Sanırım duyumunuz 18-200 ün DX bir lens olması ile ilgili. D700, FX bir makina olduğundan kullanamazsınız. Ama DX modunda yine de çalışacağını tahmin ediyorum.

Bir yorum bırakın, şanınız yürüsün